Tanrıkulu, hazırladığı soru önergesiyle konuyu Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı.
Tanrıkulu açıklamasında, cezaevlerinde kötü muamele ve sistematik baskı iddialarının kamuoyunda uzun süredir tartışıldığını belirterek, son olarak hükümlü/tutuklu Emir Sağlam’ın “ayakta sayım” sırasında darp edildiğine yönelik iddiaların endişeleri artırdığını ifade etti. Bu tür olayların yalnızca bireysel bir ihlal olarak görülemeyeceğini vurgulayan Tanrıkulu, ceza infaz sisteminde denetim eksikliği ve keyfi uygulamalara işaret edebileceğini söyledi.
İnsan onurunun korunmasının devletin temel sorumluluğu olduğunu dile getiren Tanrıkulu, cezaevlerinde yaşanan her ihlalin hukuk devleti ilkesine zarar verdiğini kaydetti. İddiaların derhal ve şeffaf bir şekilde araştırılması gerektiğini belirten Tanrıkulu, sorumlular hakkında idari ve adli süreçlerin gecikmeden işletilmesi çağrısında bulundu.
Bakanlığa 12 maddelik soru önergesi
Tanrıkulu, Akın Gürlek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, Emir Sağlam’a yönelik darp iddialarının doğruluğundan olayla ilgili soruşturma süreçlerine kadar birçok başlıkta bilgi talep etti. Önergede ayrıca, “ayakta sayım” uygulamasının hukuki dayanağı, cezaevlerinde son 5 yılda yaşanan kötü muamele iddialarının sayısı ve bu iddialara ilişkin yürütülen işlemler de soruldu.
Cezaevi personeline verilen insan hakları eğitimlerinin kapsamı ve denetimi ile kamera kayıtlarının etkin kullanımı da önergedeki dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Tanrıkulu ayrıca, cezaevlerinde psikolojik baskı ve mobbing iddialarını önlemeye yönelik denetim mekanizmalarının yeterliliğini de gündeme getirdi.
Bağımsız denetim vurgusu
Açıklamasında bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Tanrıkulu, barolar ve insan hakları kuruluşlarının süreçlere daha etkin dahil edilmesinin önemine işaret etti. Kamuoyunun düzenli ve şeffaf şekilde bilgilendirilmesinin hukuk devleti ilkesinin gereği olduğunu belirten Tanrıkulu, cezaevlerinde yaşanan ihlallerin önlenmesi için yeni düzenlemelerin de gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
Tanrıkulu’nun girişimiyle birlikte ceza infaz kurumlarındaki uygulamalar ve iddiaların önümüzdeki günlerde Meclis ve kamuoyu gündeminde daha geniş yer bulması bekleniyor.