CHP’li Bülent Tezcan, Silivri Cezaevi’nde tutuklu bulunan gazeteci Fatih Altaylı’nın YouTube kanalında yayımlanan programında, Özlem Çerçioğlu ile yıllara dayanan siyasi ilişkisini ve partideki kırılma noktalarını anlattı.
“Kontrolcü bir siyaset izledi”
Tezcan, Çerçioğlu’nu ilk kez 2002 yılında CHP Genel Sekreteri Önder Sav’ın odasında gördüğünü, o günden itibaren destek verdiğini belirtti. Ancak ilerleyen yıllarda Çerçioğlu’nun parti içinde kontrolcü bir çizgi izlediğini söyleyen Tezcan, “Her şeyi kendi belirlemek isterdi. İlçe örgütleriyle sürekli sorun yaşadı. Genel merkez buna rağmen uzun süre tolerans gösterdi” dedi.
İzmir adaylığı krizin fitilini ateşledi
Yaşanan kopuşun en önemli sebebinin Çerçioğlu’nun İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı hedefi olduğunu dile getiren Tezcan, şu ifadeleri kullandı:
“Çerçioğlu İzmir için aday olmak istedi. ‘Sen İzmir’e aday olursan Aydın’ı kim kazanır?’ diye sorduk. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Güner’in ismini verdi. Anketlerde de Güner güçlü çıktı. Ancak İzmir örgütü kendi adayını tercih edince Çerçioğlu yeniden Aydın’a yöneldi. Bu durum, parti içinde gerginlik yarattı.”
İYİ Parti desteği ve billboard krizi
Tezcan, Çerçioğlu’nun seçim dönemindeki tavırlarını da gündeme taşıdı. İddialara göre Çerçioğlu, Kuşadası’nda CHP adayı yerine İYİ Parti adayını destekledi, billboardları kaldırttı ve ortak projeleri engelledi. Tezcan, “Büyükşehir’in işletmesindeki plajlardan dahi CHP’li başkan Güner’i dışladı” diye konuştu.
Aziz İhsan Aktaş iddiası
Tezcan, Çerçioğlu’nun belediyede iş insanı Aziz İhsan Aktaş ile yürüttüğü işbirliğinin de parti içinde rahatsızlık yarattığını öne sürdü. Tezcan, “Bize Aktaş’la iş yaptığı bilgisi geldi. Kendisine sorunca doğruladı. Parti yöneticileri arkasında durdu ama Çerçioğlu panikledi, telefonlarını kapatıp istifaları zorlamaya başladı” dedi.
“Partiden atılmalıydı”
Fatih Altaylı’nın “Pişmanlık duyuyor musunuz?” sorusuna Tezcan şu yanıtı verdi:
“Kimse bu kadar uzun süre aynı görevde tutulmamalıydı. Bu en büyük hataydı. Ayrıca iddiaları duyduğumuzda sadece sormakla kalmayıp araştırmalıydık. Eğer doğruysa, Çerçioğlu’nu o dönem partiden ihraç etmeliydik.”