İZMİR EKSPRES

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi taşerona devrediliyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne (İzBB) bağlı İZSU, kentin arıtma yükünün büyük bölümünü üstlenen Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi için taşeron işletmeye gidiyor.

Abone Ol

İhale kararı, su kesintileri ve kriz tartışmaları devam ederken kamuoyunda yeni bir özelleştirme adımı olarak değerlendirildi.

Türkiye’nin en büyük arıtma tesisi

İzmir’in atıksu arıtım ihtiyacının yüzde 96’sını karşılayan Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi, kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük atıksu arıtma tesisi konumunda. Kentin çevresel sürdürülebilirliği açısından kritik öneme sahip tesis için İZSU, özel sektöre devri içeren yeni bir ihaleye çıkma kararı aldı.

30 Eylül’de ihale yapılacak

İhale, 30 Eylül 2025 saat 11.00’de gerçekleştirilecek. İhaleyi kazanan firma, tesisi 1095 gün (yaklaşık 3 yıl) boyunca işletme hakkına sahip olacak.

İZSU tarafından yapılan duyuruda, ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 19. maddesine göre açık ihale usulüyle gerçekleştirileceği vurgulandı. İhale kayıt numarası ise 2025/1312783 olarak paylaşıldı.

Taşeron tartışmaları yeniden alevlendi

İZSU’nun kararına dair tartışmalar, aslında aylar öncesinde gündeme gelmişti. İZ Gazete Genel Yayın Yönetmeni Ümit Kartal, Haziran ayında yaptığı değerlendirmede İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan’ın taşeron işletmeye sıcak baktığını iddia ederek, şu soruyu sormuştu:

“İZSU’da eğer işler dönmüyorsa personel masraflarının çok olması iddiasıyla 800 işçiyi çıkararak o işçilerin yaptığı işleri taşerona mı devredeceksiniz? Eğer böyle değilse bunun kamuoyuna açıklanması gerekir.”

Bu açıklama, bugünkü ihalenin ön sinyali olarak yorumlandı.

İzmir’de su krizi hâlâ gündemde

Kent, yaz aylarından bu yana ciddi bir su kriziyle boğuşuyor. Tahtalı Barajı’ndaki doluluk oranı son 10 yılın en düşük seviyesine gerileyerek yüzde 10’un altına düşmüş, 25 Temmuz’dan itibaren Çeşme’de günlük 10 saatlik kesintiler uygulanmaya başlanmıştı.

Kesintiler 6 Ağustos’tan itibaren kent merkezine yayılmış, milyonlarca İzmirli yaz sıcağında susuz kalmıştı. Bugün kesintilerin süresi kısalsa da farklı bölgelerde sıkıntılar devam ediyor.

“Plansızlık ve özelleştirme politikalarının sonucu”

Uzmanlar, yaşanan krizin yalnızca kuraklık ve iklim etkilerinden kaynaklanmadığını, yerel yönetimlerin plansızlığı, merkezi idarenin yeterli desteği vermemesi ve kamu hizmetlerini özel sektöre açan politikaların su krizini derinleştirdiğini belirtiyor.

Türkiye Komünist Partisi (TKP) de geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında, İzmir’deki tabloyu “bir plansızlığın ürünü” olarak tanımlamış ve su krizinin faturasının halka kesildiğini savunmuştu.

Tepkiler artabilir

Çiğli Atıksu Arıtma Tesisi’nin taşerona devri, İzmir’de su krizinin henüz aşılamadığı bir dönemde alınan karar olması nedeniyle eleştirilere yol açtı. Uzmanlar, böylesine stratejik bir tesisin kamusal yönetim yerine taşeron işletmeye bırakılmasının hem maliyetleri artıracağı hem de kamu denetimini zayıflatacağı görüşünde birleşiyor.