Çocuklara Nasıl Davrandığın, Yarının İnsanını Belirler

Abone Ol

Canım kadın,
23 Nisan sadece bir bayram değil…
Bir hatırlatma.

Bir çocuğun gözlerine nasıl baktığını,
onunla nasıl konuştuğunu,
onu nasıl duyduğunu hatırlatma.

Çünkü çocuk dediğin şey sadece küçük bir insan değildir.
Bir gelecek, bir zihin, bir kalp…
ve en önemlisi, bir izdir.

Sen bugün ona ne verirsen,
o yarın dünyaya onu verir.

Bir çocuğa sürekli “sus” dersen…
büyüdüğünde kendini ifade edemez.

Sürekli eleştirirsen…
içinde hiç susmayan bir yargıç büyür.

Görmezden gelirsen…
en çok görünmek isteyen ama en çok saklanan biri olur.

Ama…
gerçekten dinlersen,
olduğu haliyle kabul edersen,
duygularını küçümsemezsen…

İşte o zaman bir çocuk büyümez sadece,
güçlenir.

Canım kadın,
çocuklar sözlerden çok davranışları öğrenir.
Senin ona söylediğin şeyden çok,
onun karşısında nasıl bir insan olduğuna bakar.

Sen kendine nasıl davranıyorsan,
o da kendine öyle davranmayı öğrenir.

Sen sınır koyabiliyorsan,
o da kendini korumayı öğrenir.

Sen sevgiyle ama net durabiliyorsan,
o da ilişkilerinde kaybolmaz.

Bu yüzden çocuk yetiştirmek…
birini büyütmek değil,
kendinle yüzleşmektir.

Ve belki de en zor kısmı şu:
Senin iyileştirmediğin her şey,
onun içinde filizlenir.

Ama korkma…
Bu bir suçluluk değil, bir farkındalık alanı.

Çünkü değiştirmek hâlâ senin elinde.

Şimdi seninle çok basit ama etkisi derin bir egzersiz yapalım:

Bugün hayatındaki bir çocuğu düşün.
Ya da içindeki çocuğu…

Ve kendine şu üç soruyu sor:

“Onu gerçekten dinliyor muyum, yoksa sadece cevap vermek için mi bekliyorum?”
“Duygularını düzeltmeye mi çalışıyorum, yoksa anlamaya mı?”
“Olduğu haliyle kabul ediliyor mu, yoksa olması gereken biri gibi mi davranılıyor?”

Sonra küçük bir şey yap:
Bugün bir çocuğa sadece alan aç.
Onu düzeltmeden…
yargılamadan…
yönlendirmeden…

Sadece dinle.

Göreceksin…
bir çocuk anlaşıldığında, içi yumuşar.
Ve o yumuşaklık, hayata taşar.

Canım kadın:
Bir çocuğa verdiğin en büyük hediye,
onu değiştirmeye çalışmadan yanında olmaktır.

Çünkü çocuklar mükemmel olmaya değil…
görülmeye, duyulmaya ve hissedilmeye ihtiyaç duyar.

Ve unutma…
Bugün bir çocuğa nasıl davrandığın,
yarının dünyasına nasıl bir insan bırakacağını belirler.