Çocukluğa açılan bir halı

Abone Ol


Bazı öğretmenler vardır; sınıfa yalnızca müfredat değil, ruh da taşırlar. İlkokul öğretmeni Fulya Özgen Karabaş da onlardan biri. Onun sınıfında bir halı var. Sıradan bir halı değil bu; kötü havalarda dışarı çıkamayan çocukların kahkahalarının, hayal oyunlarının ve birlikte olmanın sessiz tanığı.
Yağmur yağdığında, hava soğuk olduğunda ya da bahçe çamur içindeyken çocuklar koridorlarda koşturmak zorunda kalmıyor. Çünkü sınıfın bir köşesinde onları bekleyen bir alan var: halı. Ayakkabılar çıkıyor, yere oturuluyor, oyuncaklar paylaşılıyor, bazen kitaplar açılıyor, bazen sadece hayaller.
Pedagoji bize şunu söyler:
Çocuk, kendini güvende hissettiği yerde öğrenir.
Ev ortamını çağrıştıran yumuşak dokular, sert sıraların dışında alternatif alanlar, özellikle ilkokul çağındaki çocuklarda kaygıyı azaltır. Halı, burada yalnızca bir eşya değil; “Burada rahatlayabilirsin” mesajıdır.
Fulya Öğretmen’in sınıfında halıya öğretmen oturmuyor. O alan çocuklara ait. Bu bile başlı başına önemli bir ayrıntı. Çünkü çocuklar kendilerine ait olduğunu bildikleri alanlarda daha özgür, daha yaratıcı ve daha işbirlikçi oluyorlar. Tenefüste halı üzerinde oynanan oyunlar; paylaşmayı, sıra beklemeyi, empati kurmayı öğretirken fark edilmeden sosyal becerileri de güçlendiriyor.
Araştırmalar gösteriyor ki serbest oyun, çocukların problem çözme yeteneklerini ve duygusal dayanıklılıklarını artırıyor. Üstelik bu oyunların sınıf içinde, öğretmenin gözetiminde ama müdahalesiz yaşanması, çocuklara hem özgürlük hem güven duygusu veriyor.
Belki de en kıymetlisi şu:
Bu halı çocuklara, okulun sadece “otur ve dinle” demek olmadığını fısıldıyor. Okul bazen bir ev kadar sıcak, bazen bir oyun alanı kadar neşeli olabilir.
Eğitim bazen büyük projelerle değil, küçük ama samimi dokunuşlarla dönüşür. Bir halı serilerek…
Ve o halının üstünde büyüyen çocuklar, ileride okulu sadece derslerle değil, iyi hissettikleri anılarla hatırlar.
İşte bu yüzden, Fulya Özgen Karabaş’ın sınıfındaki halı; pedagojik bir tercih olmanın ötesinde, çocuklara duyulan saygının ve sevginin sessiz bir göstergesidir. Her sınıfa lazım.