Son araştırmalar, COVID-19’un sadece solunum sistemini değil, kalp ve damar sağlığını da uzun vadede olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor. Cleveland Clinic ve Güney Kaliforniya Üniversitesi'nden bilim insanlarının gerçekleştirdiği ve Arteriosclerosis, Thrombosis, and Vascular Biology dergisinde yayımlanan bir çalışmaya göre, COVID-19 geçiren bireylerde kalp krizi, inme ve ölüm riskinin enfeksiyondan sonraki üç yıl boyunca iki katına çıktığı belirlendi.
COVID-19 kalbi nasıl etkiliyor?
Uzmanlar, COVID-19’un damar iç yüzeyini tahrip ederek damar sertliği, pıhtılaşma bozuklukları ve ritim düzensizliklerine yol açabileceğini belirtiyor. Bu durum, hastalığı geçiren kişilerde kalp krizi ve inme riskinin uzun vadede artmasına neden oluyor. Uluslararası Minimal İnvaziv Kardiyotorasik Cerrahi Derneği üyesi Prof. Dr. Serkan Durdu, COVID-19’un kalp üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Son çalışmalar, COVID-19'un damar yapısını bozarak pıhtılaşma sorunlarına ve ritim düzensizliklerine neden olduğunu gösteriyor. Bu durum, hastalığı geçirenlerde kalp krizi ve inme riskini artırıyor."
Kimler daha fazla risk altında?
Araştırmalara göre, COVID-19 sonrası kalp krizi ve inme riski özellikle şu gruplarda daha yüksek: 50 yaş ve üzeri bireyler, yüksek tansiyon hastaları, diyabet hastaları, obezite sorunu olanlar ve kan grubu A, B veya AB olan bireyler özellikle ağır COVID-19 vakaları geçirenlerde bu riskin daha belirgin olduğu bildiriliyor.
Kalp sağlığını korumak için neler yapılmalı?
Uzmanlar, COVID-19 geçiren bireylerin kalp sağlığını korumak için şu önlemleri almalarını öneriyor:
- Düzenli egzersiz: Haftada en az 150 dakika orta düzeyde fiziksel aktivite yapın.
- Sağlıklı beslenme: Meyve, sebze, tam tahıllar ve yağsız proteinler açısından zengin bir diyet uygulayın.
- Sigara ve alkol kullanımından kaçının: Tütün ürünleri ve aşırı alkol tüketiminden uzak durun.
- Düzenli sağlık kontrolleri: Tansiyon, kolesterol ve kan şekeri seviyelerinizi düzenli olarak kontrol ettirin.
Prof. Dr. Durdu, COVID-19 sonrası göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı veya halsizlik gibi belirtiler yaşayan kişilerin mutlaka bir kardiyoloji uzmanına başvurması gerektiğini vurguluyor. Erken teşhis ve tedavi, olası komplikasyonların önlenmesinde kritik rol oynuyor.