POLİTİKA

DEM Parti'den hükümete çağrı: "Barışı ertelemek haramdır"

Terör örgütü PKK’nın silah bırakma ve fesih kararının ardından ilk grup toplantısını gerçekleştiren DEM Parti, iktidara bazı düzenlemelerin Kurban Bayramı sonrasına bırakılmadan yapılması çağrısında bulundu.

Abone Ol

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Meclis'te yaptığı konuşmada, Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğini belirterek "Barış mücadelesinde yitirilen her canı minnetle anıyoruz. Barış için geç kalınmamalı. Barışı ertelemek haramdır" dedi.

“Toplum yıllardır bu günlerin hayalini kurdu”

Bakırhan, toplumun barışa susadığını, bu sürecin sadece bir kesimin değil, tüm Türkiye’nin yararına olduğunu söyledi:

“Toplumun barışa, çözümün konuşulduğu günlere büyük özlemi vardı. Bugün o günlerin kapısı aralanmış durumda. Bu gelişmenin kalıcı barış ve eşit yurttaşlıkla taçlandırılması gerekir.”

“İnsani ve güven artırıcı adımlar ivedilikle atılmalı”

Bakırhan, hükümete çağrısında sürecin hukuki zemine kavuşturulması gerektiğini vurguladı:

“İnsani, somut ve güven artırıcı bazı düzenlemelerin bayram sonrasına bırakılmadan yapılması Türkiye'nin önünü açacaktır. Bu, Kurban Bayramı'nı çifte bayrama dönüştürecektir.”

“Barışın adresi Meclis olmalı”

Eş Genel Başkan, PKK’nın örgütsel fesih kararı sonrası oluşan atmosferin Meclis çatısı altında değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti:

“Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' sözü gerçeğe dönüşsün. Meclis barışın kurucu gücü olsun. Silahlar susacaksa, demokratik siyaset konuşmalı. Bu sürecin pusulası siyasettir.”

Bahçeli ve Özel’in açıklamalarına destek

Bakırhan, süreçle ilgili MHP lideri Devlet Bahçeli ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in açıklamalarını da olumlu bulduklarını belirtti:

“Sayın Bahçeli'nin ‘Barış havası kalıcı ve gerçekçi olmalıdır’ sözleri önemli. Sayın Özel’in ‘Kalıcı toplumsal barış atılacak adımların hukukiliğine bağlıdır’ tespiti de son derece kıymetli.”

“Barış kazanırsa hepimiz kazanırız”

DEM Parti lideri, konuşmasının sonunda barış sürecinin herhangi bir “al-ver” pazarlığı değil, siyasetle şekillenecek bir toplumsal mutabakat olduğunu vurguladı:

“Bu süreç yalnızca Kürtlerin değil, tüm toplumun kazancı olacaktır. Gelin ikinci yüzyılda Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıralım.”

Bakırhan ayrıca, partilerinin önceki dönem milletvekillerinden Sırrı Süreyya Önder’i anarak sözlerini tamamladı.