Basketbol Erkek Milli Takımı, Sırbistan'ı hem Belgrad'da, hem de İstanbul'da yenerek ikinci tura yükselmeyi garantilerken, Avrupa Şampiyonasında yarı finalde elediği rakibini, eleme grubunda, her iki maçta da geçerek, başarısının tesadüf olmadığını gösterdi.(78-82) ve (94-86)
İlk maçtaki senaryoyu, ikinci maçta da seyrettik. 3 periyot kontrolümüz altında geçerken, her iki maçın da son periyotlarında, Sırbistan milli takımı daha etkiliydi. Bilhassa ilk maçta, maçı kazanacak skora ulaştılar. Fakat, milli takımımız, son anda gösterdiği reaksiyonla, o maçı kazandı.
Belgrad'daki maçtan dersler çıkarılmış olmalı ki, İstanbul'daki maçta, A Milliler, son periyotta daha sert bir oyuna dönerek, riske girmeden maçı kazanmayı bildiler.
Önce şunu bir hatırlamakta fayda var, Sırbistan takımı, Avrupa'nın en iyi birkaç milli takımından biri. İyi bir kadroları ve çok da iyi bir kenar yönetimi var. Dusan Alimpijeviç'i Beşiktaş'tan tanıyoruz. Çok iyi hoca olduğu, bir gerçek. Yalnız ben kendisinin kulüp takımlarında daha başarılı olacağını düşünüyorum. Bunun nedeni de kendisinin bir sistem hocası olması. Takımın parçalarını, kendisi belirlerse, daha başarılı oluyor. Milli takımlarda ise oyuncu havuzu belli. O havuzun dışına çıkmak mümkün değil.
O havuz Sırbistan'a ait de olsa, çok derin de olsa, hocanın sistemine göre oyuncu bulunamayabiliyor. Milli takımlarda, bana göre motivasyon hocaları daha başarılı olur. Bunun nedeni de açık. Kadronuza ihtiyacınıza göre oyuncu transfer etmeniz mümkün değil. O zaman eldeki oyuncu grubundan en yüksek performansı almalısınız. Bunun da yolu, motivasyonu yüksek tutmak. Ergin hoca ile benim yıldızım pek barışmasa da, kabul etmeliyim ki, motivasyon konusunda başarılı.
Maç boyu dikkatimi çeken en önemli unsur, oyuncularımızın teke tek pozisyonlarda çok kolay geçilmesi oldu. İlk oyuncu kolay geçilirse, yardıma gelen oyuncu, kendi savunduğu rakibi, bırakmak zorunda kaldığından, arkada eksik kalınıyor ve çok basit sayılar yeniyor. Buna karşın, rakibin önünde kalabildiğimiz pozisyonlarda ise güçlü bir müdafaa yaptık. Yapmamız gereken, iyi savunma yaptığımız dakikaları uzatmak. Bire birlerde rakibin önünde kalmak.
Hücumda ise bambaşka bir takımımız var! Rakip çok çok iyi müdafaa yapsa da, A Milliler, en zor pozisyonları bile sayıya çevirebiliyor. Sokan bir takımımız var. En büyük artımız bu. Sırbistan takımına her babayiğit 94 sayı atamaz!
Hücum silahlarımız çok çeşitli. Hem içeride skorer uzunlarımız var, hem de içeri çok iyi kat eden kısalarımız var. Dış şut mu dediniz? Boş kalırlarsa, pivotlarımız üçlük atıyor! Kısalar, el üstünden bile sokabiliyor! Gerçekten hücum gücü, dünyanın her takımını kıskandıracak düzeyde. Alperen Şengün, Adem Bono ve Kenan Sipahi de takıma katılınca, bizi kim yenebilecek, gerçekten çok merak ediyorum! Öyle bir takım Avrupa'da yok!
Bu takım, önümüzdeki yıllarda mutlaka boynuna madalya takacak. Buna can-ı gönülden inanıyorum.
Bu galibiyetle ikinci tura kalmayı garantiledik. Formalite maçlarında, Bosna Hersek ve İsviçre'ye karşı iki galibiyet daha elde edeceğiz. Artık o seviye takımların, bize karşı hiçbir şansları yok! Ay gökten yere düşse, o takımlar bizi yenemez!
12 Dev Adam'a şampiyonluk yolunda başarılar diliyorum...
Sevgi ve Saygılarımla...