İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’e laikle ilgili sözleri üzerinden “Aksi olsaydı bir başıbozuk, Milli Eğitim Bakanı diye atanamaz, diğeri ise, Atatürk ve laik Cumhuriyete bağlılık yemini eden teğmenlerin ihraçlarını akla bile getirilmezdi... Memleketi ‘ahır’ zannetmelerinin sonuçlarıdır bunlar. Erdoğan sebep, Yusuf Tekin sonuçtur” diye tepki gösterdi. Dervişoğlu, “yenidoğan çetesi” skandalıyla ilgili ise Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya çağırdı.
Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun gündeminde laiklikle ilgili sözleriyle tartışma başlatan Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, “yenidoğan çetesi”, teğmenlerin disiplin kuruluna sevk edilmesi vardı.
Dervişoğlu, önceki günlerde “Kendi icat ettiğin bir laikliği bana dayatıyorsun. Sizin laiklikten anladığınız şey şu: Camilerin kapısına kilit vurmak, camileri ahıra çevirmek, vatandaşın Kur’an öğrenmesini yasaklamak” diyen Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’i eleştirdi.
Tekin’in sözlerini “Anayasal suç” olarak tanımlayan Dervişoğlu, “Açıktır ki saray kayyımı altındaki Türkiye’de, bu iki bakanlığın ve iki asli kamu hizmetinin sadece ismi ‘millî’ kalmıştır. Aksi olsaydı bir başıbozuk, Milli Eğitim Bakanı diye atanamaz, diğeri ise, Atatürk ve laik Cumhuriyete bağlılık yemini eden teğmenlerin ihraçlarını akla bile getirilmezdi... Memleketi ‘ahır’ zannetmelerinin sonuçlarıdır bunlar. Erdoğan sebep, Yusuf Tekin sonuçtur. Okullara sabun koyamayan bir kabiliyetsizin böyle büyük büyük laflar etmesi elbette tesadüf değildir. Bu düpedüz bölücülüktür, sistematik bir anayasal suçtur. Ama hem suçlu, hem güçlüdürler. Yüzsüzdürler. Yapması gereken görevleri niyeti ve kabiliyeti olmayan sarayın bu maarif memuru, millî eğitim görevleri yerine ancak partizanlık görevini yerine getirir. Demek istiyorum ki Millî Eğitim Bakanlığı görevleri yerine saraydan kendisine verilen talimatları yerine getirir” dedi.
“Sizin itibar dediğinizin ne olduğunu biliyoruz”
Dervişoğlu, Kara Harp Okulu’nun 30 Ağustos’ta düzenlenen mezuniyet töreninde teğmenlerin “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” sloganı atması ve protokolde resmi yemini okuduktan sonra protokolün tören alanından ayrılmasının ardından kılıçlarını çatarak geleneksel yemini okumalarından sonra teğmenlerin hedef alınması ve disiplin kuruluna sevk edilmeleriyle ilgili siyasi iktidarı sert bir dille eleştirdi. Teğmenlerin yalnız olmadığını söyleyen Dervişoğlu, şunları ifade etti:
“Cumhuriyetten ala ala bitiremedikleri intikamlarını şimdi de Genç teğmenlerimizden almaya kalkışıyorlar. Bu meseleler, TSK’nın itibarını zedeliyormuş... Teğmenlerimiz yalnız değildir. Bizim itibarımız onlardır. Övünç kaynağımız ve gurur vesikamızdır. Sizin itibar dediğinizin ne olduğunu biliyoruz; kozmik odaya girildiğinde düşünecektiniz itibarı. Hedef, üniter devlet ve millet egemenliğe dayanan Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyetidir. Amaç, 1923 projesinin mülgasıdır.”
“Sağlık Bakanı derhâl görevinden azledilmelidir”
İstanbul'da bebekleri kendilerinin anlaşmalı olduğu hastanelere sevk ederek haksız kazanç sağlayan ve ihmali davranışlarda bulunarak ölmelerine neden olan ‘yenidoğan çetesi’ skandalına da değinen Dervişoğlu, “AK Parti'nin elinde artık bebek kanı da vardır. Bunların akıl dışı bir şekilde elleriyle mahvettikleri ekonomik ve sosyal yapı sayesinde suçluların bir fotoğraf çekinerek haklı olabildiği bir düzende her yol mubahtır” dedi.
Bebeklerin para için öldürüldüğünü vurgulayan Dervişoğlu, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu’nu istifaya çağırdı:
“Aç bırakılmış, işkence edilmiştir. Maalesef evlatlarımız bebek katilliğiyle ün salmış bir örgüte emanet edilmiştir. Çünkü sağlık sistemi halk için, millet için değil özel hastane sahibi bakanların kurduğu, baronların işlettiği, bebekleri bile SGK ödemesi diye gören bir organizasyondur. Bir bakanın istifa etmesi için acaba daha hangi rezalet yaşanmalıdır. Bu utanç son bulmalı ve Sağlık Bakanı derhâl görevinden azledilmelidir” diye konuştu.