Türkiye, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda önemli bir dönüşüm sürecinden geçiyor. PKK'nın silah bırakma ve kendini feshetme yönündeki adımlarının ardından sürecin hukuki altyapısını oluşturacak düzenlemeler gündemdeki yerini koruyor. TBMM Başkanlığı'nın siyasi partilerle yürüttüğü temaslar ve taslak çalışmalarıyla süreçte kritik bir aşamaya gelindi. Bunlar yaşanırken, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin çağrısı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde başlayan sürece ilişkin akıllarda çeşitli soru işaretleri oluşuyor. Bunlardan biri de 'PKK'nın zayıfladığı, dolayısıyla neden Terörsüz Türkiye sürecine başlandığı' oluyor. Türkgün Gazetesi'ne konuşan Devlet Bahçeli, sürece ilişkin açıklama yaptı.
"Bu soruyu soranlar cahildir"
Bahçeli, sıkça yöneltilen bu sorulara da yanıt verdiği konuşmasında, sürecin aynı zamanda bir demokratikleşme iradesi olduğunu ifade etti. Sürecin terörün zayıfladığı bir dönemde başlatılmasının sebebinin sorulduğunu söyleyen Bahçeli, bu soruyu dile getirenlerin bir kısmının cehaletten olduğunu söyledi.
"Cehalet, eğitimden çok; ahlak meselesidir"
Bahçeli açıklamasında ayrıca şu sözleri kullandı:
"Terörsüz Türkiye politikamızla ilgili sürekli olarak örgütün zayıfladığı, niçin buna ihtiyaç duyulduğu sorulmaktadır. Bu soruyu dile getiren kişilerin bir kısmı samimi hassasiyet sahibidir.
Cevabını aklın ve ahlakın sınırları içinde vermek ise bizim açımızdan zaruridir ve hatta boynumuzun borcudur. Ancak bu soruyu dile getirenlerin bir kısmınınki hassasiyetten değil cehalettendir. Cehalet ise bir eğitim meselesi olmaktan daha çok ahlak meselesidir.
"Bunu soranlar, ilerlememizi istemeyenlerdir"
Bu ise bizim değil muhatapların özel sorunudur. Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir.
"Oynadıkları hiçbir politik oyun bizi adımlarımızdan döndüremeyecek"
Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar.
Fakat şunu bilmelidirler ki; oynadıkları hiçbir politik oyun, gelecek yüzyılımızın inşası amacıyla attığımız adımlardan bizi geri döndüremeyecektir."