Dünyaya Uymaya Çalışırken Kendini Kaybetme

Abone Ol

Canım Kadın,

Bugün milyonlarca insanın hayranlıkla izlediği Lady Gaga'nın hikâyesini biliyor musun?

Dünyanın en güçlü kadın sanatçılarından biri olmadan önce ona defalarca aynı şey söylendi:

"Fazla farklısın."

"Bu görünüşle olmaz."

"Kimse seni dinlemez."

"Kimse seni ciddiye almaz."

Hatta gençlik yıllarında kurduğu müzik grubundan çıkarıldığı, yapımcılar tarafından reddedildiği ve hayallerinin küçümsendiği dönemler oldu.

Birçok insan onun eksiklerine baktı.

Ama o, başkalarının gördüğü eksiklere değil, kendi içindeki ışığa bakmayı seçti.

İşte çoğu kadının hayatında kaçırdığı nokta tam da burada başlıyor.

Çünkü birçok kadın hayatını kendisi olmak için değil, kabul görmek için yaşıyor.

Daha çok sevilmek için...

Daha çok beğenilmek için...

Daha az eleştirilmek için...

Daha çok onay almak için...

Kendini küçülte küçülte yaşamaya başlıyor.

Sonra da neden mutsuz olduğunu anlamıyor.

Oysa Lady Gaga'nın hikâyesi bize başka bir şey anlatıyor.

Gerçek güç, herkes gibi olmakta değil...

Kendin olmaya cesaret etmekte saklıdır.

Bilinçaltı çalışmalarında sıkça karşılaştığımız bir durum vardır:

Çocuklukta reddedilen, eleştirilen ya da yeterince görülmeyen kadınlar, yetişkinlikte sürekli başkalarının beklentilerine göre yaşamaya başlayabilirler.

Kendi seslerini bastırırlar.

Kendi isteklerini ertelerler.

Kendi gerçeklerini gizlerler.

Ve zamanla kim olduklarını unuturlar.

Ama şifa, insanların seni kabul etmesiyle başlamaz.

Şifa, senin kendini kabul etmenle başlar.

Canım Kadın,

Belki sen de uzun zamandır kendini bir kalıba sığdırmaya çalışıyorsun.

Belki duygularını saklıyorsun.

Belki hayallerini erteliyorsun.

Belki de olduğun halin yeterli olmadığına inanıyorsun.

Ama unutma...

Dünyayı değiştiren hiçbir kadın, herkese benzemeye çalışarak iz bırakmadı.

İz bırakan kadınlar, kendileri olmaktan vazgeçmeyen kadınlardı.

Bugünün Farkındalık Egzersizi

Sessiz bir yere geç.

Gözlerini kapat.

Derin bir nefes al.

Ve kendine şu soruyu sor:

"Eğer kimsenin beni yargılamayacağını bilseydim, nasıl bir kadın olurdum?"

Cevabı hemen gelmeyebilir.

Ama zihnine gelen ilk görüntüyü fark et.

Belki daha cesur...

Belki daha özgür...

Belki daha neşeli...

Belki daha görünür...

Şimdi o kadını gözünün önünde canlandır.

Ve içinden üç kez şu cümleyi tekrar et:

"Kendim olmama izin veriyorum. Başkalarının beklentilerinden değil, kendi özümden yaşamayı seçiyorum."

Canım Kadın,

Hayatın boyunca herkesi mutlu etmeye çalışabilirsin.

Ama bunun sonunda kendini kaybedersen, kazandığın hiçbir şey sana huzur vermez.

Kendini küçültmek tevazu değildir.

Kendini yok saymak fedakârlık değildir.

Kendinden vazgeçmek sevgi değildir.

Sen bu dünyaya bir başkasının kopyası olmak için gelmedin.

Kendi sesini bulmak, kendi ışığını hatırlamak ve kendi hikâyeni yazmak için geldin.

Lady Gaga'yı özel yapan sesi kadar, vazgeçmemesiydi.

Seni özel yapacak olan da kusursuz olman değil...

Kendin olmaktan korkmaman olacak.

Çünkü dünya senin başkalarına benzeyen haline değil, gerçek haline ihtiyaç duyuyor.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da en çok ihtiyacı olan şey, kendisi olmaya yeniden cesaret etmektir.