Canım Kadın,
Belki bunu duyduğunda şaşıracaksın…
Seni en çok yoran şey, aklına gelen düşünceler olmayabilir.
Asıl yoran şey, o düşüncelere her seferinde aynı şekilde inanman olabilir.
Çünkü beyin, tekrar edilen her tepkiyi öğrenir.
Nörobilim buna nöroplastisite der.
Yani beynin, yaşadığın deneyimlere ve tekrar eden davranışlarına göre sinir ağlarını sürekli yeniden düzenleyebilme becerisi.
Bir düşünce zihnine her geldiğinde ona korkuyla tutunuyorsan…
Onun doğru olduğuna inanıyorsan…
Saatlerce onunla mücadele ediyorsan…
Beyin bunu önemli bir bilgi olarak kaydeder.
Sinaptik bağlantılar güçlenmeye başlar.
Bir süre sonra o düşünceyi üretmek, beynin için alışılmış bir yol hâline gelir.
İşte bu yüzden bazı korkular, bazı kaygılar ya da bazı değersizlik hisleri yıllarca aynı güçle karşımıza çıkabilir.
Çünkü onlar güçlü doğmadılar.
Tekrarlarla güçlendiler.
Ama burada çok umut veren bir gerçek var.
Beyin, eski yolları güçlendirebildiği gibi yeni yollar da oluşturabilir.
Her tetiklendiğinde aynı tepkiyi vermemek…
Düşünceyi sadece fark edip geçmesine izin vermek…
Bedeni yeniden güvene davet etmek…
Bütün bunlar zamanla yeni sinir ağlarının oluşmasına katkı sağlayabilir.
Yani değişmesi gereken ilk şey düşüncenin kendisi değildir.
O düşünceyle kurduğun ilişkidir.
Canım Kadın,
Zihnine gelen her düşünce sen değilsin.
Onlar bazen geçmiş deneyimlerin…
Bazen çocukluk öğrenmelerinin…
Bazen de sinir sisteminin seni korumaya çalışırken oluşturduğu eski alışkanlıkların sesidir.
Sen ise o sesleri dinleyen kişisin.
Aradaki farkı fark ettiğin gün, özgürlüğün de başlar.
Çünkü düşünceyi susturmak zorunda değilsin.
Onun seni yönetmesine izin vermemeyi öğrenebilirsin.
İşte gerçek zihinsel güç de burada başlar.
Her tetiklenme aslında küçük bir seçim anıdır.
Eski devreyi mi besleyeceksin…
Yoksa yeni bir yolu mu güçlendireceksin?
Her verdiğin yeni tepki, beynine şu mesajı gönderir:
"Artık farklı bir yol seçiyorum."
İşte değişim, tek bir büyük kararın değil…
Yüzlerce küçük seçimin toplamıdır.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Yeni Sinir Ağını Güçlendirme Çalışması)
Bugün seni tetikleyen bir düşünce geldiğinde hemen onun peşinden gitme.
Dur.
Derin bir nefes al.
Ve kendine şu üç soruyu sor:
"Şu an zihnim bana ne söylüyor?"
"Bu düşünce bir gerçek mi, yoksa eski bir alışkanlık mı?"
"Ben bugün buna her zamanki gibi mi cevap vereceğim, yoksa yeni bir seçim mi yapacağım?"
Sonra sadece otuz saniye boyunca nefesine odaklan.
Düşünceyi kovmaya çalışma.
Onunla savaşma.
Sadece gelip geçmesine izin ver.
Bunu her yaptığında belki o an büyük bir değişim hissetmeyeceksin.
Ama beynin, sessizce yeni bir öğrenme başlatacak.
Ve unutma…
Nöroplastisite, bir gecede değil; tekrarlarla çalışır.
Canım Kadın,
Hayatını değiştiren şey, her zaman başına gelenler değildir.
Bazen hayatını değiştiren şey, başına gelenlere verdiğin yeni tepkidir.
Çünkü beyin tekrar edeni güçlendirir.
Sen korkuyu tekrar edersen korku büyür.
Sen güveni tekrar edersen güven büyür.
Sen umudu tekrar edersen umut büyür.
Bugün kendine şu cümleyi hatırlat:
"Ben düşüncelerim değilim. Ben, düşüncelerim karşısında nasıl bir yol seçeceğime karar verebilen kişiyim."
İşte gerçek değişim tam da burada başlar.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder.
Belki onun da ihtiyacı olan şey, düşüncelerini değiştirmek değil; onlarla kurduğu ilişkiyi değiştirmektir.