Canım Kadın,

Hayatındaki herkesin seni anlamasını, her söylediğine hak vermesini ya da senin hakkında iyi düşünmesini beklediğinde, farkında olmadan kendi huzurunun kontrolünü başkalarına vermeye başlarsın. Birinin iması gününü bozar, duyduğun bir dedikodu zihnini meşgul eder, bir başkasının tehdidi kararlarını etkiler. Oysa psikolojik güç, herkese karşı sert olmakta değil; her davranışın seni yönetmesine izin vermemekte saklıdır.

Peki, insan bunu nasıl başarabilir?

1. Her duyduğuna tepki verme. Hakkında söylenen her sözün peşinden gitmek, her iddiayı açıklığa kavuşturmaya çalışmak zorunda değilsin. Bazen durup gözlemlemek, bilgi sahibi olmadan hüküm vermemek ve hemen cevap yetiştirmemek en sağlıklı seçimdir. Sessiz kalmak her zaman güç değildir; ancak hangi durumda konuşacağını seçebilmek önemli bir beceridir.

2. Tehditleri sevgiyle karıştırma. “Beni kaybedersin” diyerek seni korkutan, sınır koyduğunda suçlu hissettiren ya da sevgisini bir baskı aracına dönüştüren insanlarla ilişkini dikkatle değerlendir. Sağlıklı ilişkilerde anlaşmazlıklar yaşanabilir ama tehdit ve korkutma, ilişkinin doğal bir parçası olmak zorunda değildir. Sınır koymak, karşındaki kişiyi cezalandırmak değil, kendini korumaktır.

3. Her şeyini herkese anlatmak zorunda değilsin. Özel hayatını, hedeflerini ve hassasiyetlerini kiminle paylaşacağına sen karar verirsin. Bu, insanlara güvenmemek anlamına gelmez; güveni zaman içinde, davranışlara bakarak inşa etmek demektir. Mahremiyetin bir duvar değil, sana ait bir sınırdır.

4. Kendi başına da iyi olmayı öğren. Tek başına bir kahve içmek, yürüyüşe çıkmak ya da bir yere gitmek küçük görünebilir. Fakat kendi eşliğinden keyif almayı öğrenmek, başkalarının onayına duyduğun ihtiyacı azaltabilir. Elbette güçlü olmak hiç kimseye ihtiyaç duymamak değildir. İnsan sosyal bir varlıktır; önemli olan, yalnız kalma korkusuyla sana iyi gelmeyen ilişkilerde kalmamaktır.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ: TEPKİDEN ÖNCE DUR

Bugün seni öfkelendiren, kaygılandıran ya da kendini açıklama ihtiyacı hissettiren bir olay yaşadığında hemen tepki vermeden önce dur. Üç yavaş nefes al ve kendine şu soruları sor:

- Şu an bildiğim gerçek ne, benim yorumum ne?
- Cevap vermem gerçekten gerekli mi?
- Bu durumda hem kendime hem de karşımdakine saygımı koruyarak nasıl davranabilirim?

Ardından sana en uygun davranışı seç. Bazen açıkça konuşmak, bazen sınır koymak, bazen de tartışmadan uzaklaşmak doğru olabilir. Amaç duygularını bastırmak değil, duygularının seni yönetmesi yerine onları anlayarak hareket etmektir.

Canım Kadın, güçlü olmak duygusuzlaşmak değildir. Kırılmamak için kalbini kapatmak, kimseye güvenmemek ya da herkesi kendinden uzak tutmak da değildir. Gerçek güç; duygularını tanımak, insanları davranışlarıyla değerlendirmek ve kendi kararlarının sorumluluğunu alabilmektir.

Herkesin seni sevmesini sağlayamazsın. Herkesin senin hakkında ne düşündüğünü kontrol edemezsin. Fakat kiminle yakınlık kuracağını, neleri paylaşacağını ve hangi davranışlara sınır koyacağını öğrenebilirsin.

Unutma, özgürlük hiçbir şey hissetmemek değil; hissettiklerine rağmen kendin için sağlıklı seçimler yapabilmektir.

Bugün enerjini herkese kendini anlatmaya değil, kendini anlamaya ayır. Huzurunu korumak için sertleşmek zorunda değilsin; kendine sadık kalman yeterli.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına da gönder. Belki de onun, kendi gücünü yeniden hatırlamaya ihtiyacı vardır.