İzmir'in Ödemiş ilçesinde eski sevgilisi F.K.'yi sokak ortasında darbederek öldüren O.G. hakkında verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının gerekçeli kararı açıklandı. Mahkeme, sanığın "erkeklik gururum kırıldı" yönündeki savunmasını haksız tahrik kapsamında değerlendirmedi ve cezada herhangi bir indirim uygulamadı. Olay, geçen yıl 11 Mart'ta Türkmen Mahallesi 2'nci Bayındır Sokak'ta meydana geldi. Eski sevgililer F.K. ile O.G. arasında çıkan tartışma kısa sürede şiddete dönüştü. O.G.'nin F.K.'nin başını defalarca yere vurduğu olayda genç kadın hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri F.K.'nin yaşamını yitirdiğini belirlerken, O.G. gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.
Daha önce iki kez uzaklaştırma kararı verilmiş
Soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamede, sanığın daha önce de F.K.'ye yönelik şiddet ve tehdit eylemlerinde bulunduğu, bu nedenle hakkında iki ayrı uzaklaştırma kararı verildiği belirtildi. Ayrıca sanığın bir olayda F.K.'nin bulunduğu yere tüfekle gittiği bilgisi de dosyaya girdi. İddianamede, F.K.'nin sanıktan hamile kaldığı ve olaydan yaklaşık 20 gün önce gebeliğini sonlandırdığı bilgisine de yer verildi.
Güvenlik kamerası cinayeti ortaya koydu
Dosyaya giren güvenlik kamerası görüntülerinde O.G.'nin F.K.'yi boynundan tutarak yaklaşık 4 metre sürüklediği, yere yatırdıktan sonra ise vücudunu üç kez kaldırıp sert şekilde yere vurduğu tespit edildi. Görüntülerde, F.K.'nin sanığa yönelik herhangi bir fiziksel saldırıda bulunmadığı da belirlendi. Otopsi raporunda ise ölüm nedeninin ağır kafa travması, çok sayıda kafa kemiği kırığı, beyin zarları arasında kanama ile beyin ve beyin sapındaki yaygın doku harabiyeti olduğu ifade edildi.
Mahkemeden tahrik ve iyi hal indirimi kararı çıkmadı
Ödemiş 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Temmuz'da görülen duruşmada sanığı "kadına karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Gerekçeli kararda, sanığın "hakaret nedeniyle erkeklik gururum kırıldı, bir anlık öfkeyle hareket ettim" yönündeki savunmasının soyut beyan niteliğinde olduğu ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasını gerektirmediği vurgulandı. Mahkeme ayrıca sanığın yargılama sürecindeki tutum ve davranışlarını değerlendirerek samimi pişmanlık göstermediği, cezanın ıslah edici etkisine ilişkin olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle iyi hal indirimi de uygulamadı.