Canım Kadın,

Bazen insanın hayatını zorlaştıran şey, sahip olmadığı şeyler değil; artık kendisine hizmet etmeyen şeyleri hâlâ taşımaya devam etmesidir.

Bir kilo fazlası olabilir, yıllardır kullanılmayan eşyalar olabilir, bitmiş bir ilişkinin hatıraları olabilir. Söylenmemiş sözler, geçmişten kalan kırgınlıklar, sürekli aynı düşünceyi zihinde çevirmek, herkesi memnun etmeye çalışmak, gerektiğinden fazla sorumluluk almak…

Hepsi birer yük olabilir.

Ve bazen insan farkında olmadan kendi yoluna kendisi engel olur.

Çünkü bırakmak, her zaman kaybetmek değildir. Bazen bırakmak, kendine yeniden yer açmaktır.

Bir insanı hayatından çıkarmak zorunda değilsin belki; ama onun davranışlarının sende bıraktığı yükü taşımayı bırakabilirsin.

Her düşünceyi çözmek zorunda değilsin. Her soruya cevap bulmak, herkesin seni anlamasını sağlamak, geçmişte yaşananları tekrar tekrar zihninde değerlendirmek zorunda değilsin.

Çünkü zihnin de bir ev gibidir.

İçerisi gereğinden fazla dolduğunda yeni bir şey koyacak yer kalmaz.

Belki de bugün kendine şu soruyu sormalısın:

“Hayatımda gerçekten bana ait olan ne kadar şey var, artık taşımamam gereken ne kadar yük var?”

KÜÇÜK BİR BIRAKMA EGZERSİZİ

Bir kâğıdı üç bölüme ayır.

İlk bölüme “Bırakmak istediklerim” yaz.

Buraya bir insan, bir alışkanlık, bir düşünce, bir eşya, bir korku ya da kendine söylediğin bir cümle gelebilir.

İkinci bölüme “Bana ne kazandırıyor?” yaz.

Üçüncü bölüme ise “Bunu bırakırsam hayatımda neye yer açılır?” diye sor.

Cevaplarını değiştirmeye çalışma. Sadece fark et.

Çünkü dönüşüm çoğu zaman kendini zorlamakla değil, neyi artık taşımak istemediğini fark etmekle başlar.

Canım Kadın,

Hayatında her şeyi aynı anda düzeltmek zorunda değilsin.

Bir çekmeceyi boşaltmakla başlayabilirsin. Bir düşünceyi serbest bırakmakla… Bir “hayır” demekle… Sana iyi gelmeyen bir alışkanlığı azaltmakla…

Bazen küçücük bir bırakış, içeride büyük bir ferahlık yaratır.

Unutma; hayatına yeni bir şeyin girebilmesi için her zaman daha fazlasına ihtiyacın yok.

Bazen ihtiyacın olan şey, fazlalıkları bırakmaktır.

Kendine yük olmak zorunda değilsin.

Geçmişini, başkalarının beklentilerini, herkesi memnun etme çabanı ve artık sana ait olmayan yükleri sırtında taşımak zorunda değilsin.

Çünkü hafiflemek, hiçbir şeyin olmaması değildir.

Hafiflemek, artık sana ait olmayanı taşımamaktır.

Bugün hayatından bir fazlalığı çıkar.

Belki bir eşya, belki bir düşünce, belki bir alışkanlık…

Ve kendine şunu hatırlat:

“Ben eksilmiyorum. Bana ağır geleni bırakıyorum.”

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder.