Gökyüzünde engel yok

Abone Ol

Bu hafta Engelliler Haftası…
Takvimde belki birkaç satırlık bir farkındalık zamanı gibi görünüyor olabilir. Ama bana göre bu hafta, aslında insanlığın aynaya bakma haftasıdır. Çünkü mesele sadece engelli bireyleri hatırlamak değil; onları gerçekten görebilmek, hissedebilmek ve hayatın tam içine dahil edebilmek…
Dün Bodrum’da gökyüzüne yine binlerce uçurtma bırakıldı. Ama bana sorarsanız göğe yükselen sadece uçurtmalar değildi… Umut yükseldi. Cesaret yükseldi. Sessiz kalan hayatlar görünür oldu. Ve insanlık, belki uzun zamandır unuttuğu bir şeyi yeniden hatırladı: Birlikte yaşamanın güzelliğini…
21. Uluslararası Bodrum Uçurtma Festivali, “Engelleri Gökyüzünde Kaldırıyoruz” sloganıyla bu yıl da sadece bir festival değil, adeta vicdani bir buluşma oldu. Engelliler Haftası kapsamında gerçekleşen etkinlikte on binlerce insan aynı gökyüzünün altında buluştu. Ama inanın bana, bu organizasyonun en güçlü tarafı kalabalığı değil; kalplere dokunabilmesi…
Bugün birçok etkinlik büyük sahneler, sponsor logoları ve gösterişli alanlarla konuşuluyor. İnsan bazen o kadar çok reklama maruz kalıyor ki, ortada insan kaldığını unutuyor. Bodrum Uçurtma Festivali ise yıllardır tam tersini yapıyor. Burada merkeze marka değil insan konuluyor. Gösteriş değil duygu büyüyor. Belki de bu yüzden 21 yıldır insanlar bu festivale sadece katılmıyor, sahip çıkıyor.
Düşünsenize… İlk yıllarda birkaç yüz kişinin bir araya geldiği bu etkinlik bugün 20 binden fazla insanın buluştuğu dev bir halk hareketine dönüşmüş durumda. Ama bu büyümenin arkasında büyük reklam bütçeleri yok. Samimiyet var. İnsanların birbirine anlattığı gerçek hikâyeler var. Kartopu gibi büyüyen bir iyilik hali var.
Festival alanında dolaşırken yine en çok insanların yüzüne baktım. Çünkü bir organizasyonun gerçek başarısı sahnedeki ışıkta değil, insanların gözündeki ışıltıdadır. Çocukların kahkahası vardı. Annelerin gözlerinde huzur vardı. İnsanlar birbirine yabancı gibi değil, yıllardır aynı sofraya oturan akrabalar gibiydi.
Yanıma orta yaşlı bir baba geldi. Elinde oğlunun uçurtması vardı. Gözleri dolu doluydu. “Ben çocukken hiç uçurtmam olmadı,” dedi. “Dün oğlumla birlikte uçurtma yaparken sanki içimdeki eksik çocuk iyileşti.” İşte bazen bir festival sadece eğlendirmez… İnsanın yıllardır dokunamadığı bir yarasına da dokunur.
Ama beni en çok etkileyen an yine özel gereksinimli çocukların olduğu bölümde yaşandı. Tekerlekli sandalyedeki küçük bir çocuk uzun uzun gökyüzüne bakıyordu. Yanında annesi vardı. O annenin gözlerinde yılların yorgunluğu ama aynı zamanda tarifsiz bir sevgi vardı. Miyase Karlıova çocuğun yanına gidip eline uçurtma ipini verdi. Çocuk önce şaşırdı. Sonra yüzünde kocaman bir gülümseme oluştu. Ve annesine dönüp şöyle dedi:
“Anne… Burada kimse bana farklı bakmıyor.”
İnanın bana, o an festival alanındaki birçok insan gözyaşını saklamaya çalıştı. Çünkü bazen bir çocuğun tek bir cümlesi, bütün topluma verilmiş en büyük mesaj olabiliyor.
Engelliler Haftası’nın özü de tam olarak burada aslında… Acımak değil, anlamak… Ayırmak değil, birlikte yaşamak… Görmezden gelmek değil, aynı hayatın içinde yan yana durabilmek…
Festivalin “Yılın Engelli Annesi” bölümü ise yine en duygusal anlardandı. Bana göre bu ödül sadece bir plaket değil. Sessizce mücadele eden annelere edilmiş büyük bir teşekkür. Çünkü özel gereksinimli çocuk anneleri sadece çocuk büyütmüyor. Sabır büyütüyor. Güç büyütüyor. Yorulsalar da vazgeçmemeyi öğretiyor.
Bugün dünyanın en büyük sorunlarından biri yalnızlık. İnsanlar kalabalıkların içinde bile görünmez hissediyor. Ama dün festival alanında başka bir şey oldu. İnsanlar birbirine yeniden dokundu. Yeniden aynı gökyüzüne baktı. Yeniden “biz” olmayı hatırladı.
Ve ben dün bir kez daha şuna inandım:
Engel bazen bedende değildir… Asıl engel sevgisizliktir. Empati kuramamaktır. Bir insanı görmeden yaşayıp gitmektir.
Dün Bodrum’da uçurtmalar rüzgârla yükselirken aslında başka bir şey daha yükseldi: İnsanlık…
Ve belki de bu festivalin 21 yıldır ayakta kalmasının nedeni tam olarak bu…
Çünkü burada insanlar sadece uçurtma uçurmuyor.
Birbirinin kalbine dokunuyor.
Ve gerçekten…
Gökyüzünde engel yok.