İlk Meclis de mi bölücü idi?

İlk Meclis’de kullanılan ve zabıtlara geçen “kürdistan veya Lazistan Mebusu” gibi ifadeler baz alınarak, bu ifadelerin ilk meclisde kullanılması nedeni ile, halen de kullanılmasında sakınca olmadığı veya ilk Meclisinde mi bölücü olduğu yolundaki ifadeler üzerine bir açıklama yapan Hukukun Egemenliği Derneği Genel Başkanı Av.A.Erdem Akyüz, bu ifadenin geçerli olmadığını ifade etti

İlk Meclis de mi bölücü idi?
21 Kasım 2013 Perşembe 17:02

Akyüz “Unutmamak lazımdır ki ilk Meclis, Osmanlı İmparatorluğunun yıkıldığı, Türkiye Cumhuriyeti’nin işgal altında bulunduğu, Türkiye’nin yokeldilme tehlikesinin yaşandığı bir dönemde görev yapmıştır. O zamanın şartlarının nazara alınması gerekir. Bütün bunlara rağmen ilk Meclis Türkiye’nin ülkesi ve milleti ile bölünmez birlik ve bütünlüğünü simgeleyen “Misak-ı Milliye Sınırlarını” kabul etmiş ve bütün milletvekilleri bu ilkelerde birleşmişlerdir.” demiştir.

Akyüz devamla “Ayrıca ilk Meclisde pek az kullanılan ve çok ender olarak geçen “lazistan veya kürdistan” sözcükleri, aynen şimdi kullanıldığı şekli ile örneğin “Sivas Millletvekili, Edirne Milletvekili” gibi bir şehir adını belirtmek için kullanılmıştır. Hiç bir şekilde ayrı bir coğrafi bölge veya yapılanma anlamında kullanılmamıştır. Ş,imdilerde kulanılmakta olan “kürdistan” ifadesi ile en ufak bir benzerliği yoktur.” şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

İl ve İlçe isimlerini değiştirilmesine de dikkat çeken Akyüz “Son bir hafta içinde, 10 İl ve 53 İlçe adının değiştirilmesi yolunda kanun teklifleri verilmektedir. Bu tekliflerde Tükçede bulumyan “w, q , w” gibi harfler ve gene harflerin üzerinde Türkçede bulunmayan “ ^ , - “ gibi işaretler kullanılmaktadır. Kimse tarafından bilinmeyen ve kullanılmayan, yabancı kökenli ve farklı bir dile ve lehçeye dayanan bu isimlerin Türkiye Cumhuriyetinin İdari ve Mülki yapılanmasına verilmek istenmesi ciddi bir tehlikedir. Anayasa ve kanunlara açıkca aykırı olan bu eylemler hakkında hiç bir işlem yapılmaması düşündürücü olmaktadır.” demiştir.

Bütün bunlarun yanında Anayasa’da yer alan özel güvenceye bağlanan “İnkılap Kanunlarının” değiştirilmek istenmesi ayrı bir tehlike kaynağıdır. Anayasada sayılan bu kanunlar arasında bulunan “Tekke ve Zaviyelerle Bunlara ait Unvanların Kaldırılmasına” ait kanun ile “Bazı Kisvelerin Giyilemeyeceğine Dair Kanun’un” kaldırılmak istenmesi bunun göstergesidir. Netice olarak, bazı isimlerin kullanılşması meselesine, ilk Meclis dahil edilerek yapılan yorum yanlış ve yanıltıcı olacaktır.” açıklamasını yapmıştır.


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.