Bazı kokular vardır, genzinizden içeri girdiği an sizi olduğunuz yerden söküp alır; zamanın ve mekânın ötesinde bir yere götürür. Geçtiğimiz günlerde Kozak Yaylası’nın o dik yamaçlarından, köylülerin ellerinden gelen bir kavanoz kozalak pekmezi geçti elime. Kapağını açtığım an odaya yayılan keskin çam kokusu; beni bir anda bugünden koparıp çocukluğumun çam ormanlarına, topladığımız o taze kozalakların yanına bıraktı.
Aldığım keyif aslında pekmezin şekerinde ya da kıvamında değil, o kokunun hissettirdiği anılardaydı.
İnsan zihni tuhaf; binlerce görüntüyü unutuyor, yüzlerce ismi hafızasından siliyor ama bir kokuyu asla affetmiyor. Bilim buna "Proust Fenomeni" diyor. Burnumuzun ucundaki o küçücük reseptörler, beynimizdeki duygu ve hafıza merkezine doğrudan bağlı. Diğer duyularımız mantık süzgecinden geçerken, koku süzgeçsiz bir şekilde kalbimize iniyor. İşte bu yüzden bazen sadece bir besin maddesini değil, bir yaşanmışlığı tüketiyoruz.
Aynı his, ahşap bir evin içine girdiğimizde de yakalar bizi. Betonun soğuk ve kokusuz sterilliğine inat; ahşap nefes alır, sizinle beraber yaşlanır ve hikâye biriktirir. Ahşap bir evi en çok kokusu için sevmek, aslında hayatın hızına karşı bir direniş. Gıcırdayan merdivenlerin, kışın soba başında beklenen akşamların, toprağın, ağacın ve çocukluğun kokusu.
Tarihi evlere girdiğimizde de yalnızca bir yapının içinde dolaşmayız; geçmişin izleri arasında yürürüz. Kim bilir kaç bayram sabahı, kaç kış gecesi, kaç vedaya ve kaç sevince şahit oldular. Her ev, içinde yaşayan insanların anılarıyla birlikte yaşlanır; bence yaşanmışlığının en güçlü miraslarından biri de kokusudur.
Modern dünyanın en büyük eksiklerinden biri bize bir şeyler hatırlatacak kadar güçlü ve doğal kokuların hayatımızdan çekilmesi. Neyse ki hala o yaylalardan gelen bir kavanoz pekmez veya başımızı soktuğumuz bir ahşap tavan, bize buradasın ve bir geçmişin var diyebiliyor.
Kozak’ın o keskin çam kokusu burnuma her çalındığında, sadece bir lezzeti değil, bir zaman dilimini yudumladığımı biliyorum. Çünkü biliyorum ki; koku geçmişe giden en kısa yol..