HANEHALKI ENFLASYON BEKLENTİSİ

Abone Ol

Eylül ayı enflasyon oranı (TÜFE) bir önceki aya göre yüzde 3,23, yıllık enflasyon ise 0,34 puan artarak yüzde 33,29 olarak gerçekleşmiştir. Özellikle gıda ve alkolsüz içeceklerin fiyatı yüzde 4,62 oranında artarak enflasyon oranını belirlemiştir.

Eylül ayı enflasyon oranı ENAG tarafından yüzde 63,23, İTO tarafından ise yüzde 40,75 olarak hesaplanmıştır.

Ağustos ayında ise TÜİK enflasyonu yüzde 32,95, ENAG yüzde 65,49 ve İTO yüzde 42,48 olarak açıklamıştı.

Bu rakamlara göre, TÜİK’in ağustos ayı enflasyonu yükselirken diğer iki kurumun hesapladığı enflasyon oranları düşmeye devam etmiştir.

Buna paralel olarak, hanehalkının enflasyon beklentisinin de Koç Üniversitesi ve TCMB tarafından yayımlanan grafiklere göre düşmekte olduğu görülmektedir. Koç Üniversitesi’nin yaptığı ankete göre eylül ayında yüzde 58 olan beklenti, ekim ayında yüzde 53’e inmiştir. Merkez Bankası’nın açıkladığı oranlara göre ise 2023 yılı ortalarına kadar yüzde 80’lerin üzerinde olan hanehalkı enflasyon beklentisi bu tarihten sonra düşmeye başlamış, ağustos ayında yüzde 54,1 iken eylül ayında yüzde 53’e gerilemiştir.

Yani, eylül ayında TÜİK verilerine göre aylık enflasyon artmasına rağmen hanehalkı enflasyon beklentisi de düşmeye devam etmiştir.

2025 Eylül itibarıyla 12 ay sonrası için beklentilerdeki gerileme sadece hanehalkı için değil, piyasa katılımcıları ve reel sektör temsilcileri için de geçerlidir.

Hanehalkı beklentilerindeki düşüşün sebebi Merkez Bankası’na olan güvenin artması mıdır? Uygulanan ekonomik politikalara olan güvenden mi kaynaklanmaktadır? Yoksa ekonomideki yavaşlamanın bir sonucu mudur?

Bu soruya net bir yanıt vermek, finansal okuryazarlığın zayıf olduğu bir ülke için oldukça zordur.

Bu bağlamda, Merkez Bankası verilerine göre eylül ayı enflasyon oranı yüzde 33,29, İTO’ya göre ise yüzde 40,75 olmasına rağmen, hanehalkı enflasyon beklentisinin daha yüksek çıkması (Merkez Bankası’na göre eylülde yüzde 53, İTO’ya göre ekim ayında yüzde 53) hanehalkının, Merkez Bankası’nın yıl sonu için açıkladığı yüzde 31,77’lik enflasyon beklentisine fazla itibar etmediğini göstermektedir.

Diğer taraftan, halk için enflasyon “hayat pahalılığı” demektir. Ülkede enflasyon artış oranı düşse bile (ki ENAG’a göre de düşmektedir), fiyatlar artmaya, dolayısıyla hayat pahalılığı da artarak devam etmektedir. Özellikle yukarıda belirtildiği gibi, halkın bütçesinde eğitim, gıda ve kira kalemleri önemli bir yer tutmakta ve bu kalemlerdeki fiyat artışı diğerlerine göre daha yüksek olmaktadır.

Nitekim, Bloomberg HT Tüketici Güven Ön Endeksi’ne göre haziran ayında %77 olan endeks, eylül ayında %68,34’e, ekim ayında ise %65,54’e gerilemiştir.

Öte yandan, TCMB’nin raporuna göre 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranı bir önceki aya göre 0,2 puan azalarak yüzde 27,4 seviyesine inmiştir.

Bu bakımdan, hanehalkına göre enflasyon hâlâ oldukça yüksektir.