Herkesi Kurtarmaya Çalışan Kadın, En Çok Kendini Yorar

Abone Ol

Canım Kadın,

Bazı insanlar vardır…
Kimse istemeden yük taşırlar.
Kimse söylemeden çözüm olmaya çalışırlar.
Birinin sesi düşse toparlamak isterler, birinin morali bozulsun hemen iyileştirmeye çalışırlar.

Ve çoğu zaman bunu “iyi insan olmak” sanırlar.

Oysa bazen sürekli kurtarıcı olmak, sevgi değil; kontrol etme çabasıdır.
Bazen yardım etmek değil, kendi değersizlik hissini susturmaya çalışmaktır.
Bazen de insanın kendi yaralarını başkalarını iyileştirerek unutma çabasıdır.

Nietzsche’nin söylediği gibi:
“Talep edilmeyen yardım çoğu zaman bir tür saldırganlıktır.”

İlk duyduğunda sert geliyor değil mi?
Çünkü biz özellikle kadınlara yıllarca şunu öğrettiler:
“Herkese yetiş.”
“Kimseyi kırma.”
“Fedakâr ol.”
“Toparla.”
“İyileştir.”
“Herkesi düşün.”

Ama kimse dönüp şunu öğretmedi:
Her insan, kendi hayatının sorumluluğunu taşımak zorunda.

Bir insan değişmek istemiyorsa…
Hazır değilse…
Sürekli aynı döngüde kalmayı seçiyorsa…
Senin sevgin, sabrın, açıklaman ya da fedakârlığın onu değiştiremez.

Psikolojide buna “direnç” denir. İnsan bazen acısından şikâyet etse bile, o acıyı bırakmaya hazır değildir. Çünkü alıştığı şey, ona zarar verse bile tanıdıktır. Carl Jung’un yaklaşımında da insanın dönüşümü, ancak kişinin kendi yüzleşmesini kabul etmesiyle başlar.

Yani sen birinin yerine iyileşemezsin.

Ve bunu kabul etmek, sandığından daha büyük bir olgunluktur.

Çünkü bazı kadınlar, sevilmek için gerekli olmayı öğrenmiştir.
Bu yüzden sürekli çözüm üretirler.
Sürekli dinlerler.
Sürekli toparlarlar.
Sürekli verirler.

Ama zamanla fark etmeden tükenirler.

Çünkü karşı taraf değişmedikçe, sen sadece kendi enerjini tüketmiş olursun.

Birini sürekli ayağa kaldırmaya çalışırken kendi ruhunu yere bırakabilirsin.

İşte bu yüzden sınır koymak bencillik değildir.
Bir insanın kendi hayatıyla yüzleşmesine izin vermek bazen yapılabilecek en sağlıklı şeydir.

Çünkü herkes kendi dersini yaşamak zorunda.

Bir tohumun toprağı yarması için nasıl kendi gücü gerekiyorsa, insanın da değişebilmesi için kendi iradesi gerekir. Sen toprağı açmaya çalışırsan, kökü zedelersin.

Ve canım kadın…
Şunu bilmeni istiyorum:

Sen terapist olmak zorunda değilsin.
Kimsenin annesi olmak zorunda değilsin.
Kimsenin karanlığını tek başına taşımak zorunda değilsin.

Bazen sevgi; kurtarmaya çalışmak değil, geri çekilmeyi bilmektir.

Çünkü gerçek yardım, karşındaki insan hazır olduğunda anlam bulur.

Hazır olmayan bir zihne zorla verilen tavsiye, çoğu zaman sadece öfke yaratır.
İnsan değişimi ancak kendi içinde ihtiyaç olarak hissettiğinde başlatır.

Ve bu senin başarısızlığın değildir.

Her şeyi düzeltmeye çalışmayı bıraktığında kötü biri olmazsın.
Sadece kendini de önemsemeye başlamış olursun.

Küçük Bir Farkındalık Egzersizi

Bugün sessizce otur ve kendine şu soruları sor:

Sürekli kimi kurtarmaya çalışıyorum?

Ben yorulurken, o gerçekten değişmek için çaba gösteriyor mu?

Yardım mı ediyorum, yoksa kontrol etmeye mi çalışıyorum?

Biraz geri çekilsem ne olurdu?


Sonra derin bir nefes al.

Ve şu cümleyi kendine tekrar et:

“Ben herkesin yükünü taşımak zorunda değilim.”

Bugün birini düzeltmeye çalışmak yerine, kendi ruhuna dön.
Kendi yorgunluğunu fark et.
Kendi sınırlarını koru.
Çünkü bazen en büyük şefkat, kendini tüketmeyi bırakmaktır.

Unutma Canım Kadın…
Senin görevin herkesi kurtarmak değil.
Senin görevin, önce kendini kaybetmemek.