Canım Kadın,
Hayatın bir yerinde çok önemli bir gerçeği öğreniyorsun:
Herkes seni sevmeyecek.
Herkes seni anlamayacak.
Herkes senin iyi niyetini göremeyecek.
Ve en önemlisi...
Sen ne kadar doğru olursan ol, bazı insanlar senden yine de hoşlanmayacak.
Eskiden bunun sebebini kendinde arardın.
"Acaba yanlış bir şey mi yaptım?"
"Acaba kırdım mı?"
"Acaba daha farklı davransaydım severler miydi?"
diye düşünürdün.
Sonra zaman geçer.
İnsanları gözlemlemeye başlarsın.
Ve fark edersin ki bazı insanların sana duyduğu rahatsızlığın seninle hiçbir ilgisi yoktur.
Onlar senin ne söylediğine değil, neyi temsil ettiğine tepki verirler.
Çünkü bazı insanlar, kendilerinin yapamadığını yapan insanlardan rahatsız olur.
Hayır diyebilen bir kadından...
Sınır koyabilen bir kadından...
Kendini ezdirmeyen bir kadından...
Sürekli onay aramayan bir kadından...
Kendi değerini bilen bir kadından...
Rahatsız olurlar.
Çünkü senin duruşun, onların yıllardır kaçtığı gerçekle yüzleşmelerine neden olur.
Canım Kadın,
Öz saygısı olan bir kadın herkesi mutlu etmeye çalışmaz.
Herkes tarafından sevilmek için şekilden şekile girmez.
Sürekli açıklama yapmaz.
Sürekli kendini ispatlamaya çalışmaz.
Çünkü bilir ki;
Kendini anlatmakla geçen bir ömür, kendini yaşamakla geçen bir ömürden çok daha yorgundur.
Bazı insanlar sen eğildiğinde seni sever.
Bazı insanlar sessiz kaldığında seni sever.
Bazı insanlar ihtiyaç duyduklarında seni sever.
Ama sen dik durduğunda...
Sınır koyduğunda...
Kendini seçtiğinde...
Bir anda değişirsin onların gözünde.
Aslında değişen sen değilsindir.
Sadece artık eskisi kadar ulaşılabilir, kullanılabilir ya da yönlendirilebilir değilsindir.
İşte bazı insanlar bunu sevmez.
Ve biliyor musun?
Bu normaldir.
Çünkü herkes senin ışığını alkışlayacak kadar olgun değildir.
Bazıları ışığı görmek yerine onu söndürmeye çalışır.
Bu yüzden insanların sana karşı tavırlarını her zaman kendi değerinin ölçüsü sanma.
Bir insanın seni sevmemesi, senin sevilmeye layık olmadığın anlamına gelmez.
Bir insanın seni anlamaması, senin yanlış olduğun anlamına gelmez.
Bir insanın senden rahatsız olması, senin değişmen gerektiği anlamına hiç gelmez.
Bazen bu sadece onun kendi içindeki savaşın yansımasıdır.
Bugünün Egzersizi
Bir kağıt al ve şu soruyu yaz:
"Hayatımda sırf eleştirilmemek ya da sevilmek için vazgeçtiğim şeyler neler?"
Düşün.
Belki sustuğun bir konu...
Belki koyamadığın bir sınır...
Belki yarım bıraktığın bir hayal...
Belki sırf birileri rahatsız olacak diye küçülttüğün bir yanın...
Sonra bunların altına şu cümleyi yaz:
"Kendimi kaybetmek pahasına kimsenin sevgisini kazanmak zorunda değilim."
Bu cümleyi birkaç kez oku.
Ve nasıl hissettiğine dikkat et.
Canım Kadın,
Olgunluk herkes tarafından sevilmek değildir.
Olgunluk, herkes tarafından sevilmenin mümkün olmadığını kabul etmektir.
Senin görevin herkesi memnun etmek değil.
Senin görevin kendine ihanet etmeden yaşayabilmektir.
Bırak bazı insanlar seni yanlış anlasın.
Bırak bazı insanlar senden hoşlanmasın.
Bırak bazı insanlar senin hakkında hikâyeler uydursun.
Çünkü hayatını onların düşüncelerine göre yaşamaya başladığın gün, kendi gerçeğinden uzaklaşırsın.
Ve unutma Canım Kadın;
Sana değer veren insanlar, sen küçüldüğün için değil, kendin olduğun için yanında kalırlar.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin de olabilir bir kadına gönder. Belki onun da kendini suçlamayı bırakıp, kendi değerini hatırlamasına vesile olursun.