Canım Kadın,
Hayat sana çok şey öğretecek.
Bazı insanlar güvenmeyi...
Bazıları mesafe koymayı...
Bazıları ise sessizce gitmeyi öğretecek.
Ama zaman geçtikçe anlayacaksın ki, hayatın en büyük sınavı bunların hiçbiri değil.
Asıl sınav...
Yaşadıklarına rağmen kalbini karartmadan yoluna devam edebilmektir.
Çünkü incinmek kolaydır.
Kırılmak kolaydır.
İnsanlara benzemek de kolaydır.
Asıl zor olan; canın yandıktan sonra bile sevgiyi seçebilmektir.
Asıl zor olan; sana yapılanı başkasına yapmamaktır.
Asıl zor olan; hayat seni sertleştirmeye çalışırken, özündeki merhameti kaybetmemektir.
Canım Kadın,
Bazen öyle hayal kırıklıkları yaşarsın ki, "Artık kimseye güvenmeyeceğim." dersin.
Bazen öyle haksızlıklara uğrarsın ki, "Ben de onlar gibi olacağım." diye düşünürsün.
İşte tam o anlarda hayat sana bir seçim sunar.
Ya yaşadığın acının karakterini değiştirmesine izin vereceksin...
Ya da yaşadığın acıya rağmen karakterini koruyacaksın.
İnsan büyüdükçe şunu fark ediyor:
Seni güçlü yapan şey, hiç yara almamış olman değildir.
Yaralarına rağmen sevgiyi taşıyabilmendir.
Çünkü gerçek güç, kalbini kapatmak değildir.
Kalbini koruyarak açık tutabilmektir.
Canım Kadın,
İyi kalpli olmak saf olmak değildir.
Herkese inanmak değildir.
Sınır koyamamak hiç değildir.
İyi kalpli olmak; kötülüğü seçebileceğin hâlde iyiliği seçebilmektir.
Affetmek zorunda olmadığın yerde kin taşımamaktır.
Kimseyi kurtarmaya çalışmadan yine de şefkatli olabilmektir.
Hayat seni değiştirmeye çalışırken, özünü kaybetmemektir.
Çünkü dünyanın daha sert insanlara değil...
İyiliğini aklıyla dengeleyebilen güçlü kadınlara ihtiyacı var.
Canım Kadın,
Unutma...
İnsanlar seni kırabilir.
Hayal kırıklığına uğratabilir.
Emeklerini görmeyebilir.
Ama bunların hiçbiri senin kim olduğunu belirlemez.
Senin kim olduğunu belirleyen şey, bütün bunlardan sonra nasıl biri olmayı seçtiğindir.
Çünkü karakter, güzel günlerde değil...
En zor zamanlarda ortaya çıkar.
Ve bazen en büyük zafer, kimse alkışlamasa bile vicdanını kaybetmeden yaşamaya devam edebilmektir.
Küçük Bir Egzersiz
Bugün sessizce kendine şu üç soruyu sor:
"Son yaşadığım kırgınlık beni nasıl değiştirdi?"
"Kalbimi koruyor muyum, yoksa tamamen kapattım mı?"
"Bugünden sonra iyiliğimi kaybetmeden kendimi nasıl daha iyi koruyabilirim?"
Sonra aynaya bak ve yavaşça şu cümleyi söyle:
"Ben yaşadıklarımla değil, seçtiklerimle kim olduğumu belirliyorum. İyiliğimi korurken sınırlarımı da koruyorum."
Bu cümleyi sadece söyleme...
Hisset.
Çünkü gerçek güç, kalbini taşlaştırmak değil; bilgeleştirmektir.
Canım Kadın,
Hayat herkesi değiştirir.
Ama herkes aynı yöne değişmez.
Kimisi yaşadıkları yüzünden sevgisini kaybeder.
Kimisi ise yaşadıkları sayesinde sevginin kıymetini daha iyi anlar.
Sen ikinci kadın ol.
İnsanlara karşı değil...
Kötülüğe karşı mesafeli ol.
Kalbini kapatma.
Sadece onu hak etmeyenlere teslim etme.
Çünkü en büyük başarı, sadece ayakta kalmak değildir.
İnsanlığını, vicdanını ve iyiliğini kaybetmeden yoluna devam edebilmektir.
Ve inan...
Dünyayı gerçekten değiştirenler, en çok acıyı yaşadığı hâlde iyi kalmayı seçen insanlardır.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da, yaşadıklarına rağmen iyiliğini kaybetmemesi gerektiğini hatırlamaya ihtiyacı vardır.