POLİTİKA

İYİ Parti lideri Dervişoğlu: Cumhurbaşkanı adayı çıkarmamız muhtemel

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Armağan Çağlayan ile Sorgusuz Sualsiz programında Türkiye’nin gündemini değerlendirdi.

Abone Ol

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Ekol TV ekranlarında Armağan Çağlayan ile Sorgusuz Sualsiz programına katılarak gündeme dair dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Dervişoğlu, Türkiye’nin içinde bulunduğu durumu değerlendirdi ve çözüm süreciyle ilgili önemli mesajlar verdi.

“Birikmiş sorunlar çözüme kavuşmadı”

Dervişoğlu, “Türkiye’de ne oluyor?” sorusuna verdiği yanıtta, Türkiye’de geçmişte yaşanan sorunların tekrardan yaşandığını ve bu sorunların hala çözüme kavuşmadığını belirtti. “Gerginlikler üzerinden siyasi stratejiler tanzim ediliyor ve bu adımların olumsuz sonuçlar doğurması muhtemel” diyen Dervişoğlu, bu olumsuz gelişmelerin önüne geçebilmek için tedbirler aldıklarını ifade etti.

“Tekrarına izin verilmeyecek”

Yeni çözüm süreciyle ilgili sorulara yanıt veren Dervişoğlu, geçmişte yaşanan süreçlerin Türkiye’ye ağır maliyetler getirdiğini hatırlatarak, bir daha aynı hataların yapılmayacağını belirtti. "Bölücü terör örgütüne kazandırılan imkanlar herkes tarafından biliniyor. Bu nedenle böyle bir sürecin yeniden yaşanması mümkün değil" dedi.

“Siyasi alan açma çabası”

İktidarın siyasi gerginlikleri bir araç olarak kullanmaya çalıştığını vurgulayan Dervişoğlu, “İktidar, gerginlik üzerinden bir siyasi alan açmaya gayret ediyor olabilir. Bu alandan beslenerek, önümüzdeki seçimleri tanzim edebilirler. Ancak Türkiye’nin böyle bir pozisyonu kaldıracak durumu yok” şeklinde konuştu.

CHP’ye Eleştiriler: “İktidarın değirmenine su taşıdılar”

Dervişoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 2024 yerel seçimlerinden sonra daha fazla yumuşama ve normalleşme çabalarına girdiğini belirterek, bu tutumun iktidarın işine yaradığını söyledi. CHP'nin bu süreçte attığı adımların iktidarın işine yarayacak siyasi zeminler oluşturduğunu ifade etti.

“Cumhurbaşkanı’nın yetkisi var”

Erken seçimle ilgili tartışmalara değinen Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın erken seçim yapma yetkisine sahip olduğunu belirtti. “Cumhurbaşkanı erken seçim yapma yetkisine sahip. Ancak muhalefetin böyle bir imkanı varken, erken seçim taleplerinin vadeye çekilmesi gerektiğini düşünüyorum” dedi.

“Demokratik haklar kısıtlanmamalı”

AK Parti ve DEM Parti arasında kayyum tartışmalarının gündeme gelmesi üzerine Dervişoğlu, kayyum uygulamalarına karşı olduklarını ve bunun demokratik hakların kısıtlanması anlamına geldiğini vurguladı. “Kayyum, hukukun doğru bir biçimde uygulanmadığı bir durumdur” dedi.

"Benim asıl meselem ülkenin hali"

İYİ Parti’nin önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminde ortak aday tercih edip etmeyeceği sorulan Dervişoğlu, “Bunun için çok erken. Kimler birbiriyle yarıştırılıyor bakmak lazım. Adaylardan bir tanesi bir tanesi Sayın Recep Tayyip Erdoğan ve bana göre aday olamayacak birisi. Bir kere, aday olmayacak birisinin yarıştırılabilir olması kabul edilebilir değil. Sonra bu anket şirketleri CHP’li iki belediye başkanı üzerinden değerlendirmeler yapıyorlar. Sanki orta yerde bir konsensus oluşmuş, angajmanlar tamamlanmış gibi de bir hissiyat oluşturuyorlar. Oysa yarınlarda ne olacağı belli değildir. Kendimizi doğrularımızı anlatmak adına bir cumhurbaşkanı adayı çıkarmamız da pek tabiidir ki muhtemel olabilir. Bugünün şartlarına bakarak yarınları tanzim etmeye yönelik bir düzenleme içerisinde ya da planlama içerisinde değiliz ama şunu söylüyorum. Olamaz dediğimiz kişi yarıştırılıyor, aday olup olması muhtemel kişiler üzerinde demokrasinin kılıcı gibi birtakım yargısal müdahaleler sallanıyor. Şimdi kamuoyunda tartışma; Tayyip Bey mi, Ekrem Bey mii Mahsur Bey mi olacak? Bu son derece enteresan. Angajmanılar sanki tamamlanmış, şartlarda oluşturulmuş gibi. Hangisi olacak diye bir kaygım yok. Benim asıl meselem vatandaşın, ülkenin, Cumhuriyet’in hali ne olacak?” yanıtını verdi.

 “Türkiye’nin ihtiyacı olan değişim”

Dervişoğlu, Türkiye’nin temel ihtiyacının anayasa değişikliği değil, iktidar değişikliği olduğunu belirterek, mevcut iktidarın yanlış stratejileri nedeniyle ülkenin yönetilemez hale geldiğini vurguladı. Bu nedenle, muhalefetin sorumluluk taşıyarak doğru bir dil kullanması gerektiğini sözlerine ekledi.