Müziği ve duruşuyla hafızalara kazınan Karadeniz müziğinin “şair ceketli çocuğu” Kâzım Koyuncu, 20 yıl önce bugün hayata veda etmişti. Laz müziği ve rock’ı birleştirerek kendine has bir müzik dili yaratan Koyuncu, 25 Haziran 2005’te akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetmiş, sanatçının babası 2016’da kanserden ölmüş, abisi de uzun süre kanserle mücadele ettiğini açıklamıştı.
Karadeniz’de birçok insan gibi Koyuncu ailesinin de kanserle mücadele etmek zorunda bırakan olay 1986’da Sovyetler Birliği’nde meydana gelen Çernobil nükleer faciasıydı.
Nükleer sızıntı Karadeniz ve çevresindeki yerleşim yerlerini etkilemiş, birçok insan kansere yakalanmıştı. Türkiye’deyse dönemin sanayi ve ticaret bakanı Cahit Aral, televizyonda çay içerek nükleer tehlikenin ülkede üretilen mahsulünü etkilemediğini savunmuştu.
Kâzım Koyuncu kimdir?
Nüfusa geç kaydedilen doğum tarihi 10 Mayıs 1972 olsa da, ailesine göre 7 Kasım 1971’de Artvin’in Hopa ilçesine bağlı Yeşilköy’de dünyaya gelen Koyuncu, altı çocuklu ailenin beşinci bireyi olarak büyüdü.
Çocukluk yıllarında babaannesinden masallar dinleyen, “Kemençeci Yaşar” lakabıyla tanınan Yaşar Turna’dan Karadeniz türkülerini öğrenen Koyuncu’nun müzik sevgisi küçük yaşlarda şekillendi. Babasının kendisine aldığı mandolinle ortaokul yıllarında müzikle tanıştı.
1989’da köyünden ayrılarak İstanbul Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nde eğitim almaya başlayan Koyuncu, müzik çalışmalarına bu dönemde ağırlık verdi. 1992 yılında Ali Enver ile birlikte “Dinmeyen” adlı grubu kurarak müzik dünyasına ilk adımını attı.
Okulu bırakarak tamamen müziğe yönelen Koyuncu, tiyatro oyunları için müzikler besteledi, Karadeniz müziğini rock ile birleştiren tarzını geliştirdi. “Zuğaşi Berepe” grubunu kurarak hem bu grupla hem de Dinmeyen ile üretmeye devam etti.
1995’te grubuyla ilk albümü Va Mişkunan’ı (Bilmiyoruz) yayımlayan Koyuncu, 1996’da Dinmeyen ile Sisler Duvarı, 1999’da ise Zuğaşi Berepe ile İgzas albümünü dinleyicilerle buluşturdu.
“Viya!” ile geniş kitlelere ulaştı
2001 yılında ilk solo albümü Viya! ile Karadeniz’in duygusal ve sert melodilerini kendine has üslubuyla yorumladı. Albümde yer alan “Dido” adlı şarkı, sanatçının en çok bilinen eserlerinden biri oldu.
2002 yılında Gülbeyaz dizisinin müziklerini hazırlayan Koyuncu, bu sayede daha geniş bir kitleye ulaştı. 2004’te çıkan ikinci solo albümü Hayde, sanatçının müzikal çizgisini daha da belirginleştirdi. Koyuncu, Türkçenin yanı sıra Hemşince, Lazca ve Gürcüce dillerde şarkılar seslendirdi.
Hastalığına rağmen sahneleri bırakmadı
2004 yılında kendisine kanser teşhisi konulmasına rağmen sahne çalışmalarına devam etti. Son konserini 4 Şubat 2005’te İstanbul Taksim’deki Yeni Melek Gösteri Merkezinde verdi. “Ha kanser ha konser” sözleriyle hafızalarda yer etti.
“Şair Ceketli Çocuk” olarak anılan Kazım Koyuncu, verdiği röportajlarda gençliğin cesaretini ve hayal gücünü vurguladı. “Hayatı ileriye götüren şey hayallerimizdir. Hayallerimizi gerçekleştiren şey ise cesaretimizdir” diyerek gençlerin hayallerine sahip çıkmasını savundu.
25 Haziran 2005’te 33 yaşında hayatını kaybeden sanatçı, memleketi Yeşilköy’de toprağa verildi.
Anısı kitaplara konu oldu
Sanatçının yakın dostu Paluri Arzu Kal Demirçi, Kazım Koyuncu ile tanıştığı günden sanatçının son anlarına kadar süren dostluklarını “Şair Ceketli Çocuk: Kazım” adlı kitapta anlattı.
Kazım Koyuncu, aradan geçen 20 yıla rağmen şarkıları, sahnedeki enerjisi ve insanlara kattığı değerlerle hafızalardaki yerini korumaya devam ediyor.