Canım Kadın,
Hepimizin görmekten hoşlandığı yanları vardır.
Güçlü yanlarımız...
Başarılarımız...
İnsanların takdir ettiği özelliklerimiz...
Bir de görmezden gelmeye çalıştığımız taraflarımız vardır.
Kırgınlıklarımız...
Kıskançlıklarımız...
Korkularımız...
Öfkemiz...
Yetersizlik hislerimiz...
İşte çoğu insan hayatı boyunca sadece ışığını göstermeye çalışır.
Ama gerçek dönüşüm ışığı büyütmekle değil, karanlığı tanımakla başlar.
Çünkü bastırdığın her duygu bilinçaltında yaşamaya devam eder.
Yok olmaz.
Sadece şekil değiştirir.
Bazen ilişkilerinde ortaya çıkar.
Bazen bedeninde.
Bazen tekrar eden hayat döngülerinde.
Bazen de nedenini anlayamadığın duygusal tepkilerinde...
Bir insanın en büyük yanılgılarından biri, kendi gölgesini başkalarında aramasıdır.
Kendi öfkesini başkasında görür.
Kendi korkusunu başkasına yükler.
Kendi değersizlik hissini başkalarının davranışlarında arar.
Sonra da hayatla, insanlarla ve kaderle savaşmaya başlar.
Oysa bilinçaltı çalışmalarında sıkça gördüğümüz bir gerçek vardır:
Şifalanmak, kusurlarını yok etmek değildir.
Onları fark edip dönüştürebilmektir.
Karanlık tarafın kötü değildir.
O da senin bir parçandır.
Belki yıllarca duyulmayan içindeki çocuk...
Belki reddedilmekten korkan tarafın...
Belki sevilmek isteyen yanın...
Belki de yıllardır güçlü görünmeye çalışırken yorulan ruhun...
Onları reddettikçe daha çok güçlenirler.
Onları kabul ettikçe dönüşmeye başlarlar.
Çünkü insanın bütünlüğü sadece ışığından oluşmaz.
Işığı ve gölgesiyle birlikte insandır.
Belki bugün seni en çok zorlayan şey bir başkasının davranışı değildir.
Belki kendi içinde yüzleşmekten kaçtığın bir duygu kapıyı çalıyordur.
Belki hayat sana ceza vermiyor.
Belki sana kendini gösteriyordur.
Çünkü bazen en büyük farkındalık;
"Bu neden benim başıma geliyor?" sorusundan,
"Bu durum bana ne öğretmeye çalışıyor?" sorusuna geçtiğimizde başlar.
Ve işte o an kurban rolünden çıkar, kendi dönüşümünün sorumluluğunu almaya başlarız.
Canım Kadın,
Kendini sadece güçlü yanlarınla sevmeye çalışırsan sürekli savaş içinde kalırsın.
Ama hem ışığını hem gölgeni kabul ettiğinde içindeki çatışmalar yavaş yavaş sona ermeye başlar.
Gerçek özgürlük kusursuz olmak değildir.
Kendin olmaktan korkmamaktır.
Bugünün Farkındalık Egzersizi
Sessiz bir yere geç.
Bir kağıt al ve şu cümleyi yaz:
"Kendimde görmekten en çok kaçındığım şey nedir?"
Aklına gelen ilk cevabı yaz.
Sonra kendine şu soruyu sor:
"Bu duygunun bana anlatmak istediği şey ne?"
Savunmaya geçmeden...
Yargılamadan...
Sadece dinle.
Belki yıllardır susturduğun bir parçan ilk kez konuşmak istiyordur.
Canım Kadın,
İnsan sadece ışığını kabul ettiğinde eksik kalır.
Gerçek bütünlük, karanlığını da sahiplenebildiğinde başlar.
Çünkü gölgesini tanıyan insan, artık ondan korkmaz.
Korkmadığı şeyi dönüştürebilir.
Dönüştürdüğü yerde ise özgürleşir.
Unutma...
İçindeki karanlık senin düşmanın değil.
Henüz şefkatle bakılmayı bekleyen bir parçandır.
Ve bazen en parlak ışıklar, en karanlık gecelerden sonra doğar.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da kendi ışığına ulaşabilmek için önce gölgesini anlamaya ihtiyacı vardır.