Kardeşlik

Abone Ol

Hayatın koşturmacası içinde dönüp arkamıza baktığımızda, geriye sadece çocukluğumuzun tozlu sokakları ve o sokakları paylaştığımız yüzler kalır. İnsan büyüdükçe anlar ki, anne ve babanın bu dünyadan göçerken bıraktığı en büyük miras, tapu senetleri ya da banka hesapları değildir. En büyük miras, dönüp arkamızı yaslayabileceğimiz bir kardeşin varlığıdır. Eskilerin çok kıymetli bir sözü vardır: "Sel gider taş kalır, el gider kardeş kalır." Hayat fırtınası önünde ne varsa sürükleyip götürdüğünde, sular çekilince yanınızda kalan o sarsılmaz taş, yine kardeşinizdir.
Peki, ne demektir "kardeş kardeşin emanetidir" Emanet, koruyup kollanması gereken, üzerine titrenen ve kutsal sayılan bir sorumluluktur. Kardeşlik de tam olarak budur; dünyaya gözlerinizi açtığınızda seçemediğiniz ama hayat boyu canınızdan bir parça olan o insan, aslında size verilmiş en büyük dünya rızkıdır. Aynı damarlardan beslenip, aynı evde büyürken paylaşılan sadece ekmek ya da oyuncaklar değildir. Paylaşılan şey ilk gözyaşı, ilk kahkaha, saklanan ilk sır ve hayatın ta kendisidir.
Günümüz dünyasında bağlar ne yazık ki giderek zayıflıyor. Maddi menfaatler, fani hırslar ve incir çekirdeğini doldurmayacak kırgınlıklar yüzünden birbirine sırt dönen, yıllarca konuşmayan kardeşlerin hikayelerini daha sık duyar olduk. Oysa dünya malı dünyada kalırken, insan her düştüğünde gözü yine o tanıdık omuzu arar. Kardeşin hatası, kusuru ya da öfkesi olabilir; insanız, hepimiz çiğ süt emdik. Ancak ne olursa olsun, aradaki bağı tamamen koparmak, o kutsal emanete ihanet etmek demektir. Kardeşlik ahlakı, sadece iyi günde yan yana durmayı değil, en zor zamanda o kusurları örtebilmeyi ve birbirinin hissiyatına hürmet edebilmeyi gerektirir.
Birbirimizin elini sıkıca tutmak için anne babamızın yokluğunu beklemek zorunda değiliz. Bugün, şu an, her şeyi bir kenara bırakıp o emanete sahip çıkma vaktidir. Aramızdaki mesafeler ya da kırgınlıklar ne kadar büyük olursa olsun, kardeşinizin sesini duymak, ona "ben buradayım" diyebilmek tüm buzları eritmeye yeter. Unutmayalım ki elin açtığı yarayı zaman sarar ama kardeşin açtığı yara ömür boyu sızlar. Gönül heybemizdeki bu en ağır ama en güzel yükü incitmeden, sevgiyle ve hürmetle taşımak hepimizin insani vazifesidir. Kardeşinize sırtınızı dönmeyin; çünkü o, size bu hayatta bırakılmış en kıymetli emanettir.