Karşıyaka, Denizli'de Işıklar Saçtı!

Abone Ol

Denizli Atatürk Stadyumunda, Denizli İdmanyurdu'nun konuğu olan Karşıyaka, rakiplerinin yüreğine korku saldı! 0-5
Maçın başlangıç düdüğünden itibaren, oyunu rakip sahaya yıkan, yeşil kırmızılılar, arka arkaya pozisyonlara girseler de, gol için yarım saat beklemek zorunda kaldılar. Maçın 28. dakikasında, markajcılarından kurtulmak için arka direğe kaçan Ömer Faruk, çok güzel bir kafa vuruşuyla tabelayı değiştirdi. Denizli İdmanyurdu kalecisi Umutcan için şanssız bir gün oldu. İlk golden birkaç dakika sonra, Berat'ın 40 metreden yaptığı orta, kucağına gelirken, hava şartlarının azizliğine uğradı ve Karşıyaka ilk yarıdan maçı kopardı.
Hava şartları demişken, cefakar Karşıyaka taraftarından bahsetmezsem, hak yemiş olurum! Karşıyaka taraftarı, kendine ayrılan bölümü komple doldurduğu gibi, müthiş de destek verdi. Ve bütün bunları, sağanak yağış sürerken, sırılsıklam bir halde gerçekleştirdiler! Maçın ikinci devresinde, yaptıkları tribün şovlar ise bu ligin çok üzerindeydi.
Burada bir teşekkür borcumu da ödeyeyim: Denizli Valiliği ve Denizli Emniyet Müdürlüğü, Karşıyaka taraftarını, ilk yarı sonunda kapalı tribüne aldılar. Gerçekten soğuk ve yağmur içimize işlemişti. Teşekkürler Denizli.
Her Cuma, Egetv ekranlarında yayınlanan, Sahada Hukuk isimli programımda söylemiştim: "Pozisyon vermeden kazanırız. Rahat bir galibiyet olur" diye...
Bırakın gol pozisyonunu, orta sahayı bile geçemediler! Denizlili oyuncular, o kadar çaressiz kaldılar ki, 40-50 metreden bile şut atmaya çalıştılar! Akan oyunda, ceza alanında topla buluşan rakip oyuncu göremedim! Basatemür hoca, savunmayı çok iyi duruma getirdi. Bunu herkes kabul ediyor. Ama artık hücumda da etkiliyiz. Ömer Faruk'un dönüşüyle gol problemi de çözüldü. Dün iki gole imza atan oyuncumuz, son golde de, işin içindeydi. Kaleci yaptığı hatayı, Ömer Faruk'un etkili pres sonrasında yaptı. Bana göre hat-trick yaptı Ömer Faruk.
Köşe yazılarımı sürekli takip edenler, Erhan'ı ne kadar sevdiğimi, beğendiğimi, yere göğe koyamadığımı bilir. Fakat dünkü maçta, Erhan yoktu. Geldiğinden beri, en etkisiz, en isteksiz maçını oynadı. Alıştığımız kilit paslarını, ince çalımlarını hiç göremedik! Nazar boncuğu olsun! Eskişehir maçında, kendini af ettirir nasıl olsa!
Pazar günü çok kritik iki maçımız var. Federasyonlara çok teşekkür ediyoruz! Yine basketbol ve futbol maçlarımızı çakıştırmayı başarmışlar! Bunun sistematik olduğunu biliyoruz! Bu kadar tesadüf ancak sıkı çalışma ile olur! Lütfen hiç kimse bunun tesadüf olduğunu iddia edip, zekamızla alay etmesin! Zaten doğruyorsunuz, bir de karşımıza geçip, aklımızla alay etmeyin! Çünkü bu, yıllardır böyle!
Ama yine de, siz ne zorluklar çıkarırsanız, çıkarın, göğsünde Ata'sının armağanı ay-yıldız olan kulübün taraftarını, yönetimini yıldıramazsınız! Durduramazsınız!
Eskişehir maçında stadın ful olacağından, hiç şüphem yok! Lütfen küfür etmeyelim, ceza almayalım. Geçen sene yaptığımız hataları yapmayalım. Yine rahat bir galibiyet bekliyorum. Ama bu sefer, "Pozisyon vermeden kazanırız" diyemiyorum. Kesin kazanırız ama biraz daha çekişmeli geçer diye düşünüyorum.
Tabi bunun için çok iyi bir motivasyon şart! Onu da Basatemür hocamız halleder. Bu noktadan sonra en önemli konu konsantrasyon! Play of'ta da ilacımız belli! Takım iyi, taraftar iyi, hoca iyi. Oyuncuların da motivasyonu yüksek olursa, işin sonu düğün, bayram!
Hem futbolda lig çıkacağız, hem de basketbolda ligde tutunacağız!
Göğsünde ay yıldız olan takımlardan bahsetmişken, A Milli takımımız, bu akşam Dünya Kupası yolunda, son iki adımı atmaya çalışıyor. Lucesku yönetimindeki Romanya ile, tamam mı, devam mı? maçı oynayacağız. Ne yazık ki Montella, yine bizi santraforsuz oynatacak! O yüzden bu maçı kazanırsak, ancak oyuncularımızın bireysel yeteneği ile kazanırız! Ve bunu Montella ile değil, Montella'ya rağmen başarmış oluruz! Bu dediklerimde ne kadar haklı olduğumu, Montella ülkesine geri döndükten sonra, santraforlu bir kadro ile oynamaya başladığımızda görürsünüz! Milli takımımıza Dünya Kupası yolunda başarılar diliyorum.
Sevgi ve Saygılarımla