Karşıyaka İstediğini Aldı

Şampiyonlar Ligi, grup aşaması son maçında, Fransa'nın Quentin takımı ile deplasmanda karşılaşan Karşıyaka, 67-93 kazanarak, turladı ve bir sonraki aşamada ev sahibi avantajını cebine koydu.

Abone Ol

Öncelikle bütün Karşıyakalıların 19.12 Dünya Karşıyakalılar Gününü kutlarım.  Takıma da hediye ettikleri galibiyet için teşekkür ederim... 
    Maça dönersek, skora bakanlar, Karşıyaka için çok rahat bir maç olduğunu, güle oynaya maçı kazandığını düşünebilirler. Fakat hiç de öyle olmadı. Rakip maça çok hızlı başladı. Hem boyalı alandan, hem de 3 sayı çizgisi dışından sayılar buldular. Tribünler de görevini fazlasıyla yerine getirdi. Sinir bozucu bir orkestra tutmuşlar ve seyirciyle beraber gerekli katkıyı verdiler. Bu sezon bu kadar çok faul atışı kaçırdığımız bir maç hatırlamıyorum. Fransız ekibinin, bilhassa ilk iki periyotta çok iyi savunma yaptıklarını söyleyebilirim. Canla başla müdafaa yaptılar. Biz ise can sıkıcı orkestra etkisinden mi bilinmez, bir türlü maça giremedik. Savunmada da standartımızı gösteremedik. Buna rağmen sayı farkı fazla artmadı. Bunun nedeni de bence iki takım arasındaki oyuncu kalitesi farkıydı. Hemen hemen hiçbirşey oynamadığımız bu dakikalarda, tam farkın açılacağı anlarda, bir top çalıp, hızlı hücumla sayı bulduk yada zorlama bir üçlük, içeri kat ederek zor bir sayı gibi oyuncunun kalitesini gösteren işlerle ayakta kaldık. Ama bu işlerin arkası gelmedi. O zor üçlükten sonra yada iyi savunma yaptığımız bir sekanstan sonra, Tamam! Oynamaya başlıyoruz galiba! sanmamızın, hemen arkasından, basit bir top kaybı, yada boş şutları değerlendirememe, gibi sebeplerle, oyun hep Fransızların istediği gibi gitti. Parkeye çıkarken 11 sayılık bir avantajımız vardı. Yani Karşıyaka 10 sayıyla kaybetse bile yoluna, ev sahibi avantajıyla devam edecekti. Quentin bu sınırın limitine kadar geldi. 10 sayıya çıktı fark. Bu bölümde, bir ara içimde sadece 2 kişi oynuyormuşuz gibi bir his oluştu!  McCollum ve Russell...  Webb, Jeferson ve Boutsiele sahada yok gibiydiler. Sipahi de vasatı aşamasa da, en azından yok gibi değildi. Yine de devrenin sonunda farkı eritmeyi başardık. Bu dakikalarda oyuna dahil olan, Muhsin kardeşimin gayretli oyunundan, savunmada yarattığı farktan söz etmemek haksızlık olur. 
   İkinci yarıya daha iyi başladık. Ufuk hocamız belli ki içeride gerekli uyarıları yapmış. Gerekli önlemleri almış. Bana göre uzak ara, ligin en iyi ve en zeki hocası Ufuk Sarıca. Ayrıca en vefalı hocası da kendisidir. Hocamıza yapılan yada yapılacak hiçbir haksızlığı kabul etmiyorum. Bununla ilgili, önümüzdeki hafta içi ek yazı yazacağım. 
    Nihayet üçüncü periyotta, biraz olsun kendimiz gibi oynamaya başladık. Oyun dengeye geldi. İlk yarıda çok efor sarf eden rakipte de düşüşler başladı. Fark kapanınca, Fransızların suratları da düşmeye başladı ve son periyoda gireken skor da dengelendi. 
   Final periyodunu ise muhteşem oynadık. McDermott sezon başından beri beklediğimiz şutör performansını sergiledi ve arka arkaya 4 üçlük isabeti sağlayınca bir anda öne fırladık. 10 sayıyla öne geçince, rakip bütün mola haklarını kullandı. Ama bir çözüm üretmeleri mümkün değildi. Çünkü bizde stres kalmadı. Stres bitince yağmur gibi üçlükler gelmeye başladı. McCollum ve Russell da her topu kaldırdığında isabet bulmaya başladı. Muhsin de gayretli oyununu sürdürdü ve birçok kritik ribauntu çekince rakip çöktü. Müdafaada da çok iyiydik. Bu bölümde 19-0 gibi inanılmaz bir seri yakaladık ve seyircinin de gazı kesildi. Rakibin oynama iştahı kalmadı. İlk yarı o kadar kötü oynamamıza rağmen, maçın sonunda, neredeyse Quentini de 100'ler kulübüne üye yapıyorduk! Bu sene birçok maçta çok doyurucu bir basketbol sergilediğimizi, siz değerli Haberekspres gazetesi okuyucuları için birkaç kere yazmıştım. Fransızları da sadece son periyotta oynadığımız oyunla, basketbola doyurduk! Sanırım bir süre basketbol topu bile görmek istemeyeceklerdir! 
    Kendi oyunumuzu sahaya yansıtabildiğimiz sürece bu kupanın en büyük favorilerinden biri Karşıyakadır!        
     Göğsünde Atatürk'ün armağan ettiği ay yıldız bulunan ve Atatürk'ün kulübü olduğu, herkes tarafından bilinen kulübümüz Karşıyaka'ya, Avrupa Şampiyonlar Ligi Kupası,  ne kadar da çok yakışır... 
     Sevgi ve Saygılarımla....