Canım Kadın,
Hayatta bazen her şey yolunda gibi görünür ama içinde bir şeyler hep eksik kalır.
Çabalarsın… uğraşırsın… iyi olmaya, doğru olmaya, güçlü olmaya çalışırsın.
Ama yine de bir şey yerine oturmaz.
İşte o his var ya…
“Bir şey yanlış ama ne olduğunu bilmiyorum” dediğin yer…
Orası çoğu zaman bir hata değil,
bir yön kaybıdır.
Çünkü insan bazen fark etmeden kendi yerinden çıkar.
Bir başkasının yükünü alır.
Bir annenin, bir babanın, bir kardeşin sorumluluğunu taşır.
Belki birinin duygusunu, birinin acısını, birinin eksikliğini…
Ve bunu bilinçli yapmaz.
Sevdiği için yapar.
Ait olmak için yapar.
Sevilmek için yapar.
Ama fark etmez ki…
Kendi yerinden çıktıkça, kendinden uzaklaşır.
Ve işte o zaman başlar o içsel yorgunluk.
Ne kadar dinlensen geçmez.
Ne kadar konuşsan çözülmez.
Ne kadar güçlü olmaya çalışsan hafiflemez.
Çünkü mesele yorgunluk değil…
Mesele yer.
Ruh, ait olduğu yeri bilir Canım Kadın.
Ve sen kendi yerinde olmadığında, sana bunu hissettirir.
Bir huzursuzlukla…
Bir ağırlıkla…
Bir “olmuyor” hissiyle…
Şifa dediğimiz şey de çoğu zaman sandığımız gibi bir şeyi düzeltmek değildir zaten.
Sadece olması gereken yere geri dönmektir.
Kendi yerine.
Ama burada çok önemli bir şey var:
Kendi yerine dönmek,
kimseyi bırakmak değildir.
Kimseyi sevmemek değildir.
Kimseye sırt çevirmek değildir.
Sadece şunu söyleyebilmektir içten içe:
“Bu sana ait… ve ben sana saygıyla geri veriyorum.”
İşte bu cümle…
bir kadını yükten varlığa taşır.
KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Derin ama sade)
Bugün kendinle sessiz bir alan kur.
Gözlerini kapatabilirsen kapat.
Ellerini kalbinin üzerine koy.
Ve kendine şu soruyu sor:
“Ben şu an gerçekten kendi yerimde miyim?”
Cevabı zorlamadan bekle.
Sonra hayatında seni en çok yoran kişiyi ya da durumu düşün.
Ve içinden, yumuşak ama net bir şekilde şunu söyle:
“Bu sana ait…
Ben seni görüyorum…
Ama bunu taşımak bana ait değil.”
Bunu birkaç kez tekrar et.
Belki bir ağırlık kalkacak.
Belki bir duygu gelecek.
Belki sadece bir farkındalık…
Ne gelirse gelsin doğru.
Sonra kendine dön ve şunu söyle:
“Ben kendi yerimi alıyorum.”
Bunu söylediğinde bedeninde ne değişiyor, fark et.
Çünkü beden yalan söylemez.
Canım Kadın,
Sen kimsenin yükünü taşımak zorunda değilsin.
Sevgi, yük almak değildir.
Sen kimsenin yerini doldurmak zorunda değilsin.
Sevgi, eksik kapatmak değildir.
Sen sadece kendin olmalısın.
Çünkü en doğru yer…
en güçlü yer…
en huzurlu yer…
Senin kendi yerindir.
Orada zorlanmazsın.
Orada akarsın.
Orada kendini ispat etmeye çalışmazsın.
Sadece olursun.
Ve belki de hayatında ilk kez,
olmanın yettiğini hissedersin.
Bugün kendine bunu hatırla:
Yerini aldığında…
hayat zaten yerine oturur.