Kendin Olmaktan Vazgeçersen En Büyük Kaybı Sen Yaşarsın

Abone Ol

Canım Kadın,

Bir portakal ağacı, limon vermeye çalışmaz.

Çünkü bilir ki kendi özüne ihanet ederek varlığını sürdüremez.

Toprağın ona verdiğini inkâr etmez.

Kendi meyvesini verir.

Kendi doğasını yaşar.

İnsan ise çoğu zaman tam tersini yapar.

Sevilmek için değişir.

Kabul görmek için susar.

Dışlanmamak için kendini gizler.

Bir süre sonra da aynaya baktığında, karşısındaki kişinin kim olduğunu hatırlayamaz.

İşte insanın en büyük yorgunluğu da burada başlar.

Canım Kadın,

Hayatın boyunca belki sana "Biraz daha böyle ol.", "Biraz daha sessiz ol.", "Biraz daha güçlü görün.", "Biraz daha fedakâr ol." dediler.

Ve sen de sevilmek uğruna kendinden küçük parçalar vermeye başladın.

Önce hayallerinden vazgeçtin.

Sonra duygularından...

Sonra sınırlarından...

En sonunda da kendinden...

Oysa seni gerçekten seven insanlar, seni başka birine dönüştürmeye çalışmaz.

Onlar, sen olduğun için yanında kalır.

Çünkü gerçek sevgi değiştirerek değil, kabul ederek büyür.

Canım Kadın,

Herkesi memnun etmeye çalıştığında, en çok kendini ihmal edersin.

Herkesin beklentisine göre yaşadığında, kendi sesini duyamaz hâle gelirsin.

Ve bir gün fark edersin ki yıllardır yaşadığın hayat, senin seçimin değil; başkalarının senden beklediği hayattır.

İşte bu yüzden en büyük cesaret, herkes gibi olmak değildir.

En büyük cesaret, herkes değişmeni isterken kendin kalabilmektir.

Çünkü özünü kaybettiğin bir başarı, başarı değildir.

Kendini unuttuğun bir ilişki, sevgi değildir.

Ruhunu susturduğun bir hayat ise yaşamaktan çok, sadece var olmaktır.

Canım Kadın,

Toprak, ağacı olduğu gibi kabul eder.

Güneş, çiçekleri birbirine benzetmeye çalışmaz.

Doğa hiçbir şeyi zorlamaz.

Sadece herkesin kendi özünü yaşamasına izin verir.

Belki biz insanların da en çok öğrenmesi gereken şey budur.

Kendimiz olabilmek...

Ve başkalarının da kendisi olmasına izin verebilmek.

Bugünkü Egzersizin

Bugün kendine şu üç soruyu yaz ve içtenlikle cevapla:

"Hayatımın hangi alanında sırf kabul görmek için kendimden ödün veriyorum?"

"Gerçekten istediğim hâlde yapmaya cesaret edemediğim şey ne?"

"Eğer kimsenin yargısından korkmasaydım, nasıl bir kadın olurdum?"

Cevaplarını okurken kendini eleştirme.

Sadece fark et.

Çünkü değişim, önce dürüst bir farkındalıkla başlar.

Canım Kadın,

Hayatın sana vereceği en büyük ödül, herkes tarafından sevilmek değildir.

Kendi özüne sadık kalarak yaşayabilmektir.

Çünkü insanlar seni olduğundan farklı biri olduğun için alkışlayabilir.

Ama ruhun, sadece gerçek hâlinde huzur bulur.

Kendini değiştirmek zorunda hissettiğin her yerde biraz dur.

Ve kendine şu soruyu sor:

"Ben gerçekten bu muyum, yoksa sevilmek için oynadığım bir rol mü?"

Unutma...

Dünya, birbirinin kopyası olan insanlara değil; özünü kaybetmeden yaşamayı seçen cesur kadınlara ihtiyaç duyuyor.

Sen de o kadınlardan biri ol.

Bugün bu yazıyı ihtiyacı olduğunu düşündüğün ya da çok sevdiğin bir kadına da gönder. Belki onun da kendisi olmaya cesaret edebilmesine, özünü yeniden hatırlamasına vesile olursun.