Canım Kadın,
Hayat bazen uzun ve karanlık bir koridor gibi gelir insana.
Her şey üst üste gelmiş gibi olur. Beklediğin haber gelmez, istediğin kapılar açılmaz, emek verdiğin şeyler gecikir. O zaman da zihnin yavaş yavaş sana şu cümleleri fısıldamaya başlar:
"Ya olmazsa?"
"Ya başaramazsam?"
"Ya yine hayal kırıklığına uğrarsam?"
İşte tam da o noktada çoğu kadın dışarıdan bir işaret bekler.
Birinin ona inanmasını...
Birinin onu desteklemesini...
Birinin "Sen yaparsın." demesini...
Oysa çoğu zaman unutulan bir gerçek vardır:
Hayatındaki değişim, başkalarının sana inanmasıyla değil; senin kendine inanmanla başlar.
Çünkü bilinçaltı, senin kendin hakkında verdiğin kararlara göre çalışır.
Eğer iç dünyanda sürekli yetersiz olduğuna, değersiz olduğuna ya da başaramayacağına inanıyorsan; zihnin de bu inancı doğrulayacak kanıtlar toplamaya başlar.
Bir başarısızlık yaşarsın ve "Bak işte, yine olmadı." dersin.
Bir eleştiri duyarsın ve "Zaten yeterli değilim." diye düşünürsün.
Bir kapı kapanır ve "Demek ki bana göre değil." sonucuna varırsın.
Aslında olaylar seni tanımlamaz.
Sen olayları hangi gözle yorumluyorsan, hayat sana onu gösterir.
Bilinçaltı çalışmalarında sıkça gördüğümüz şeylerden biri şudur:
Bir insan önce zihninde başarısız olur, sonra hayatında.
Ya da önce zihninde kazanır, sonra hayatında.
Çünkü her gerçeklik önce içeride başlar.
Canım Kadın,
Kendine inanmak, her şeyin mükemmel olacağına inanmak değildir.
Kendine inanmak;
Korksan bile devam edebilmek,
Düşsen bile ayağa kalkabilmek,
Henüz sonucu görmesen bile yoluna güvenebilmektir.
Çünkü cesaret korkunun yokluğu değildir.
Korkuya rağmen ilerleyebilmektir.
Belki bugün hayatında hâlâ çözülememiş meseleler var.
Belki kalbini yoran bir ilişki...
Belki maddi bir sıkışmışlık...
Belki gelecekle ilgili belirsizlikler...
Ama unutma;
Bugün gördüğün tablo, hikâyenin tamamı değildir.
Bir tohum toprağın altında görünmezken de büyümektedir.
Ve bazen hayatın en büyük dönüşümleri, hiçbir şey olmuyor sandığın dönemlerde gerçekleşir.
Bugünün Farkındalık Egzersizi
Sessiz bir yere geç.
Gözlerini kapat.
Derin bir nefes al ve ver.
Sonra kendine şu soruyu sor:
"Eğer kendime gerçekten güvenseydim, bugün nasıl davranırdım?"
Cevapları düşünmeye çalışma.
Sadece dinle.
Belki bir telefon açardın.
Belki yeni bir adım atardın.
Belki vazgeçmek yerine biraz daha devam ederdin.
Belki de kendini eleştirmeyi bırakırdın.
Şimdi o cevaptan sadece bir tanesini seç.
Ve bugün onu uygula.
Küçük de olsa bir adım at.
Çünkü özgüven, bekleyerek değil; hareket ederek inşa edilir.
Canım Kadın,
Bazen her şey yoluna girmeden önce senin yoluna gireceğine inanman gerekir.
Bazen mucize, kapının açılması değil; kapı açılmadan önce yürümeye devam etmendir.
Kendine bugün şunu hatırlat:
Belki henüz her şey istediğim gibi görünmüyor.
Ama ben kendime güvenmeyi seçiyorum.
Çünkü hayatımın en önemli destekçisi, en büyük yol arkadaşı ve en güçlü sesi önce ben olmalıyım.
Ve unutma...
Her şey yoluna girecek olabilir.
Ama buna ilk inanan kişi gerçekten sen olmalısın.
Bugün bu yazıyı ihtiyacı olan ya da sevdiğin bir kadına gönder. Belki onun da şu an en çok ihtiyacı olan şey, kendine yeniden inanmayı hatırlamaktır.