GÜNCEL

DSP lideri Aksakaldan Kıbrıs Barış Harekâtı mesajı

DSP Genel Başkanı Önder Aksakal, TBMM Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla iki devletli çözüm ve Türkiye'nin garantörlük hakkına vurgu yaptı.

Abone Ol

Demokratik Sol Parti (DSP) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Önder Aksakal, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümü dolayısıyla Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu'nda konuştu. Aksakal, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın tarihi önemine dikkat çekerek, Türkiye'nin garantörlük hakkı ile iki devletli çözüm yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

16 Temmuz 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu'nda gerçekleştirilen konuşmada Aksakal, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yıl dönümü nedeniyle DSP'nin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.

Kıbrıs Barış Harekâtının tarihi önemine vurgu yaptı

Aksakal konuşmasında, dört gün sonra Türk milletinin tarihindeki en şanlı, en haklı ve en onurlu sayfalardan biri olarak nitelendirdiği Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünün kutlanacağını söyledi.

Konuşmasında, FETÖ'nün 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yıl dönümü ile 15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs'ta gerçekleştirilen darbe arasında benzerlik kuran Aksakal, EOKA'nın adadaki Türk toplumunu hedef aldığını ifade etti.

Aksakal, Demokratik Sol anlayışın her türlü darbeye karşı olduğunu belirterek, dönemin Başbakanı Bülent Ecevit'in tereddüt etmeden Türk Silahlı Kuvvetleri'ni adaya gönderdiğini ve Kıbrıs Türklerinin yalnız olmadığını dünyaya ilan ettiğini söyledi.

Harekâtın barış amacı taşıdığını söyledi

Önder Aksakal, Kıbrıs Barış Harekâtı'nın yalnızca askeri bir başarı değil, ulusal onurun, bağımsızlığın ve mazlumun yanında durma kararlılığının simgesi olduğunu ifade etti.

Konuşmasında Bülent Ecevit'in şu sözlerini hatırlattı:

"Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz."

Aksakal, 1974 yılından bu yana adada tek bir damla kan akmadığını, harekâtın her iki topluma huzur ve güven ortamı sağladığını, ayrıca Yunanistan'daki cunta yönetiminin sona ermesine ve ülkede demokrasinin yeniden tesis edilmesine katkı sunduğunu dile getirdi.

İki devletli çözüm çağrısı yaptı

Konuşmasında uluslararası gelişmelere de değinen Aksakal, yarım asır önce sahada yaşanan gelişmelerin ardından bugün diplomasi alanında Kıbrıs Türklerinin kazanımlarının hedef alındığını savundu.

Uluslararası güçler ile Rum yönetiminin federasyon modeli altında Kıbrıs Türklerini azınlık statüsüne düşürmek, Türkiye'nin garantörlük hakkını sona erdirmek ve adadaki Türk varlığını zayıflatmak istediğini öne sürdü.

Doğu Akdeniz ve Mavi Vatan vurgusu

Aksakal, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Türkiye Cumhuriyeti'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve deniz yetki alanlarına ilişkin haklarının tek taraflı girişimlerle kuşatılmaya çalışıldığını ifade etti.

Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin son yıllarda hız verdiği silahlanma faaliyetleri ile yabancı askeri güçlere yönelik adımlarının Doğu Akdeniz'deki huzuru tehdit ettiğini belirten Aksakal, Türkiye'nin Kıbrıs Adası'nın üç garantör devletinden biri olduğunu vurguladı.

"Kıbrıs Türkünün egemenliğini yok sayan, onu ambargolarla dünyadan tecrit etmeye çalışan her türlü girişim bizim gözümüzde yok hükmündedir." ifadelerini kullandı.

Garantörlük ve Türk askerine vurgu yaptı

DSP Genel Başkanı Aksakal, konuşmasında üç temel başlığa dikkat çekti.

Bunlardan ilkinin Kıbrıs'ta iki devletli çözüm olduğunu belirten Aksakal, çözümün ancak Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin eşit egemenliği ve uluslararası statüsüyle bağımsız bir devlet olarak tanınmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

İkinci olarak Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün kırmızı çizgi olduğunu belirten Aksakal, Türk askerinin adadaki varlığının barış ve istikrarın güvencesi olduğunu söyledi.

Üçüncü olarak ise Mavi Vatan'daki haklardan geri adım atılmayacağını ifade eden Aksakal, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin deniz yetki alanlarındaki haklarının Türkiye'nin haklarından ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.

KKTC'nin tanınması çağrısı

DSP olarak Kıbrıs meselesini yalnızca dış politika konusu olarak görmediklerini belirten Aksakal, Kıbrıs'ın milli varoluş ve tarihsel sorumluluk meselesi olduğunu ifade etti.

Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası alanda tanınması için diplomatik girişimlerin artırılması gerektiğini söyleyen Aksakal, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle ilişkilerin güçlendirilmesini istedi.

Aksakal, Kıbrıs Türk halkının hiçbir zaman yalnız kalmayacağını belirterek, arkasında Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile DSP'nin bulunduğunu ifade etti.

Konuşmasının sonunda Kıbrıs Barış Harekâtı'nın 52. yıl dönümünü ve Kıbrıs Türklerinin Barış ve Özgürlük Bayramı'nı kutlayan Aksakal, Bülent Ecevit, Necmettin Erbakan, Dr. Fazıl Küçük, Rauf Denktaş, şehitler ve gazileri rahmet, minnet ve şükranla andı.

Konuşmasını "Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sonsuza dek yaşayacaktır. Ne mutlu Türk'üm diyene." sözleriyle tamamladı.