“Kimse Görmüyorken Kendine Nasıl Davrandığın, Özdeğerini Belirler”

Abone Ol

Canım Kadın,

İnsanların çoğu kendine bakmayı, kendini önemsemeyi sadece dışarı çıkarken hatırlıyor.

Misafir geleceğinde evi topluyor… Birisi göreceğinde güzel giyiniyor… Takdir alacağı zaman özen gösteriyor…

Ama yalnız kaldığında…

Eski tişörtlerin içine giriyor, saçını toplamaya bile üşeniyor, kendine kötü davranıyor, ruhsal olarak dağılıyor, sonra da neden içinin boş hissettiğini anlamıyor.

Çünkü birçok kadın farkında olmadan özdeğerini başkalarının bakışına teslim ediyor.

Sanki değerli olmak için görülmek gerekiyormuş gibi…

Oysa insanın gerçek karakteri, kimse onu izlemiyorken ortaya çıkar.

Ve en önemli ilişki; yalnız kaldığında kendinle kurduğun ilişkidir.

Çünkü sen kendi yalnızlığında kendine nasıl davranıyorsan, bilinçaltın senin değerini öyle algılıyor.

Kendine sürekli özensiz davranan bir zihin, bir süre sonra şu mesajı almaya başlıyor:

“Ben ancak başkaları varken değerliyim.”

İşte insanı içten içe tüketen görünmez yorgunluk tam burada başlıyor.

Canım Kadın…

Kendine bakım yapmak sadece estetik değildir. Bu bir psikolojik mesajdır.

Yatağını toplaman… Cildine krem sürmen… Saçını taraman… Güzel kokman… Kendine güzel bir kahve hazırlaman…

Bunlar küçük şeyler gibi görünür. Ama zihne şunu söyler:

“Ben kendime değer veriyorum.”

Ve inan bana… İnsan önce kendi gözünde değerli hissetmeye başlar. Sonra dünya da ona öyle davranır.

Çünkü özensizlik sadece dış görünüşü değil, ruh enerjisini de düşürür.

Bir süre sonra insan: ertelemeye, üşenmeye, kendini geri plana atmaya başlar.

Sonra da: “Neden motive olamıyorum?” “Neden kendimi iyi hissetmiyorum?” diye sorar.

Çünkü ruh da ihmal edildiğinde solar.

Ve burada çok önemli bir şey söylemek istiyorum:

Kendine özen göstermek kibir değildir.

Kendine saygıdır.

Kendini sevmek bencillik değildir.

Kendi ruhunun sorumluluğunu almaktır.

Bazı kadınlar hayatlarını sadece başkalarına vererek geçiriyor. Herkesi toparlıyor… Herkese yetişiyor… Herkesi düşünüyor…

Ama aynaya baktığında kendi içindeki kadını unutmuş oluyor.

Oysa bir kadın önce kendi ruhuna iyi gelmeyi öğrenmeli.

Çünkü içi tükenmiş bir kadın, kimseye gerçek anlamda ışık olamaz.

Ve özdeğer dediğimiz şey, sosyal medyadan gelen beğenilerle kurulmaz.

Sessiz anlarda kurulur.

Kimse seni alkışlamıyorken… Kimse seni izlemiyorken… Kimse senden bir şey beklemiyorken…

Kendine hâlâ sevgiyle yaklaşabiliyor musun?

Asıl soru budur.

Çünkü insan yalnızken kendine nasıl davranıyorsa, aslında kendini gerçekten ne kadar sevdiği orada ortaya çıkar.

Ve şunu unutma Canım Kadın…

Bazı insanlar yalnızlığı değersizlik sanıyor. Oysa yalnızlık bazen insanın kendine geri dönme alanıdır.

Kendi ruhunu yeniden duyma yeridir.

Başkalarının sesinden uzaklaşıp, kendi iç sesini yeniden tanıma yeridir.

Bu yüzden yalnız kaldığında kendini bırakma.

Tam tersine… Kendine daha çok yaklaş.

Çünkü sen sadece insanlar gördüğünde değerli değilsin.

Sen, kendi başınayken de kıymetlisin.

Mini Egzersiz: “Kimse Görmüyorken”

Bugün sadece kendin için bir şey yap.

Paylaşmak için değil. Birisi görsün diye değil. Takdir almak için değil.

Sadece kendin için.

Güzel bir kıyafet giy. Saçını yap. Yürüyüşe çık. Kendine güzel bir masa hazırla. Sessizce kahveni iç. Aynaya bak ve yüzünü yumuşat.

Sonra kendine şu cümleyi söyle:

“Ben yalnızken de değerliyim.”

Bunu hissederek söyle.

Çünkü özdeğer, başkalarının sana verdiği bir şey değildir.

Senin kendine her gün verdiğin mesajların toplamıdır.

Ve son olarak Canım Kadın…

Hayatta herkes seni sevmeyebilir, anlamayabilir, görmeyebilir…

Ama sen kendini ihmal etmeyi bıraktığında, içindeki kadın yeniden ayağa kalkar.

Ve bir kadın kendine gerçekten değer vermeye başladığında, artık sevgiyi dilenmez…

Çünkü kendi ruhunda zaten evindedir.