Kişinin değil bilginin peşinde olalım

Abone Ol

Çocuklarımız açısından acıların konuşulmadığı, sadece güzelliklerin konuşulduğu bir dünya yaratmıştım kendime. Kızım Rüya’nın sergisinin heyecanı, yeni sergisi için hiç hız kesmeden yarattığı projelerle pembe dünyamda çok mutluydum. En saçma duyduğum şeyler sınıf arkadaşlarının ona sen yeteneksizsin falan filan deyişleriydi. Bende Rüya’ya alayla bakmayı öğretiyordum ‘’Kızım İtalyan bir sanatçı Maurizio Cattelan duvara muz yapıştırdı ve onun bu eseri 6.2 milyon dolara satıldı. Sen kendine güven, inan bu hayatta her şey iyi bir tanıtım ve şans işi olabiliyor, kimse sanat otoritesi değil, keyfine bak’’ diyordum. Tek derdimiz buydu.

Bu sabah aldığım hatta yapmak zorunda olduğum bir haberle kendime yarattığım bu dünya kıyametini yaşadı ve yıkıldı. Buca Kaynaklar’da 14 yaşında bir çocuğun cinsel istismar haberi. Aile ulaştı bana. 35 yaşında bir mahlukatın mağduru çocuk. Bu ülkede çocuklara rahat yok. Ama savcıların satın alınamayacağını da kanıtlamak biz gazetecilerin görevi. Satın alamazsınız siz benim ülkemin savcısını, pisliklerinizi örtmesi için kullanamazsınız, bunu da size kanıtlamadan durmayız. Güzel dünyama geri dönebilmek için bunu yapmamız şart.

Geleceğin piskopatlarını aileler yetiştiriyor. Kötülüğü o kadar normalleştiriyorlar ki… Kötülük önce dilde, yalanda başlıyor, sonra fiziksel kötülüğe kadar gidiyor. Çocuklarımızla en masum duygularımızla iletişim kurmalıyız ki onlar da insanlarla uğraşan, didişen biri değil, kendi ilgi alanlarına odaklanabilen bireyler olsun. Kötülüğe değil iyiliğe hizmet edelim. Başkası ne giymiş, ne yapıyorun peşinde değil ben bugün dünyadan ne haberler aldımın peşinde olalım. ‘’Kaliteli insan işiyle, boş insan kişiyle uğraşır’’ demiş atalarımız , boşverin siz Ayşe, Fatma ne yapmışı, hedefimiz sadece çocuklarımızın gelişimi ve mutlaka bir hobi edinmesi olsun. Sağlıklı toplum için en büyük görev annelerimize düşüyor. Tramvayda saç baş yolan genç kızlara sahip olmak kim ister? Kıskançlık değil sevgiyle ve empati duygusuyla zenginleştirelim yavrularımızı, had bilmeyi öğretelim.
Çocuğunuzun matematikte az doğrusu olsa ne olur, arkadaşının kalbini kırmıyorsa, negatif eleştiriler yapmıyorsa iş hayatında mutlaka çok daha başarılı bir yolu olacaktır. İletişim becerileri çok kıymetli. Yeni moda kişiyle hiçbir deneyimi olmayan biri bir takımda yer alma ihtiyacından hedef belirledikleri kişiye takıyorlar. Birbirlerine selam vermeyip birbirlerini sürekli stalklayan kadınların dünyasını gördüm. Çok acıyorum bu küçük dünyalara, bunlar nasıl çocuklar yetiştirecekler? Keşke bu kadar boş vaktim olsa Fransızca kursuna başlardım hemen. Çocuklarımıza dil öğretme telaşında bu kadar olsak valla sevgili dostum Ebru Göksel gibi dört dili anadili gibi konuştururduk çocuklarımıza. Bilgiye bağımlı hale gelen insanlar suç işleyebilir mi? İnsanların değil bilginin peşinde anneler olmamız dileğiyle… O zaman çocuklarımızın gözyaşları dinecek.