CHP Konak İlçe Başkanı Emrah Kazımoğlu, partisindeki “mutlak butlan” süreci, sol siyasetin geleceği, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik tartışmalar ve CHP’den ayrılarak YENİ Parti’yi kuran isimler hakkında değerlendirmelerde bulundu.
“SOLUN ÖZÜNE DÖNMESİ İÇİN TARİHİ FIRSAT”
Parti içinde yaşanan ayrışmaların ve “mutlak butlan” sürecinin demokrasi açısından olumlu bir tablo olmadığını belirten Kazımoğlu, sürecin CHP’nin yeniden yapılanması açısından değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Kazımoğlu, CHP’nin kurucu parti niteliğine dikkat çekerek, partinin “ideolojik sapmalardan ve cemaat yapılanmalarından arınması” gerektiğini söyledi. Yaşanan süreci sol ve sosyal demokratların yeniden kendi özüne dönmesi açısından “tarihi bir fırsat” olarak gördüğünü ifade etti.
“CEMAAT YAPILANMALARININ SIZDIĞINI GÖRÜYORUZ”
Türkiye siyasi tarihinde yaşanan kırılma noktalarının doğru yönetilemediğini savunan Kazımoğlu, Susurluk, 17-25 Aralık ve 15 Temmuz süreçlerine ilişkin eleştirilerde bulundu.
CHP içinde yaşanan son gelişmelerin geçmişteki eksikliklerin bir sonucu olduğunu öne süren Kazımoğlu, belediyeler ve siyaset yapısında cemaat yapılanmalarının etkisine ilişkin iddiaların dikkate alınması gerektiğini söyledi.
“KILIÇDAROĞLU TABANIYLA HELALLEŞMELİ”
Kemal Kılıçdaroğlu’nun “helalleşme” çıkışını da değerlendiren Kazımoğlu, bunun CHP tabanı ve Türkiye’deki sosyal demokratlarla yeni bir iletişim sürecine dönüşmesi gerektiğini belirtti.
Parti içi demokrasinin güçlendirilmesi gerektiğini ifade eden Kazımoğlu, mahalle seçimleri ile kadın ve gençlik kollarında ön seçim yönteminin önemine dikkat çekti. Ön seçimlerin daha kapsamlı uygulanması halinde parti içinde daha fazla yenilenme yaşanabileceğini savundu.
“5’Lİ ÇETE KILIÇDAROĞLU’NDAN İNTİKAM ALDI”
Kazımoğlu, Kılıçdaroğlu’nun “5’li çete” olarak nitelendirdiği yapılarla mücadelesine ilişkin de çeşitli iddialar dile getirdi.
Bu mücadelenin Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığından daha önce başladığını belirten Kazımoğlu, söz konusu yapıların daha sonra Kılıçdaroğlu’ndan intikam aldığını öne sürdü. Kazımoğlu, müteahhit çevreleri ile Ekrem İmamoğlu arasındaki yakınlığın da bilindiğini iddia etti.
“KILIÇDAROĞLU’NUN KİTLEYLE BAĞINI KOPARMAK İÇİN ÇALIŞILDI”
Kılıçdaroğlu’na yönelik sosyal medya ve kamuoyundaki eleştirilerin sistematik bir trol saldırısına dönüştüğünü savunan Kazımoğlu, Ankara Sıhhiye’deki mahkeme sürecinde Kılıçdaroğlu’na destek veren kalabalığı hatırlattı.
Kazımoğlu, bu süreç sonrasında Kılıçdaroğlu’nun toplumdaki ve parti tabanındaki etkisini azaltmaya yönelik özel bir çalışma yürütüldüğünü düşündüğünü söyledi.
“SOL, EMEKÇİ MAHALLELERİNİ SAĞA KAPTIRDI”
Sol siyasetin emekçi sınıflarla bağının zayıfladığını savunan Kazımoğlu, Gezi sürecinin de sol açısından yeterince değerlendirilemediğini ifade etti.
İşçiler, mevsimlik işçiler, yoksul köylüler ve emekçilerin sorunlarının siyasetin merkezine alınması gerektiğini belirten Kazımoğlu, yeni anayasa tartışmalarında bu kesimlerin taleplerinin yeterince gündeme getirilemediğini söyledi.
“YENİ PARTİ’Yİ İYİ PARTİ SANIYORLAR”
CHP’den ayrılarak YENİ Parti çatısı altında siyaset yapan isimleri de eleştiren Kazımoğlu, ayrılık sürecindeki siyasi üsluba tepki gösterdi.
Kazımoğlu, CHP’den ayrılmanın siyaseten mümkün olduğunu ancak partiye yönelik ağır söylemlerin kabul edilemeyeceğini belirterek, YENİ Parti’nin ideolojik bir hattının bulunmadığını savundu.
“MUHALEFETİN CHP’YE KÜFRETTİRMESİ İKTİDARA HİZMET”
YENİ Parti’nin toplum tarafından İYİ Parti ile karıştırıldığını öne süren Kazımoğlu, CHP’ye yönelik sert söylemlerin muhalefetin bütününe zarar verdiğini söyledi.
Kazımoğlu, “Muhalif seçmeni Cumhuriyet Halk Partisi’ne küfrettirerek kime hizmet ediyorsunuz?” diyerek, muhalefet içindeki tartışmaların iktidarın işine yaradığını savundu.
“ADAYLAR SADECE SIFATLAR ÜZERİNDEN BELİRLENDİ”
YENİ Parti yönetici kadrolarının geçmişteki aday belirleme süreçlerini de eleştiren Kazımoğlu, “genç” veya “kadın” gibi sıfatların tek başına adaylık için yeterli kriter olmadığını savundu.
Adayların politik aidiyet ve liyakat temelinde belirlenmesi gerektiğini belirten Kazımoğlu, siyasi geçmişi olmayan kişilerin yalnızca belirli sıfatlar üzerinden aday gösterilmesinin parti açısından sorunlara yol açtığını ileri sürdü.