Kredi kartı borçlarının asgari ödeme tutarını ödeyerek geri kalan parayı daha fazla getiri sağlayacak bir yerde değerlendirmek mantıklı mı? Basit bir hesapla bu yöntemin avantajlarını ve risklerini irdeleyelim.
Asgari ödeme oranları ve maliyetler
Kredi kartı borcunuzun yalnızca asgari ödeme tutarını ödemeniz durumunda, aylık %1,36, yıllık ise %16,32 faiz ödemeniz gerekiyor. Bu maliyet, kredi kartı faizine ek olarak Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu (KKDF) gibi kesintilerle birlikte %18’e çıkabilir. Dolayısıyla, asgari ödeme yapmayı düşünenler, bu %18 faiz oranından daha fazla kazandıracak düşük riskli finansal enstrümanlara yönelmeli. Örneğin mevduat faizleri veya eurobond yatırımları tercih edilebilir. Ancak hisse senedi veya kripto paralara yönelmek ciddi bir risk oluşturur.
Yüksek getiri sağlayan yatırımlar mümkün mü?
Peki, asgari ödeme yaparak geri kalan parayı kazançlı bir yatırıma dönüştürmek mümkün mü? Örneğin 10.000 TL borcun 4.000 TL’sini öder ve 6.000 TL’yi hisse senedi ağırlıklı bir yatırım fonunda değerlendirirseniz, ortalama %4 oranında getiri sağlayabilirsiniz. Hesaplayalım:
- Gelir: 6.000 TL x %4 = 240 TL
- Faiz Gideri: 6.000 TL x %1,5 = 90 TL
- Aylık Net Kazanç: 240 - 90 = 150 TL
Bu durumda, yalnızca aylık 150 TL’lik bir kazanç elde edilebilir ve bu tutar bileşik olarak yıllık 1.800 TL gibi bir getiri sağlayabilir. Fakat kredi kartının sadece asgari tutarını ödemeniz halinde kredi notunuzun düşebileceğini unutmamalısınız.
Riskleri göz ardı etmeyin
Asgari ödeme yöntemini finansal bir avantaja dönüştürmek mümkündür ancak yüksek riskli yatırım araçlarına yönelmek stratejinizi tehlikeye sokabilir. Ayrıca, kredi kartı borcunun sürekli asgari tutarını ödemek, kredi notunuzu düşürebileceğinden, finansal geleceğinizi de olumsuz etkileyebilir.