Neden Donuk Hissediyorsun

Abone Ol

Canım Kadın,

Hayatının bazı dönemlerinde sanki yürüyorsun ama ilerlemiyorsun gibi hissedersin.
Her şey aynı… insanlar aynı… döngüler aynı…

Ve içinden bir ses fısıldar:
“Ben neden burada takılı kaldım?”

Oysa bir zamanlar…
Dünya kocamandı.
İhtimaller sınırsızdı.
Kalbin daha cesurdu.

Peki ne oldu?

Büyüdün.

Ama sadece yaş almadın…
Aynı zamanda bazı parçalarını susturdun.

Güçlü görünmek için.
Kırılmamak için.
Yorulmadığını sanmak için.

İçinde bir yerlerde “zayıf” olanı kilitledin.
Korkan tarafını…
Yorulan tarafını…
Sevilmek isteyen o hassas halini…

Ve sonra hayat devam etti.

Ama senin o sakladığın parçalar…
kaybolmadı.

Sadece gölgeye çekildi.

Ve ne kadar derine itersen,
o kadar içeride birikir.

Zihnin de seni korumak için katılaşır.
Daha az hissedersin…
Daha az risk alırsın…
Daha az görürsün.

Ve işte o zaman başlar o his:

Donmuşluk.

Aslında durmuş olan hayat değil…
senin akışın.

Çünkü enerjin, ilerlemek yerine
içeride bastırdıklarını tutmaya gider.

Yeni fırsatlar görünmez olur.
Yeni yollar bulanıklaşır.
Kalbin “istek” bile üretmekte zorlanır.

Sen nefes alırsın…
ama içinde bir yer yaşamaz.

Ama Canım Kadın,
bu duvarları kırmanın yolu daha çok zorlamak değil.

Daha çok savaşmak hiç değil.

Tam tersine…

Yumuşamak.

Evet, kulağa garip geliyor biliyorum.
Ama çözüm güçlenmek değil,
şefkatlenmek.

Çünkü bastırdığın o parçalar…
düşmanın değil.

Sadece yıllarca duyulmamış tarafların.

KÜÇÜK BİR EGZERSİZ (Kilit açan bir temas)

Bugün kendinle sessiz bir an yakala.

Gözlerini kapat.
Derin bir nefes al… ve bırak.

Şimdi kendine şunu sor:

“Ben en son ne zaman gerçekten yorulduğumu kabul ettim?”

Cevap gelirse… kaçma.

Şimdi içinde bir yer seç.
Belki göğsün… belki boğazın… belki karnın…

Orada bir ağırlık varmış gibi hisset.

Ve o parçaya şöyle söyle:

“Artık seni saklamak zorunda değilim.”
“Seni görüyorum.”
“Artık güvendesin.”

Bunu birkaç dakika boyunca tekrar et.

Zorlanırsan bile devam et.

Çünkü o sertlik…
yılların alışkanlığı.

Ama altında…
yumuşacık bir gerçek var.

Canım Kadın,

Sen bozulmadın.
Sen tembel değilsin.
Sen yetersiz değilsin.

Sen sadece çok uzun zamandır
kendini tutuyorsun.

Ve insan kendini tuttuğu yerde…
akmayı unutuyor.

Ama unutma:

Hayat seni zorlayarak değil,
açarak değiştirir.

Sen kendine yumuşadığında…
zihnin de yumuşar.

Sen kendini kabul ettiğinde…
içindeki kilitler çözülür.

Ve bir gün fark edersin:

Aslında donan hayat değildi…
sadece sen kendine ulaşmayı bırakmıştın.

Şimdi geri dön.

Kendine.

Çünkü akış orada başlar.

Ve sen yeniden hissettiğinde…
hayat yeniden hareket eder.