Trafik kazasında kaybettiği oğlunun anısını yaşatmak için 14 yıl önce ilk kütüphaneyi açan gazeteci baba İbrahim Irmak, zaman içerisinde açtığı kütüphane sayısını 14'e çıkartarak binlerce türden kitabı kitapseverlerle buluşturdu. Irmak, kendi imkanları ile ve dostlarının da katkısıyla açtığı kütüphanelerin oğlunun acısını hafiflettiğini ve başkalarına ilham verdiğini söyledi.
İzmir'in Karabağlar ilçesinde yaşayan gazeteci İbrahim Irmak, 2011 yılında geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden 32 yaşındaki oğlu Çağlayan Irmak’ın anısını yaşatmak amacıyla ilk kütüphanesini 2013 yılında açtı. O günden bu yana aradan geçen 14 yılda, kendi imkânları ve dostlarının desteğiyle Türkiye'nin farklı noktalarında toplam 14 kütüphane kurdu. Irmak, bu projeyle binlerce kitaplık bir miras oluşturdu.
İlk kütüphane oğlunun doğum gününde açıldı
İbrahim Irmak, oğlu Çağlayan Irmak’ı 13 Mart 2011'de kaybetti. Evlat acısının hem gazetecilik hayatını hem de yaşam felsefesini derinden etkilediğini belirten Irmak, oğlunun adını yaşatmak için kurduğu kütüphanelerin öyküsünü şöyle anlattı:
“‘Bir kütüphane açsak nasıl olur?' dedik. Zaten elimizde kitaplarımız vardı. Kendi kitaplarıma dostlarımız da kitap ekleyince, ‘Biz sana destek oluruz' dediler. Oğlumun doğum günü olan 29 Mayıs 2013'te, memleketimiz Ödemiş'in Mescitli köyünde ilk kütüphanemizi açtık. Sağ olsun gazeteci dostlarımız ve birçok isim katıldı. Bu sürecin medya gücü tarafı da var. Açılışımız haber olunca, gazetelerde, televizyonlarda, dergilerde yer aldı. Ardından kitaplar yağmaya başladı. Elimizde kitap birikince de yeni kütüphaneler açmaya başladık. Her 3 bin 500 kitap biriktiğinde bir kütüphane kuruyoruz. Gittiğimiz yerlerde kitap sayısının zamanla arttığını, halkın da kitap bağışladığını görüyoruz. Hatta bazıları bizi bile aramadan doğrudan kitap gönderiyor. Bu bizim için büyük bir umut kaynağı oldu.”
Kütüphaneler acısını hafifletiyor, başkalarına ilham veriyor
Oğlunun kaybıyla derin bir acıya sürüklenen Irmak, bu acıyı faydaya dönüştürmeye çalıştı. “Bu içimde hiç sönmeyen bir yangın” diyen Irmak, gecenin bir yarısı bile kitap isteyen birine kitap ulaştırdığını, bunun da ona moral ve güç verdiğini aktardı:
“Bu içimde hiç sönmeyen bir yangın. Kor gibi duruyor. Bir rüzgâr esti mi hemen alevleniyor. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Çok zor. Gecenin bir yarısı uyanıp onu düşünüyorsunuz. Gazetecilik yapıyorum, yazıp çiziyorum. Topluma faydalı olmaya çalışıyorum. Çünkü insanlara fayda sağladıkça hem görevimizi yapmış oluyoruz hem de ülkemize katkıda bulunuyoruz. Ben diyorum ki, memleket için projesi olan herkese destek olmak zorundayız. Eğer biz çocuklarımıza sahip çıkarsak, onların karanlıklarını aydınlatırsak, kitaplar yol gösterici olur. Kitap okuyan bir insanın zihnine her sayfa yeni bir bilgi ekler. Bu da onun gelişmesini, başkalarına daha fazla yardım etmesini sağlar. Üç günlük dünyada ne isteriz ki? İyi geçinmek, birbirimize destek olmak, dost olmak. Bu mümkün. Herkes bir katkı sunsa çok daha yaşanabilir bir dünya oluşturabiliriz. Bizim imkânlarımızla açtığımız bu kütüphaneler hem acımızı hafifletiyor hem de başkalarına ilham veriyor. Anadolu'nun pek çok yerinde artık insanlar kaybettikleri yakınları için kütüphane açıyor. Bence yapılabilecek en güzel işlerden biri bu.”
Kütüphane sistemi basit ama etkili
Irmak, kütüphanelerindeki sistemi “Aydınlanma yolunda bir mum yak” şeklinde özetliyor. Okuyucular kitapları alıp okuyabiliyor, isterlerse geri getiriyor veya bağışta bulunuyor. Özellikle İzmir Üçkuyular’da açtıkları bir kütüphanenin mahalledeki her eve ortalama 5 bin 500 kitap ulaştıracak kapasitede olduğunu dile getirdi.
Kurulan kütüphanelerin sadece bilgi erişimi değil, aynı zamanda komşuluk ilişkileri ve toplumsal güven açısından da katkı sunduğunu belirten Irmak, artık insanların gece parklarda daha huzurlu vakit geçirebildiğini söyledi. Yaz aylarında geç saatlere kadar parkta kitap okunabildiğini ve bu ortamın çocuklar için de sağlıklı bir alan sunduğunu kaydetti.
Kitaplar yol gösterici olur
İbrahim Irmak, projeyi şu sözlerle özetledi: “Eğer biz çocuklarımıza sahip çıkarsak, onların karanlıklarını aydınlatırsak kitaplar yol gösterici olur. Kitap okuyan insan gelişir, başkasına fayda sağlar. Bu kütüphaneler hem acımızı hafifletiyor hem de başkalarına ışık oluyor. Bence yapılabilecek en anlamlı işlerden biri de budur.”