Suriye merkezli gerginlikler ve Ortadoğu’daki gelişmeler, küresel piyasalarda altın ve petrol fiyatlarını yeniden gündeme taşıdı. Aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD başkanlık seçimleri sürecindeki belirsizlikler, yatırımcıların "güvenli liman" olarak gördüğü altına olan talebi artırmıştı. Ekim ayında 2800 dolara yaklaşarak rekor kıran altının ons fiyatı, son gelişmelerle birlikte bir miktar düşerek 2650 dolar seviyelerinde dengelendi.
Çin Merkez Bankası altın rezervlerini artırdı
Son olarak, Çin Merkez Bankası (PBOC) 6 aylık aranın ardından yeniden altın alımlarına başladı. Bloomberg’in haberine göre, kasım ayında PBOC’nin altın rezervi 160 bin Troy ons artarak toplamda 72.96 milyon Troy ons seviyesine ulaştı. Uzmanlar, PBOC’nin altın alımlarına geri dönmesini, altının değer kaybına karşı korunma stratejisi olarak yorumladı.
Bu gelişme, altının tarihi olarak yüksek seviyelerde işlem görmesine rağmen, değer kaybını sınırlayan bir faktör olarak öne çıkıyor. Çin’in bu hamlesi, piyasalarda altın talebine olan güveni artırdı.
Petrol piyasaları yatay seyrediyor
Petrol piyasaları ise OPEC+’nın üretim artışlarını erteleme kararının ardından sakin bir seyir izliyor. Brent tipi petrol fiyatı 72 dolar civarında işlem görürken, ABD ham petrolü fiyatı ise 68 doların üzerinde seyrediyor. OPEC+’nın üretimi artırma planlarını üç ay süreyle ertelemesi, piyasadaki arz-talep dengesi üzerinde etkili oldu.
Yatırımcılar için kritik dönem
Ortadoğu’daki gerginliklerin azalması, altın fiyatlarındaki yükselişi bir miktar dizginlerken, Çin ve diğer büyük ekonomilerin merkez bankalarından gelen alımlar altına olan talebi desteklemeye devam ediyor. Aynı zamanda petrol piyasalarında üretim kararlarının etkileri ve ABD seçim belirsizliklerinin çözülmesi, yatırımcılar tarafından yakından izleniyor.