POLİTİKA

Özgür Karabat’tan ekonomi eleştirisi

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, son üç yılda yaklaşık 70 milyar dolar dış borç faizi ödendiğini belirterek AK Parti’nin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Abone Ol

CHP Genel Başkan Yardımcısı Özgür Karabat, Türkiye’nin ekonomi politikalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede son üç yılda yaklaşık 70 milyar dolarlık dış borç faizi ödendiğini belirterek, uygulanan modelin üretim yerine borca dayandığını savundu.

“Borçlanma bilinçli bir tercihe dönüştü”

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Karabat, borçlanmanın ekonomik bir zorunluluktan ziyade siyasi bir tercih haline geldiğini ifade etti. Üretim ve verimliliğin zaman aldığını vurgulayan Karabat, borçlanmanın ise kısa vadede büyüme rakamlarını yükselttiğini ve geçici bir refah algısı oluşturduğunu söyledi.

Karabat, “Borç almak, kısa vadede büyüme rakamlarını yükseltir ve seçim kazandıran bir başarı hikâyesi sunar. AK Parti’nin izlediği yol tam olarak buydu” değerlendirmesinde bulundu.

KÖİ ve döviz garantili projelere eleştiri

Borçla büyüme modelinin özellikle kamu-özel iş birliği (KÖİ) projeleri ve döviz garantili sözleşmeler üzerinden yürütüldüğünü belirten Karabat, bu projelerde riskin kamuya yüklendiğini, kazancın ise sınırlı sayıda şirkete aktarıldığını savundu.

Bu süreçte döviz kurunun baskılandığını ve toplumun borçla finanse edilen bir refah algısına alıştırıldığını dile getirdi.

“Dış borç 22 yılda beş katına çıktı”

Paylaştığı verilere göre Türkiye’nin dış borç stokunun 2009 sonunda 276 milyar dolar seviyesindeyken günümüzde 565 milyar dolara ulaştığını ifade eden Karabat, bu durumu “kronikleşmiş bir borçlanma rejimi” olarak tanımladı.

2014’e kadar yaşanan hızlı artışın enerji özelleştirmeleri, KÖİ projeleri ve döviz garantili sözleşmelerle bağlantılı olduğunu söyledi.

“Rasyonel politika söylemi sorgulanmalı”

Haziran 2023’te yapılan “rasyonel politikalara dönüş” açıklamalarını hatırlatan Karabat, 2022 sonunda 459 milyar dolar olan dış borcun 2025 Eylül itibarıyla 565 milyar dolara çıktığını belirtti.

Bu artışın, uygulanan politikaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini gösterdiğini savundu.

Borç oranı hesabına “bozuk termometre” benzetmesi

Borç/milli gelir oranının hesaplanmasında kullanılan kur varsayımlarını da eleştiren Karabat, reel borç yükünün olduğundan düşük gösterildiğini ileri sürdü.

“Bu, yüksek ateşi bozuk bir termometreyle ölçmeye benzer. Rakamlar düşer ama hastalık iyileşmez” ifadelerini kullandı.

“Son üç yılda 70 milyar dolar faiz ödendi”

Faiz yüküne dikkat çeken Karabat, Türkiye’nin 2010 yılında dış borç için 8,6 milyar dolar faiz ödediğini, bu rakamın 2023’te 18 milyar dolara çıktığını söyledi.

Son üç yılda yaklaşık 70 milyar dolar dış borç faizi ödendiğini belirten Karabat, bu kaynağın üretime, tarıma veya teknoloji yatırımlarına yönlendirilmediğini vurguladı.

“Ekonomi rakamlarla değil, hayatla ölçülür”

Açıklamasının sonunda ekonomik tablonun toplum üzerindeki etkilerine değinen Karabat, borçla büyüme modelinin geniş kesimlerin refahını artırmadığını savundu.

“Bu kadar borçla kimin refahı arttı? İşçinin mi, emeklinin mi, çiftçinin mi?” sorularını yönelten Karabat, ekonomik göstergelerin günlük yaşamla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.