Son dönemde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu hakkında soruşturma başlatılmasıyla gündeme gelen İstanbul Başsavcısı Akın Gürlek’in lüks bir yata sahip olduğunu açıklayan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) lideri Özgür Özel, “Akın Gürlek’in 87 yıl boyunca alacağı bütün maaşları harcamayıp, biriktirip verse alabileceği bir lüks yat ile gezdiğini biliyorum. İspatı elimde inkâr etmesini bekliyorum” dedi. Özel, ayrıca Boğaziçi’nde bir yerin Gürlek’e tahsis edildiğini belirterek “Aşırı lüks döşendiğini kurşun geçirmez camlarla donatıldığını projede olmayan havuz yapıldığını yakınları, korumaları, şoförleri için kaçak müştemilat inşaatı yapıldığını biliyorum. İnkâr etsin, açıklamayı bekliyorum! Hodri meydan!” ifadelerini kullandı.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Konuşmasına hayatını kaybeden Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’i anarak başlayan “Dürüst siyaset, birbirini sevenlerin siyaseti başarılı olacak. Yüz yıl sonra Ferdi kardeşim bir kez daha hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapacağız. Sana söz veriyorum” ifadelerini kullandı.
Özel, AK Parti milletvekillerinin imzasını taşıyan ‘Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin TBMM Başkanlığına sunulmasına tepki gösterdi.
“En son 2022'de büyük tartışmalarla ve AK Parti içinde de bir yarılma yarattıktan sonra geri çekilen zeytinliklerle ilgili düzenlemeyi bir kez daha getirmeye çalışıyorlar. Eğer madde geçerse zeytin alanları madencilik faaliyetlerine açılacak” diyen Özel, şunları söyledi:
“Başta Karadeniz kıyıları olmak üzere Türkiye'nin herhangi bir yerinde uçaktan baktığınızda, helikopterden baktığınızda nasıl bir vahşi madencilik... Ordu, Giresun başta olmak üzere birçok şehirde alanın yüzde 70'inin, 80'inin maden aramasına açılmış olması yeşil, güzelim dağlarımızın her birisinin delik deşik olması her birimizin içini yaralıyor.”
CHP liderinin partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısından öne çıkanlar şöyle:
“Kolay bir grup konuşması değil. Manisa Büyükşehir Başkanı kardeşim Ferdi Zeyrek'i kaybettik. Feci bir kaza. Ardından 3 gün dualarla geçen bir mucize bekleyen 3 gün. Ardından da acı bir kayıp, Türkiye siyasi tarihine geçen, Manisa tarihine geçen bir cenaze ve ardından on binlerin, günlerce süren taziyeleriyle ve ardından hayata dönmenin, siyasete dönmenin zaruretiyle Bayburt, Ekrem başkanımızın duruşması ve bugün karşınızdayım.
“Karşımda bundan birkaç ay önce belediye meclis üyeleriyle birlikte ilçe başkanlarıyla birlikte buraya geldiklerinde Manisa'daki ortak siyasi geçmişimizi anlatırken Cumhuriyet Halk Partisi'nin yüzde 6'yı da alıp sonra hep beraber herkesin emeğiyle yüzde 60'lara çıktığı Manisa hikayesini anlatırken kardeşim Ferdi oturduğu yerden ayağa kalkmış.
“Sonra onunla birlikte Manisa'dan gelen herkes ayağa kalkmış. Ve bu söz bu sözleri alkışlamıştı. Sonra da bana her seferinde 'Abi ne güzel anlattın. Şunu bir daha anlat' derdi. Maalesef son kez Manisa'daki cenaze töreni sırasında tabutu başında anlattım. O hikâye Atatürk'ün partisinde siyaset yapanların umudunun hikâyesidir. Sana söz veriyorum! Dürüst siyaset, birbirini sevenlerin siyaseti başarılı olacak. Yüz yıl sonra Ferdi kardeşim bir kez daha hep birlikte Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün partisini iktidar yapacağız. Sana söz veriyorum.
Akın Gürlek’e sordu: 540 gün boyunca İBB'den verilen araca bindiniz mi?
“Bunlardan bir tanesi lüks bir araç Opel İnsignia. En lüksü Opel'in. Aynı yöntemle İstanbul Büyükşehir Belediyesi Soruşturma Raporu Teftiş Kurulu Başkanlığı Sayfa 34. Tahsis tarihi belli. Plakası 34 NZ 2301 Kime tahsis edilmiş? Akın Gürlek'in kendisine arkadaşlar. Akın Gürlek'in kendisine. 34 N Z 2301 plakalı Opel İnsigna arabasına İstanbul Büyükşehir tarafından verilip de bu araca 540 gün boyunca bindiniz mi? Bindiğin OGS'sini, HGS'sini benzinini şoförünü, bakım masraflarını hepsini İBB karşıladı mı? Şimdi seçim döneminde seçim dönemi arıyorsan bak AK Parti'ye verilmiş. Bir müteahhidin bir belediye kampanyasına araç yollamasından belediye başkanı tutukluyorsun. 11 belediye başkanımız tutuklu Bu rezilliğin içinde bizzat kendin varsın. Ondan 2019'un öncesine gitmiyorsun. Şu kadarını söyleyeyim. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerden CHP'li ne il başkanlığına ne ilçe başkanlığına ne bir başka yere ta beş yıl önce İstanbul İl Başkanlığına bir araç tahsisliymiş Beşiktaş'tan dediler.
“Emniyetin kullandığı koruma aracı çıktı. Ondan bile bir siyasiye tahsis çıkmadı. Emniyetin dört şoförünün istediği koruma aracı çıktı. Cumhuriyet Halk Partisi'nde bu işler asla ve asla yaşanmazken AK Parti burasına kadar içinde. İçinde olanlardan bir tanesi de bir araba için belediye başkanı tutuklayan Akın Gürlek. Buradan devam ediyorum. Akın Gürlek'in 87 yıl boyunca alacağı bütün maaşları harcamayıp, biriktirip verse alabileceği bir lüks yat ile gezdiğini biliyorum. İspatı elimde inkar etmesini bekliyorum. Akın Gürlek'in korunması gereken kültür varlığı olarak geçen Maliye Hazinesine kayıtlı İstanbul öngörünün Boğaziçi bölgesinde imar mevzuatına aykırı ekleri var diye tutanak tutulmuş bir yerin kendisine tahsis edildiğini, aşırı lüks döşendiğini kurşun geçirmez camlarla donatıldığını projede olmayan havuz yapıldığını yakınları, korumaları, şoförleri için kaçak müştemilat inşaatı yapıldığını biliyorum. İnkâr etsin açıklamayı bekliyorum! Hodri meydan!
‘Zeytinliklerle ilgili düzenlemeyi bir kez daha getirmeye çalışıyorlar’
“Maalesef Adalet ve Kalkınma Partisi bir inadı sürdürüyor, bir tekrarı sürdürüyor. Benim mecliste geçirdiğim 14 yıl ve AK Parti'nin Meclis'te geçirdiği bugüne kadarki 23 yıl defalarca onların zeytinliklere saldırdığı yasa tekliflerini gece yarısı önergelerini efendim ilgili komisyonlardaki çabalarla eklenmeye çalışılan maddeleri geri püskürtmekle geçti. Çevreciler yorulmadı, biz yorulmadık ama anlaşılıyor ki zeytinin ve doğanın düşmanları da yorulmamış. En son 2022'de büyük tartışmalarla ve AK Parti içinde de bir yarılma yarattıktan sonra geri çekilen zeytinliklerle ilgili düzenlemeyi bir kez daha getirmeye çalışıyorlar. Eğer madde geçerse zeytin alanları madencilik faaliyetlerine açılacak.
‘Nasıl bir vahşi madencilik!’
“Zaten başta Karadeniz kıyıları olmak üzere Türkiye'nin herhangi bir yerinde uçaktan baktığınızda, helikopterden baktığınızda nasıl bir vahşi madencilik... Ordu, Giresun başta olmak üzere birçok şehirde alanın yüzde 70'inin, 80'inin maden aramasına açılmış olması yeşil, güzelim dağlarımızın her birisinin delik deşik olması her birimizin içini yaralıyor. Zeytin; tüm kutsal kitaplarda bulunan, Anadolu için fevkalade önemi bulunan ve besin değeri ayrı, barışa yapılan tarihsel atfı ayrı... Anadolu toprakları için en önemli, en kıymet verilen adeta kutsal bilinen ve insanların gözü gibi baktıkları hem ülke ekonomisine katkısıyla hem aile ekonomileriyle katkısıyla hem bulundukları alanların korunmasından dolayı doğanın daha fazla tahrip edilmesine engel olmasıyla son derece önemli bir ağaç.
“Şimdi bir kez daha zeytinliklerde maden aramak istiyorlar. Bu konuda grubumuz elbette en önemli direnci gösterecek. Yine sivil toplumla dayanışma halinde olacağız. Akbelen'deki direnişin ruhuyla tüm Türkiye'deki hangi görüşten olursa olsun doğayı sevenleri, ağacı sevenleri ve zeytini sevenleri AK Parti'nin bu saldırısına karşı bir kez daha omuz omuza mücadele etmeye davet ediyorum.
‘Asgari ücretin alım gücünü 19 bin liraya düştü’
“Üstüne de bu senenin enflasyonu yaşanıyor. AK Parti son seçildiğinde seçime niye gidiyorsun? Millete ülkeyi nasıl yöneteceğini söylüyorsun. O da sana oy veriyor. Son seçime gittiğinde seçimden önce şöyle söylüyordu Erdoğan; 'Enflasyon tek haneyi geçtiyse yani yüzde 9'un üstündeyse, çift haneliyse yılda dört kez asgari ücreti güncellemek lazım.' Onu dediği sene ve bir önceki sene de iki kez güncellemişti. Temmuz zammı da vermişti. Yetmiyordu, azdı, enflasyon yakamı yanlıştı ama hiç olmazsa Temmuz’da bir ara zam geliyordu. Onu yeterli görmedi beyefendi. Martta, Temmuz’da, Ekim’de, Aralık’ta yapalım dedi. Alkışı aldı. Oyu aldı. İlk turu kazanamadı. İlk tur ile ikinci tur arası en çok konuştuğu konu bir bu, bir de mülakatın kaldırılmasıydı. Seçimi kazandı. Takip eden sene, geçen sene 1 lira bile asgari ücrete zam yapmadı. Şimdi 22 bin liralık asgari ücret TÜİK'in 5 aylık enflasyon hesabına göre bile şu anda 19 bin liraya düştü. Alım gücü açısından. TÜİK'e göre. Bir ay daha var. 18 bin küsur liraya düşecek ve önümüzdeki 6 ay daha bu maaşla geçinin diyorlar. Bunun kabul edilebilecek bir tarafı yok.
‘Mutlaka bir seyyanen zam yapılması gerekiyor’
“Aynı şekilde emekliler 14 bin 500 gibi bir sefalet maaşıyla geçiniyorlar. Emekli maaşlarına TÜİK hesabına göre bir şey yaparlarsa eyvah ki eyvah. 15,5 falan yapacaklar yıl sonuna kadar. Oysa ki oraya da mutlaka bir seyyanen zam yapılması gerekiyor. Biz bununla ilgili olarak hem sendikaları gezdik. Geçtiğimiz hafta zor bir haftaydı. Ara vermek durumunda kaldık ama hızla diğer konfederasyonları, esnaf birliklerini, tüketici birliklerini, emeklilerin yapılarını ulaşabildiğimiz tüm yapıları da gezerek fikirlerini alıyoruz ve genel başkan yardımcılarımız, ilgili üç genel başkan yardımcımız doğru bir paket üzerinde çalışıyorlar ve kamuoyunun karşısına asgari ücrete karşı mutlaka ve mutlaka hem geçinilebilir bir asgari ücret hem küçük esnafı çok koruyan kobiye ciddi destek veren ve sanayiciye de artışı sanayiciyle paylaşan bir destekleme modeli ile birlikte karşılarına çıkacağız.
‘Altın hesabı geri döndü’
“Asgari ücret ne durumda? Bayburtlu teyzem altın hesabı şaşmaz deyince son halini getirdik. Asgari ücret 2002 yılında 7 tane çeyrek altın satın alıyordu. İnanmayan AK Partili çıksın. Hesaplasın bizi mahcup etsin. Ben Türkiye'nin her yerinde esnaf gezerken bir kuyumcu görünce alıyorum hesap makinesini önüme ya da esnafın önünde duruyor. Biz söylüyoruz. 2002'de bakıyoruz altın kaç para? En Asgari ücret kaç para? Zaten tık tık tık hesaplıyorlar. 7 çeyrek altın alıyor AK Parti geldiğinde asgari ücretli. Bu senenin başında 4 çeyrek altına düşmüştü. Büyük kayıp. Şu anda 3 çeyrek altına düştü asgari ücret. 7 çeyrek altından 3 çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. 7'nin dördünü kaybetmiş asgari ücretli, 3'ü duruyor. Bu tablo asgari ücretlerinin. Emekli maaşı daha da berbat bir durumda. Emekli 2002 yılında 8 çeyrek altın alıyormuş en düşük emekli maaşım. Bu senenin ocağında 3 çeyrek altına düşmüş. Şu anda 2 çeyrek altın. 6 çeyrek altın kayıp. 8 çeyrek altın alabilen emekliden 4 biri iki çeyrek altına düşen emekli.
‘Asgari ücret üç çeyrek altına düştü’
“Önümüzdeki haftalar içinde mutlaka ifade edeceğiz. Ama öncelikle şunu göstereyim. Asgari ücret ne durumda? Bayburtlu teyzem altın hesabı şaşmaz deyince son halini getirdik. Asgari ücret 2002 yılında 7 tane çeyrek altın satın alıyordu. İnanmayan AK Partili çıksın. Hesaplasın bizi mahcup etsin. Ben Türkiye'nin her yerinde esnaf gezerken bir kuyumcu görünce alıyorum hesap makinesini önüme ya da esnafın önünde duruyor. Biz söylüyoruz. 2002'de bakıyoruz altın kaç para. En asgari ücret kaç para? Zaten tık tık tık hesaplıyorlar. 7 çeyrek altın alıyor. AK Parti geldiğinde asgari ücretli. Bu senenin başında 4 çeyrek altına düşmüştü. Büyük kayıp. Şu anda 3 çeyrek altına düştü asgari ücret. 7 çeyrek altından 3 çeyrek altına düştü. Kayıp eldekinden fazla. 7'nin dördünü kaybetmiş asgari ücretli. 3'ü duruyor. Bu tablo asgari ücretlerinin. Emekli maaşı daha da berbat bir durumda. Emekli 2002 yılında 8 çeyrek altın alıyormuş en düşük emekli maaşı. Bu senenin ocağında 3 çeyrek altına düşmüş. Şu anda 2 çeyrek altın. 6 çeyrek altın kayıp. 8 çeyrek altın alabilen emekliden dörtte biri iki çeyrek altına düşen emekli. En arkada bir ablam oturuyor. Elini kaldırdı. Hesabı yapınca elini böyle dizine vuruyor. Vah vah diye bu abla. Bu şu ablama alkışlayalım. Nereden geliyorsun sen? Muş'tan. Eyvallah.
Erdoğan’a seslendi: Memleketi bu hâle getiren sensin!
“Şimdi asgari ücretin 7 çeyrekten 3 çeyreğe düştüğü, emekli aylığının 8 çeyrekten 2 çeyreğe düştüğü durumda bakalım bu maaşla gidilen çarşıda pazarda durum ne? Elma geçen sene 25 lira, şimdi 100 lira. Şeftali kilosu 50 lira, şimdi olmuş 180 lira. Limon 30 liraymış, olmuş 120 lira. Doğru mu? Doğru. Armut kilosu 40 liradan çıkmış 120 liraya. Erik 60 liradan 300 liraya çıkmış. Muz kilosu 50 liradan 120 liraya çıkmış. Kiraz 70 liradan 600 liraya çıkmış. Kimsenin alabildiği bir şey değil. Benim rahmetli amcam Almanya'daydı. Geldi herhalde 1980'ler babama dedi ki 'Birader memleketin kıymetini bilin. Almanya'da karpuzu dilimle satıyorlar' Ben o zaman çok şaşırmıştım, çok üzülmüştüm. Bu Almanya nasıl memleket? Karpuzu bile dilimlen satıyorlar diye. Dün bizim arkadaşlar gittiler bir markete. Dünkü alışveriş saati, dakikası fiyatı belli. Markette olmaz yok. Bir elma alabilir miyim? Tabii 26 lira 20 kuruş. Bir limon ver 23 lira 51 kuruş. Bir şeftali 38 lira. Bir armut 31 lira 19 kuruş. Bir avuç kiraz 8 tane. 8 tek kiraz Allah rahmet eylesin; 8 tek kiraz 80 lira. 3 tek can erik, 21 lira 60 kuruş. Bir tane muz 25 lira 91 kuruş. Bir kâseye 8 kiraz, 3 erik, bir şeftali, bir elma, bir limon, bir armut koydun mu 246 lira. İşte hani diyor ya ben ekonomistim ben bilirim ben. Bu memleketi bu hale sen getirdin Erdoğan sen başkası değil.
‘Filistin meselesinde neredesiniz, neyi takas ediyorsunuz?’
“Siz Filistin meselesinde neredesiniz? Trump Filistin'i boşaltırken neredesiniz? Oraları kumarhane yaparken neredesiniz? Önündeki hidrokarbon yataklarına, doğalgaza çökerken neredesiniz? Suriye'de kafasına göre bir taksimle bir planlamayla kimselerin bilmediği tali bir göreve razı olmanızın bugün de İsrail'in İran'ı vurması karşısında Trump'a ağzınızı açamayışınızın sebebi ne? Neyi takas ediyorsunuz? Türkiye'nin hangi menfaatleriyle hangi şahsi menfaatleri takas ediyorsunuz? 19 Mart darbesinden önce ABD'yi arayıp Türkiye'nin seçilmiş belediye başkanlarına gelecekteki bütün anketlerde seni yendiği belli olan geleceğin Cumhurbaşkanı adayımıza geleceğin iktidarına darbe yapmanın karşısında bu pozisyonu mu tutuyorsunuz?”