Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yok

İzmir’de muhtara seslenen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur. Türk lirası güneş görmüş kar gibi eriyor. Ama bu kara kışı atlatacağız. Sözüm sözdür, hiçbir ayrım yapmadan herkesi başımızın üstünde taşıyıp sorunlarınızı çözeceğiz“ dedi.

Kılıçdaroğlu: Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yok
24 Ekim 2021 Pazar 16:35

FATİH ÖZKILINÇ-İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Etkin ve Demokratik Yerel Yönetimler için Türkiye Muhtarlar Buluşması” Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla gerçekleştirildi. Fuar İzmir’de “Etkin ve Demokratik Yerel Yönetimler için Türkiye Muhtarlar Buluşması”na İzmir’den bin 293 muhtar, Türkiye’nin farklı illerinden ise 400 muhtar katıldı. Türkiye’nin farklı illerinden yaklaşık 2 bin muhtar yerel siyaset yapma sürecinde karşılaşılan sorunların belirlenmesi ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi için bir araya geldiği buluşmada konuşan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur. Türk lirası güneş görmüş kar gibi eriyor. Ama bu kara kışı atlatacağız” dedi.

Muhtarlık kanunu yok
Türkiye’de temel bir muhtarlık kanunu olmadığını belirten CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “1982 anayasasında kanun, tüzük ve yönetmeliklerde muhtar adı geçer. Ama bir temel muhtarlık kanunu yok. Temel muhtarlık kanununa ihtiyacımız var. Görevi, yetkileri, seçimi nasıl yapılacağına dailr genel kanunun olması lazım. Birden fazla kuruluşunuz ve derneğimiz var hepsine hazırladığımız çalışmaları gönderdik ve bunlara bakın dedik. Elimizde bir muhtarlık kanun taslağı var. Seçimlerde birleşik oy pusulanız yok. Bu siyaset kurumunun muhtarlığa değer vermediğini gösterir. Demekki ikinci temel konu birleşik oy pusulasının olması lazım. Muhtarların büyük bir kısmını ya binası yoktur ya derme çatma binası vardır ya da kiradadır. Sizin neden muhtar eviniz yoktur. Bizim bazı belediyelerimiz muhtar evleri yaptı. Bunu da hafızanızın bir yerinde tutun. Sizin bir bütçeniz yok. Sizin  bir bütçenizin olması lazım. Bütçe aynı zamanda denetim demektir. Fakir bir ailenin çocuğu milletvekili, cumhurbaşkanına, belediye başkanına ulaşamaz ama en kolay muhtara ulaşır. Muhtar doğrudan çözüm üreten pozisyondadır” diye konuştu.

"Muhtar karakolun bekçisi, postanenin nöbetçisi olmamalı"
Her muhtarın kendi mahallesi ile bir karar alınacaksa o meclise katılıp söz ve karar sahibi olacağını da sözlerine ekleyen Kılıçdaroğlu, “Olayın arka planını muhtar öğrenmiş olacak. Demokrasi katılımcılıktır, katılacaksınız. Muhtarlık kamu kurumu olarak gözükmüyor. Kanunun değişmesi lazım. 5393 sayılı kanunun 75’inci maddesinin değişerek belediyelerin muhtar ile işbirliği yapması lazım. Türkiye’de muhtarlar birliği yok. Ama belediyeler birliği var. Politik olarak çok ayrıştığınız için politikacılar size vaatte bulunup arkasını getirmiyorlar. Ben sizin oyunuza değil sorunlarınızı çözmeye talibim. Türkiye’nin ahlakla, birikimle ve adaletle yönetilmesi lazım. Kendi hakkınıza sahip çıkmanızı istiyorum. Size ödenek veriliyor. Size maaş verilmesi lazım. SGK primlerinizin kamu tarafından yatırılması gerekiyor. İcra dairelerinden tebligatlar geliyor. Tebliğ ediyorsunuz karşılığında hiçbir şey almıyorsunuz. Bedavaya muhtarlara angarya iş yaptırılıyor. PTT memuru aylık alıyor size hiçbir şey verilmiyor. Sizi alıp baskına götürüyorlar. Muhtar karakolun bekçisi, postanenin nöbetçisi olmamalıdır. Etnik kimlik üzerinden siyasete izin vermeyiz. İnanç üzerinden asla siyaset yapmayız. Kimsenin yaşam tarzına karışmayız. Biz siyaseti sosyal kimlikler üzerinden yapıyoruz. Memurlar, muhtarlar, terziler ve manavlar sosyal kimliktir. Hangi sosyal kimliğin sorunu varsa ona çözüm bulacağız. Türkiye’nin çözülemeyecek sorunu yoktur. Türk lirası güneş görmüş kar gibi eriyor. Ama bu kara kışı atlatacağız. Sözüm sözdür, hiçbir ayrım yapmadan herkesi başımızın üstünde taşıyıp sorunlarınızı çözeceğiz” diye konuştu.

Muhtarların önerileri yol gösteriyor
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ise “İzmir’in 30 ilçesinde, muhtarlarımızın tamamıyla verimli bir çalışma yürütüyoruz. Muhtarlarımız, bizim icraat rehberimiz. İzmir’de yürüttüğümüz tüm çalışmaların yaşam bulmasında, muhtarlarımızın talep, görüş ve önerileri Belediyemize yol gösteriyor” dedi

Türkiye tarımı zarar gördü
Köylerin mahalle haline gelmesiyle Türkiye tarımının hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir düzeyde zarar gördüğünü belirten Başkan Soyer, “2013 yılında Cumhuriyet tarihimizin en talihsiz kararlarından biri verildi. 16 bin köy kapatıldı ve mahalleye dönüştürüldü. Köylerin mallarına bir gecede el kondu. Bu, aynı zamanda Türkiye tarımına vurulan en büyük darbe oldu.  Bu durumun Türkiye’ye vereceği zararı o daha günden görmüş ve “Geleceğin Köyleri” adlı bir hareketin kıvılcımını yakmıştık. O yıl, Seferihisar Teos Antik Kenti Tarihi Parlamentosu’nda yüzlerce köy muhtarıyla bir araya gelerek köylerin kapatılmasına karşı mücadelemizi başlattık. Şunu söyledik: Köyler mahalle haline gelmemeli. Böyle olursa, Türkiye tarımı çöker. Yazık ki haklı çıktık. Yasanın çıktığı günden bu yana, Türkiye tarımı hiç kimsenin inkâr edemeyeceği bir düzeyde zarar gördü. İzmir’de, bu büyük adaletsizliğe son vererek, yoksulluk ve kuraklıkla mücadele etmek için tüm Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu yeni bir tarım politikası oluşturduk. İzmir Tarımı ile başka bir tarımın nasıl olabileceğini tarif ediyor ve bunu muhtarlarımızla birlikte adım adım uyguluyoruz” şeklinde konuştu.


Etiketler; #izmir #muhtar
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.