DEÜ Bilim Kafe Sohbetleri kapsamında düzenlenen “Deprem ve İzmir” etkinliğinde konuşan Prof. Dr. Sözbilir, Sındırgı’daki deprem fırtınasının kritik bir sürece girdiğini belirtti.
“Artçıların Sona Ermesi, Fayın Stres Biriktirdiğine İşaret”
Sındırgı’da 10 Ağustos’ta yaşanan 6.1 büyüklüğündeki ilk deprem ve ardından gelen ikinci güçlü sarsıntının ardından bölgede 20 bini aşkın artçı meydana geldiğini hatırlatan Prof. Dr. Sözbilir, son günlerde bu artçıların ani şekilde durmasının risk oluşturduğunu söyledi.
“3-4 büyüklüğündeki artçıların sona ermesi iyi bir gelişme değil,” diyen Sözbilir, “Bu durum fayın tekrar stres biriktirdiğini ve gerilimin arttığını gösterir. Sındırgı’da bir deprem daha yaşanma olasılığı var” ifadelerini kullandı.
Yeni Faylar Ortaya Çıkıyor: “Sındırgı’da Haritada Olmayan Faylar Deprem Üretiyor”
Türkiye’de fay sayısının yıllar içinde hızla arttığını belirten Sözbilir, eski fay haritalarının artık yetersiz kaldığını vurguladı.
“1992’de 150 olan fay sayısı 2013’te 485’e çıktı. 2025’e yaklaşırken sayı daha da arttı. Sındırgı’da fay haritasında olmayan faylar deprem üretiyor. Bu nedenle Türkiye’nin deprem tehlike haritası yıl sonunda yeniden açıklanacak” dedi.
“Yapı Stokunun Yüzde 60’ı Depreme Dayanıksız”
Türkiye genelinde olduğu gibi İzmir’de de yapı güvenliği konusunda ciddi sorunlar bulunduğunu belirten Prof. Dr. Sözbilir, modern kentleşmenin deprem bilinciyle yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.
“Ülke genelinde yapı stokunun yaklaşık yüzde 60’ı depreme dayanıklı değil. İzmir’de de aynı oran geçerli. 1999 öncesi yapılan binaların çoğunda zemin bilinmeden inşa sürecine girilmiş. Bu nedenle deprem olduğunda ilk riskli grup bu yapılar oluyor” dedi.
İzmir’de kentsel dönüşüm ve mikrobölgeleme çalışmalarının sürdüğünü belirten Sözbilir, 13 etkin fayın kente doğrudan tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
“İzmir’in En Tehlikeli Fayları Tuzla ve Gülbahçe”
İzmir körfezinin tam anlamıyla fay hatlarıyla çevrili olduğunu söyleyen Prof. Dr. Sözbilir, kentteki deprem riskini şu sözlerle özetledi:
• “İzmir’in en riskli fayı İzmir fayıdır ancak tekrar kırılma ihtimali yakın dönemde düşük.”
• “Tuzla fayı ise 7.2’ye ulaşabilecek büyüklükte deprem üretebilir, en tehlikeli faydır.”
• “Gülbahçe fayı son büyük depremini 1289’da yaptı. Yaklaşık bin yıl geçti, bu fay da potansiyel risk taşıyor.”
Sözbilir, İzmir’deki bazı kritik bölgeler için uzun vadeli planlama gerektiğini belirterek, “Gelecek 100 yıl içinde İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü’nün daha sağlam zeminli bölgelere taşınması gerekebilir” dedi.
“EVKA’lar Güvende – 12 Yeni Deprem Uyarı İstasyonu Geliyor”
İzmir’deki yapı incelemelerinin sürdüğünü aktaran Prof. Dr. Sözbilir, EVKA bölgelerinde dayanıklı yapı stoğunun bulunduğunu söyledi. Ayrıca İzmir’de 1–2 ay içinde 12 yeni deprem uyarı istasyonunun kurulacağını duyurarak, erken uyarı çalışmalarının kapsamının genişletileceğini ifade etti.
“Sındırgı’yı Boşaltmak Gündemde Değil, Ama Risk Azaltılmalı”
Bölgenin afete maruz alan ilan edilmesinin, sadece risk azaltma çalışmaları için yapıldığını belirten Prof. Dr. Sözbilir, “Sındırgı’yı boşaltmak gibi bir durum söz konusu değil. Amacımız can kaybı yaşanmadan gerekli önlemleri almak” dedi.
Sındırgı’daki sessizliğin olası büyük bir deprem öncesi uyarı niteliğinde olabileceğine dikkat çeken Sözbilir, hem belediyelerin hem de vatandaşların tedbirleri elden bırakmaması gerektiğini vurguladı.