Türkiye Genç İş İnsanları Derneği ( TÜGİAD Ege), iş dünyasına çok yönlü bir perspektif kazandırmak amacıyla “Ekonomiye 3 Boyutlu Bakış” başlıklı yeni bir toplantı serisi başlattı. Serinin ilk buluşmasında, finans ve ekonomi alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, küresel ekonomi ve gelecek öngörülerini İzmir iş dünyasıyla paylaştı.
İZQ Girişimcilik Merkezi’nde düzenlenen toplantıda, küresel raporlarda öne çıkan genel kabullerin ötesine geçilerek, ekonomik gelişmelerin perde arkasındaki dinamikler ele alındı. Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, 2025 ve 2026 yıllarına yönelik küresel ekonomik görünümü, yaygın beklentiler ve kendi öngörüleri üzerinden değerlendirdi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan TÜGİAD Ege Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Engin Korkmaz, ekonomiyi tek bir açıdan yorumlamanın yeterli olmadığını vurguladı. Korkmaz, küresel trendlerin, davranışsal dinamiklerin, finansal piyasaların ve reel sektörün birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Belirsizliklerin arttığı bir dönemde, genç iş insanlarının doğru bilgiye ve güncel analizlere ulaşmasının kritik önemde olduğunu belirten Korkmaz, bu toplantı serisinin temel amacının güçlü ve analitik bir bakış açısı kazandırmak olduğunu söyledi.
Konuk konuşmacı Prof. Dr. Coşkun Küçüközmen, IMF, Dünya Bankası ve OECD gibi kurumların küresel büyümenin yavaşlayacağına dair öngörülerini hatırlatarak, bu genel kabullerin sorgulanması gerektiğini dile getirdi. Küçüközmen, “Genel kanı bu yönde olsa da her şey çok daha farklı gelişebilir” değerlendirmesinde bulundu.
Enflasyonun birçok gelişmiş ekonomide gerilediğine dair söylemlere rağmen, fiyatlardaki “yapışkan” unsurların politika belirsizliği yarattığını vurgulayan Küçüközmen, para politikalarında gerçek bir normalleşmeden söz etmenin zor olduğunu ifade etti. Küçüközmen, enerji ve emtia piyasalarına ilişkin riskler için ise “Masal aynı, sadece aktörler değişti. Artık başrolde kritik mineraller var” dedi.
Küresel ticarette yaşanan eksen kaymalarına dikkat çeken Prof. Dr. Küçüközmen, Çin ekonomisinin yeniden yapılanma sürecinde olduğunu ve ihracat ile teknolojiye daha fazla ağırlık verdiğini anlattı. Bu süreçte “Çin Artı Bir” stratejisinin önem kazandığını belirten Küçüközmen, bu yaklaşımın Türkiye ve özellikle İzmir için önemli fırsatlar sunduğunu söyledi.
İzmirli sanayicilere dijitalleşme, ihracat ve sürdürülebilirlik odaklı üç ayaklı bir yol haritası öneren Küçüközmen, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı’na uyumun artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurguladı. Özbekistan ve Mısır gibi ülkelerin Türk firmaları için üretim ve lojistik açısından dikkat çekici potansiyel barındırdığını da sözlerine ekledi.