Sağlıkta yapılan yeni düzenlemeler vatandaşın cebini doğrudan ilgilendiriyor. Sosyal Güvenlik
Kurumu (SGK), Sağlık Uygulama Tebliği'nde (SUT) yaptığı değişiklikle muayene katılım
paylarını yeniden düzenledi. Aynı zamanda uzun süredir üzerinde durulan aile hekimliği
sistemini güçlendirecek önemli bir adım da atıldı. Buna göre, vatandaş aile hekiminden sevk
alarak hastaneye giderse muayene katılım payını yüzde 50 indirimli ödeyecek. Bu uygulama
hem vatandaşın daha az ödeme yapmasını hem de hastanelerdeki yoğunluğun azaltılmasını
hedefliyor.
AİLE HEKİMİNDEN BAŞLAYAN YOL DAHA AVANTAJLI OLACAK
Türkiye'de hemen herkesin kayıtlı olduğu bir aile hekimi bulunuyor. Ancak birçok kişi sağlık
sorunu yaşadığında doğrudan devlet hastanesine ya da eğitim araştırma hastanesine gitmeyi
tercih ediyor. Bu durum özellikle büyük şehirlerde hastanelerde uzun kuyruklara, yoğun
randevu sorunlarına ve doktorların iş yükünün artmasına neden oluyor.
Yeni düzenleme tam da bu noktada devreye giriyor. Artık vatandaş önce aile hekimine
başvurursa ve gerekli görülmesi halinde aile hekimi tarafından hastaneye sevk edilirse
ödeyeceği muayene katılım payı yarı yarıya düşecek.
Yani devlet bir anlamda vatandaşa, "Önce aile hekiminize gidin. Eğer gerçekten uzman
doktora ihtiyaç varsa zaten sizi yönlendirecek. Bunun karşılığında da daha az ücret
ödeyeceksiniz." mesajını veriyor.
Bu sistem dünyanın birçok ülkesinde yıllardır uygulanıyor. Çünkü her rahatsızlığın çözümü
hastanede değil, çoğu zaman aile hekiminde bulunabiliyor.
HASTANELERDEKİ YOĞUNLUK AZALABİLİR
Bugün devlet hastanelerinde yaşanan en büyük sorunlardan biri yoğunluk. Özellikle dahiliye,
ortopedi, kadın doğum, çocuk hastalıkları ve göz polikliniklerinde randevu bulmak zaman
zaman oldukça zor hale geliyor.
Oysa hastanelere başvuran hastaların önemli bir kısmı basit üst solunum yolu enfeksiyonları,
tansiyon kontrolü, ilaç yazdırma veya rutin takip gibi aile hekimlerinin rahatlıkla çözebileceği
sağlık sorunları nedeniyle hastanelere gidiyor.
Yeni sistem doğru uygulanabilirse bu gereksiz başvurular azalabilir.
Bunun sonucunda;
Gerçekten uzman doktora ihtiyacı olan hastalar daha hızlı randevu bulabilir.
Doktorların üzerindeki iş yükü azalabilir.
Bekleme süreleri kısalabilir.
Sağlık hizmetinin kalitesi yükselebilir.
VATANDAŞIN CEBİ DE RAHATLAYACAK
Son yıllarda artan hayat pahalılığı nedeniyle vatandaş artık yaptığı her harcamaya dikkat
ediyor. Sağlık hizmetleri büyük ölçüde devlet tarafından karşılansa da muayene katılım
payları vatandaşın bütçesinde küçük de olsa bir yük oluşturuyor.
Aile hekimi sevkiyle gidilen hastanelerde katılım payının yüzde 50 indirimli uygulanacak
olması özellikle kronik hastalığı bulunan kişiler için önemli bir avantaj sağlayacak.
Şeker, tansiyon, kalp, böbrek veya romatizma gibi hastalıklar nedeniyle yıl içerisinde
defalarca hastaneye gitmek zorunda kalan vatandaşlar bu indirim sayesinde daha az ödeme
yapacak.
Bu da özellikle emekliler ve dar gelirli aileler açısından olumlu bir gelişme olarak
değerlendiriliyor.
AİLE HEKİMLİĞİNİN ÖNEMİ ARTACAK
Uzmanlar uzun yıllardır aile hekimliği sisteminin daha etkin kullanılmasını öneriyordu.
Çünkü aile hekimleri vatandaşın sağlık geçmişini bilen, düzenli takip yapan ve birçok hastalığı
erken teşhis edebilen sağlık çalışanlarıdır.
Basit enfeksiyonlardan tansiyon kontrolüne, çocuk aşılarından kronik hastalık takibine kadar
birçok hizmet zaten aile sağlığı merkezlerinde ücretsiz olarak veriliyor.
Yeni düzenleme sayesinde vatandaşın aile hekimine gitme alışkanlığının artması bekleniyor.
Bu durum koruyucu sağlık hizmetlerini de güçlendirebilir.
Erken teşhis edilen birçok hastalık ilerlemeden tedavi edilebilir.
Böylece hem vatandaşın yaşam kalitesi yükselir hem de sağlık sisteminin üzerindeki mali yük
azalır.
HER HASTALIK İÇİN HASTANEYE GİTMEK GEREKMİYOR
Toplumda yıllardır oluşan bir alışkanlık var.
Birçok kişi en küçük rahatsızlıkta bile doğrudan hastanenin yolunu tutuyor.
Oysa boğaz ağrısı, grip, tansiyon ölçümü, reçete yenileme, vitamin eksikliği, basit cilt
sorunları gibi birçok konuda aile hekimleri yeterli hizmet verebiliyor.
Hatta gerekli laboratuvar tetkiklerinin önemli bir bölümü de aile sağlığı merkezlerinde
yapılabiliyor.
Uzman doktora gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ise aile hekimi sevk işlemini gerçekleştiriyor.
Bu sistem hem hastayı doğru doktora yönlendiriyor hem de zaman kaybını önlüyor.
SAĞLIK HİZMETLERİNDE VERİMLİLİK HEDEFLENİYOR
Yeni düzenlemenin temel amacı yalnızca katılım paylarını değiştirmek değil.
Asıl hedef sağlık hizmetlerinin daha planlı kullanılmasını sağlamak.
Çünkü gereksiz hastane başvuruları hem sağlık çalışanlarını yoruyor hem de kamu
kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açıyor.
Aile hekimliği merkezlerinin daha aktif hale gelmesiyle birlikte sağlık harcamalarının daha
kontrollü yapılması ve uzman doktorların daha çok gerçekten ihtiyaç duyan hastalara zaman
ayırabilmesi amaçlanıyor.
Bu da uzun vadede sağlık sisteminin sürdürülebilirliğine katkı sağlayabilir.
VATANDAŞIN DA SORUMLULUĞU VAR
Elbette bu sistemin başarılı olabilmesi yalnızca devletin yaptığı düzenlemelerle mümkün
değil.
Vatandaşın da sağlık hizmetlerini bilinçli kullanması gerekiyor.
Basit sağlık sorunlarında önce aile hekimine başvurmak, gereksiz hastane ziyaretlerinden
kaçınmak ve doktorların yönlendirmelerine uymak hem kişinin kendi sağlığı hem de
toplumun sağlık hizmetlerinden daha iyi yararlanabilmesi açısından büyük önem taşıyor.
Sonuç olarak SGK'nın yaptığı bu yeni düzenleme, ilk bakışta sadece muayene katılım paylarını
ilgilendiriyor gibi görünse de aslında çok daha geniş bir hedef taşıyor. Amaç, aile hekimliği
sistemini güçlendirmek, hastanelerdeki yoğunluğu azaltmak, kamu kaynaklarını daha verimli
kullanmak ve vatandaşın sağlık hizmetlerine daha kolay erişmesini sağlamak. Eğer uygulama
beklenen şekilde işler ve vatandaşlar aile hekimliği sistemini daha fazla kullanmaya başlarsa
hem sağlık çalışanları hem de hastalar açısından daha hızlı, daha düzenli ve daha ekonomik
bir sağlık hizmeti sunulması mümkün olabilir.
ZAFER ÖZCİVAN
Ekonomist-Yazar
Zaferozcivan59@gmail.com