Savaşa Muhtaç Olan, Barış İster Mi?

Abone Ol

Abd-İsrail-İran arasındaki ateşkes'in son günlerine geldik. Gördüğüm kadarıyla, Abd'nin biraz daha zamana ihtiyacı olmalı ki, medyada ateşkes uzayabilir sözleri çalkalanıyor!
Tersi olsa, Amerikan savaş çığırtkanları, İran aleyhine atıp tutmaya başlardı.
Hürmüz boğazında bir büyük abluka sürüp duruyor! Manzara çok garip ve riskli. İran, boğazı istediği zaman açıyor, istediğinde de kapatıyor. Amerikan donanması ise, İran'ın füze sahasına girmeden, açıklarda ambargo uyguluyor! İşin garip yanı şu, Çin'e, Hindistan'a yada Avrupa'ya giden gemilere dokunmuyor, dokunamıyor! Avrupa ve Hindistan zaten müttefiki ve İran'dan değil, diğer körfez ülkeleri limanlarından geliyorlar. Çin gemileri ise çok riskli. Henüz cesaret edemiyorlar. Ama dünyanın jandarmalığına devam edeceklerse, Çin ile olan bilek güreşini kazanmak zorundalar..
Bildiğiniz gibi Abd, 2.Dünya Savaşı sonrası, petrodolar politikaları ile dünyanın enerji piyasasını ele geçirdi. Eş zamanlı olarak, altın'a yüksek faiz teklif ederek, Dünyanın altın piyasalarını ülkesine çekti. Bir iki sene faizleri düzenli ödediler. Sonra da bütün dünyanın altınına çöktüler! Hiç kimseye altınlarını geri vermediler! Rezerv olarak tutuyorlarmış!!! 1952'den beri!!! Yersen...
Tabi artık, bu ülkeler, Abd'ye teslim ettikleri bu altınları unuttular!
Bir bardak soğuk su? Belki yardımcı olur...
Devam edelim, Web teoremi diye bir şey duymuş muydunuz? Bu teoreme göre, buğday üretiminde, % 10 azalma olursa, buğday fiyatı % 100 artar. Aynısı petrol için de geçerlidir. Hürmüz Boğazı kapalı kalmaya devam ederse, akaryakıt fiyatları füze gibi yükselmeye devam edecektir. Akaryakıta zam, herşeye zam demektir. Bunu artık herkes biliyor...
Ama bu işten Abd zararlı çıkmaz. Petrol ticareti, dolarla döndüğü müddetçe, Abd bu işten hep kazançlı çıkar. Tabi ben Abd diyorum ama siz Epstein çetesi diye okuyun! Çünkü Abd'yi bunlar yönetiyor! Demokratlar da kazansa bunlar kazanıyor, Cumhuriyetçiler kazansa da...
Burada bir parantez: Peki dolar dışında, ödeme araçları ile ticaret dönerse? Bunu daha sonra yazacağım. Çünkü bu, apayrı bir senaryo...
Abd bombalama yapıyor, Abd ordusu, bombaları, roketleri, füzeleri, hava savunma sistemlerini, bunların şirketlerinden satın alıyor. Hani duyuyoruz ya haberlerde? Abd kongresi, İran Savaşı için, 50 milyar dolar ek bütçe paketini açıkladı diye? Tamam işte! O açıkladıkları paketin anlamı, Abd vatandaşlarının cebinden bu parayı alıp, silah fabrikalarına teslim edilmesi anlamını taşıyor! Peki bu fabrikalar Amerika Birleşik Devletlerine mi ait? Güldürmeyin insanı! Bu kadar karlı bir sektörü Epstein çetesi sahipsiz bırakır mı?
Tamam. Savaş çıktı, ek bütçe ayarlandı. Paralar silah fabrikalarına aktarıldı. Roketler yağdı ve düşman ilan edilen ülkeler dümdüz edildi. Peki bitti mi? Olur mu öyle şey! Önce kukla hükumet kurulur. Maden, petrol ve diğer kaynakların sömürüsü başlar. Yanlış anlama olmasın. Bu sömürüyü de Epstein çetesinin kurduğu şirketler yapar. Amerikan vatandaşlarına düşen kısmı, devede kulak bile olmaz!
Şimdi bitti mi? Hayır, hatta en kaymaklı kısmı geldi! Abd inşaat şirketleri, yıkılan ülkedeki, en ballı, kaymaklı inşaat işlerini alırlar. Deveyi, hanutuyla götürürler! Faturayı da, yok ettikleri ülkenin vatandaşlarına ödetirler! Bu inşaat şirketleri kime ait dersiniz? Evet! Bildiniz! Tebrikler! Epstein çetesinin tabii ki!
Yıkıyorlar para kazanıyorlar, yapıyorlar, bir daha para kazanıyorlar ve çöktükleri ülkenin doğal kaynaklarını sömürerek daha da çok para kazanıyorlar!
Peki amaçları ne? Köle besleseler, daha çok kaynak harcayacakları bir sistemi devam ettirmek! Hatta daha da zor hale getirerek, insan nüfusunu azaltmak! Bu konuda yapmayacakları şey yok! Yediğimiz hazır gıdaların insan sağlığına zararları hakkında, yüzlerce kitap, binlerce makale var! Ama Rusya dışında önlem alan, satılmasını yasaklayan ülke yok! Zararlı olduğu herkes tarafından bilinmesine rağmen, mesela, kimse kahve keyfinden bile vazgeçemiyor! Zincir kahveciler hep dolu! Üstelik böylelikle bir statü sahibi olduklarını sanıyorlar! Eh, bir yandan da haksız sayılmazlar! Kendilerine bir etiket bahşediliyor! Ama bilseler ne olduğunu bu etiketin, pek de memnun kalmazlar!
Konudan sapmak istemiyorum. Yediklerimiz zehirli, küresel ilaç şirketleri, redavi etmek yerine, hayat boyu ilaç satmaya çalışıyor.Tv, medya, internet vs. ile algı yaratılıyor. İyiler kötü, kötüler iyi gibi aksettiriliyor! Havamızı bile zehirliyorlar! Spreyleme yapıyorlar.
Özetleyeyim: Bu adaletsiz, alttakileri ezen, zalim yönetimlerini, devam ettirmek! Hatta daha da dayanılmaz hale getirmek...
Temsili demokrasi de bunun aracı! Temsili demokrasi, gerçekte daima faşizmdir! Bir grubu avantajlı ve dünya görüşünün çatıştığı, diğer grupları da dezavantajlı kılar.
Oysa doğrudan demokrasi mümkün! Gerekli. Uygulanabilir ve mantıklı...

Not: Her Salı ve Cuma, Egetv ekranlarında saat 18.30'da yayınlanan ve sadece göğsüne Atatürk'ün ay-yıldız verdiği takımların konuşulduğu program "Sahada Hukuk", Cuma günü, Karşıyaka'nın play-of maçı ile çakıştığından saatinden erken yayınlanacaktır. Kaçıranlar, her zaman olduğu gibi, Egetv'nin youtube sayfasında, Sahada Hukuk diye aratarak, internetten ulaşabilirler...

Sevgi ve Saygılarımla