AK Parti İzmir Milletvekili Şebnem Bursalı Aksoy, Türkiye'nin 2026 yılında NATO Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı'na ev sahipliği yapacak olmasının, ülkenin uluslararası alandaki etkinliğini ve diplomatik kapasitesini ortaya koyduğunu belirtti.
Yazılı açıklama yapan Bursalı Aksoy, 2026 yılını "Türkiye'nin küresel liderliğinin ve diplomatik kapasitesinin tescillendiği zirveler yılı" olarak nitelendirdi.
"Türkiye uluslararası gündeme yön veren ülkeler arasında"
Türkiye'nin aynı yıl içerisinde üç önemli uluslararası zirveye ev sahipliği yapacağını hatırlatan Bursalı Aksoy, şu değerlendirmede bulundu:
"Düzenlenecek NATO Zirvesi, Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi ve COP31 Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı, Türkiye'nin uluslararası sistemde üstlendiği stratejik rolü bir kez daha ortaya koyuyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin son yıllarda izlediği etkin diplomasi anlayışı uluslararası alanda önemli sonuçlar verdi. Türkiye artık küresel gelişmeleri takip eden değil, çözüm üreten, inisiyatif alan ve uluslararası gündeme yön veren ülkeler arasında yerini aldı."
"Türkiye küresel diplomasinin merkez ülkesi oldu"
Bursalı Aksoy, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı zirvelerin yalnızca diplomatik takvim açısından değil, aynı zamanda Türkiye'ye duyulan uluslararası güvenin ve istikrarın göstergesi olduğunu ifade etti.
NATO Zirvesi'nin güvenlik ve savunma alanındaki iş birliğinin geleceğine ilişkin önemli değerlendirmelere sahne olacağını belirten Aksoy, zirve kapsamında yapılacak liderler görüşmeleri ve ikili temasların Türkiye'nin ittifak içerisindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyacağını söyledi.
TDT Zirvesi ve COP31 vurgusu
Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi'nin Türk dünyası arasındaki siyasi, ekonomik ve kültürel iş birliğini güçlendireceğini ifade eden Bursalı Aksoy, Türkiye'nin ortak tarih ve ortak gelecek vizyonuyla Türk dünyasının bütünleşmesine öncülük etmeyi sürdüreceğini kaydetti.
COP31 İklim Zirvesi'nin ise Türkiye'nin çevre ve iklim politikalarının uluslararası platformda paylaşılması açısından önemli fırsatlar sunacağını belirten Aksoy, yeşil dönüşüm, sürdürülebilir kalkınma ve temiz enerji alanlarında yeni uluslararası iş birliklerinin gelişebileceğini dile getirdi.
"Türkiye'ye duyulan güvenin göstergesi"
Türkiye'nin savunmadan enerjiye, ticaretten çevreye kadar birçok alanda uluslararası iş birliğinin merkezinde yer aldığını ifade eden Bursalı Aksoy, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
"Üç büyük uluslararası zirvenin aynı yıl içerisinde ülkemizde gerçekleştiriliyor olması, Türkiye'ye duyulan güvenin, uluslararası saygınlığımızın ve diplomatik kapasitemizin en güçlü göstergelerinden biridir. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye, küresel krizlerin çözümünde sözü dinlenen, barış diplomasisinin öncüsü olan ve uluslararası karar alma süreçlerinde ağırlığı her geçen gün artan bir ülke hâline gelmiştir. Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda ülkemiz, bölgesinde ve dünyada barışın, istikrarın ve iş birliğinin güçlenmesine katkı sunmaya devam edecektir."
Bursalı Aksoy, Türkiye'nin ev sahipliği yapacağı uluslararası zirvelerin ülke, bölge ve dünya adına kalıcı iş birliklerine, barışa ve istikrara katkı sağlayacağına inandığını ifade etti.