Standard & Poor's (S&P), Türkiye'nin kredi notunu bugün bir kademe artırarak "B+"dan "BB-" seviyesine yükseltti. Kredi görünümünü "durağan" olarak belirleyen kuruluş, Türkiye'nin ekonomideki yeniden dengelenme ve dolarizasyonla mücadele çabalarını övgüyle değerlendirdi. Bu adım, Türkiye'nin finansal duruşundaki iyileşme ve Merkez Bankası’nın kararlı politikalarının sonucu olarak görülüyor.
S&P, kredi notu artışında Türkiye'nin cari açığındaki gerileme ve döviz rezervlerinde artış gibi olumlu ekonomik gelişmelere dikkat çekti. Türkiye'nin dünyayla arasındaki tasarruf açığının daralması ve Merkez Bankası'nın para politikası sayesinde lirayı istikrara kavuşturma, enflasyonu düşürme ve finansal sistemi dolarsızlaştırma çabaları önemli etkenler arasında yer aldı.
Döviz rezervlerinde artış ve dolarizasyonla mücadele
S&P raporunda, Türkiye’nin son dönemde döviz rezervlerini artırdığı, yerel para birimine güvenin yeniden kazanılmaya başladığı ve dolarizasyonun gerilediği vurgulandı. Ağustos ayında cari açığın GSYH'ye oranı yaklaşık %1’e düşerken, döviz mevduatlarının toplam mevduat içindeki payı azalmaya devam etti. Merkez Bankası’nın sıkı para politikasıyla desteklenen bu değişim, dolarsızlaşma eğilimini güçlendiriyor ve rezerv birikimine katkı sağlıyor.
Enflasyonla mücadelede zorlu süreç
Enflasyonun kontrol altına alınması S&P'nin dikkat çektiği en önemli konulardan biri. Ocak 2025'te yapılacak asgari ücret artışı, dezenflasyon sürecinde risk oluşturabilecek bir unsur olarak görülüyor. Hükümetin, 2025 yılı sonu enflasyon hedefi olan yüzde 17'yi korumayı amaçladığı belirtilirken, yüzde 30’dan daha yüksek bir artışın enflasyonu yeniden yukarı çekme riski taşıdığı ifade ediliyor.
S&P'nin ardından Fitch Ratings ve Moody’s gibi kredi derecelendirme kuruluşlarının da Türkiye’nin kredi notunu artırması, uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye olan ilgisinin artabileceğine işaret ediyor.