Dolandırıcıların en eskisi,en fırlaması Sülün Osman.İstanbul’a yeni gelenleri dolandıran adam.Çok
fazla konuşmaya gerek yok.Modern,çağdaş dolandırıcılara gelince.En çok yurt dışına gidenleri
dolandırdılar.Altmışlı yıllarda gidenlerin tasarruflarına göz diken dolandırıcı uyanıklar onların
paralarını”gurbetçi emeği” diye hoşa gidecek ifadelerle taçlandırıp soydular.Bunların içinde ençok
siyasetçiler ve mahalli idareciler vardı.Vali ,kaymakam,belediye başkanı milletvekili gibi insanlar ön
ayak olup her şehirde hemşehrilerinin adına bir fabrika yapma sözü ile dolandırdılar.Para değil
fabrika sahibi olacaksınız “diyerek her işçi bir fabrikatör”sloganı ile yola çıktılar.Her şehirde kurulan bu
masum fabrikalar daha sonra çeşitli olağan veya olağanüstü kongrelerle el değiştiren bu varlıklar
işçilerin ilk dolandırılma hadisesidir.Adına işçi emeği,gurbetçi işbirliği” gibi isimler takarak daha hoş
bir hal alıp üstüne yattılar.Şimdi onların tamamı önce işçiden bu uyanıklara sonra onların nesline
intikal etti.
Üçüncü dolanadırıcılık işleri yine yurt dışındaki işçilerden faizli para toplama işleri oldu.”Faize karşıyım
“diyenler mark- dolar bazında müthiş bir faizi duyunca başka yumuşatıcı kelimeler bularak çok yüksek
oranda para topladılar.Önemli miktarda parayı İhlas Finans’a kaptıran hacı efendi çocuklarına da
söyleyemeyerek uzun zaman bekler.Vaad edilen zaman çok geçse de hala umutludur.Evden bağa
piknik için giderken İhlas Finans’ın önüne gelince o tarafa dönüp tüküren hacı efendi en sonunda
çocuklarına sebebiniaçıklar. Milli görüşçü arkadaşların YİMPAŞ,KOMBASSAN,İTTTİFAK…gibi isimlerle
camilere kadar girip topladıkları paralar maalesef buhar olup uçtu.Sadece kendisi değil etrafını da
teşvik eden kredi çekip buralara yatıranların pek çoğu ya intihar etti, veya ailesi dağıldı perişan
oldular.
Bu günlerde en korkunç olanı gündemde.Sahtekarlıktan mahkum olmuş adamı yirmi yıl sonra “en
güvenilir adam” yaptılar.O da güvenlerini boşa çıkarmadı. Belki tarihin en büyük dolandırıcılığını
yaptılar.İçinde “kara para aklama” vasıtası olarak işlev gördüğü de söylenmektedir.Böylece nice
milyar dolar milletin emeği yurt dışına kaçırıldığı söylenmektedir.”Ahbap-çavuş ilişkileriyle bir büyük
yıkıma sebep olmuşlardır.”Pişmanım” diyenler dahil bulaşanları hak ettikleri şekilde
ödüllendirmelidir(!)Sülün Osman’ın dolandırmasıyla en sonuncuyu Abap’ı karşılaştırırsanız bu konuda
dolandırma konusunda ne kadar mesafe aldığımız ortay çıkar.Ahmakların,doymayan nefislerin olduğu
yerde her zaman istismarcıları da olacaktır.Kanaat bitmeyen hazinedir.Kazandığına aza kanaat eden
çoktan da olmaz.”Az tamaha çok zarar verir” desek de iş başa gelince akıl baştan gidiyor.
Dolandırılmaya uygun insanlar olduğu müddetçe dolandıranlar da olacaktır.Buna iyi niyetli kötü
niyetli denemez.Kabahat dolandıran da değil dolandırılandadadır.Helal kazanan hela ile doyan
insanlar yetiştirmeliz.Ahbap doladırıcılığında nedense hiçbir siyasetçinin adı geçmemektedir.Hayret
nasıl oldu da bu kadar büyük paradan kısmetlerini almadılar.Hayret edilecek bir şey ama belki
derinliklerden çıkar.Bütün dolandırıcılara ve onlara destek olanalara yazıklar olsun.Dolap beygiri gibi
dolandıra dolandıra milletin başı döndü.