Canım Kadın,
İnsan bazen bir anıya tutunur…
Bir cümleye, bir bakışa, bir “keşke”ye…
Ve fark etmeden orada yaşamaya başlar.
Zaman geçer… hayat ilerler…
Ama sen ilerleyemezsin.
Çünkü bedenin burada olsa da,
zihnin hâlâ oradadır.
Birine…
Bir ihtimale…
Belki de hiç gerçekleşmemiş bir hayale…
Takılı kalmak sadece hatırlamak değildir.
Takılı kalmak, kendini durdurmaktır.
Ve en acısı ne biliyor musun?
İnsan çoğu zaman bunun farkında bile olmaz.
“Unutamıyorum” dersin…
“Aslında hâlâ seviyorum” dersin…
“Ama o bana bunu yaptı” dersin…
Ama gerçek şu Canım Kadın:
Sen o olaya değil, o olayın sende bıraktığı hisse bağlısın.
Çünkü zihin olayları değil,
duyguları saklar.
Ve o duygu çözülmediği sürece,
sen ne kadar uzaklaşsan da…
o hep seninle gelir.
Bazen bir insana takılı kalırsın…
Bazen bir haksızlığa…
Bazen de “ben neden böyleyim” sorusuna…
Ama hepsinin ortak noktası şu:
Geçmişte kalan bir şey, şu anını yönetir.
Ve sen her gün,
artık var olmayan bir şey için enerji harcarsın.
İşte bu yüzden yorulursun.
İşte bu yüzden ilerleyemezsin.
Çünkü geçmişle bağlı olan bir zihin,
geleceğe yer açamaz.
Canım Kadın,
Bırakmak unutmak değildir.
Bırakmak, kendini özgür bırakmaktır.
Birine “artık umurumda değil” demek değil…
Kendine “artık burada kalmayacağım” diyebilmektir.
Ve bu bir anda olmaz.
Ama bir kararla başlar.
Şimdi gel, bunu sadece okumayalım… uygulayalım.
Küçük ama derin bir egzersiz:
Seni hâlâ tutan bir şeyi düşün.
Bir insan… bir olay… bir anı…
Gözlerini kapat ve kendine sor:
“Ben burada neye tutunuyorum?”
Cevap bir kişi olmayacak.
Bir duygu olacak.
Belki değersizlik…
Belki yarım kalmışlık…
Belki anlaşılmamışlık…
Şimdi ikinci soru:
“Bu duyguyu hâlâ taşımak bana ne kazandırıyor?”
Ve en önemlisi:
“Bunu bırakmaya hazır mıyım?”
Hazırsan, içinden şu cümleyi söyle:
“Bu yaşandı. Ama artık beni tanımlamıyor.”
Bir nefes al…
ve o bağı zihninde çöz.
Canım Kadın,
Hiçbir anı,
senin hayatından daha değerli değil.
Hiçbir insan,
senin ilerleyişinden daha önemli değil.
Ve hiçbir geçmiş,
senin geleceğinden daha güçlü değil.
Takılı kaldığın yer kaderin değil.
Sadece durduğun yer.
Ve unutma…
Hayat, bıraktığın yerden değil,
yürümeye karar verdiğin yerden başlar.